Узнайте, как использовать uykuya в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Çocukların daha çok uykuya ihtiyacı vardır.
Перевести с турецкий на английский
Babam sıklıkla televizyon izlerken uykuya düşer.
Перевести с турецкий на английский
Sadako uykuya dalmadan önce hızlı bir şekilde kağıdı katlamayı denedi.
Перевести с турецкий на английский
Dün gece yatakta kitap okurken, ışık açıkken uykuya dalmışım.
Перевести с турецкий на английский
O istemeden uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
Şair ölümü uykuya benzetti.
Перевести с турецкий на английский
Masamda çalışırken uykuya daldım.
Перевести с турецкий на английский
Yuriko deniz biyolojisinden mezun bir öğrenci, bir balık tankının içinde uykuya daldı ve ahtapotlar ve deniz yıldızları ile kaplı olarak uyandı.
Перевести с турецкий на английский
Muhtemelen beklemekten yoruldu ve uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
Televizyon izlerken, ben kolayca uykuya dalarım.
Перевести с турецкий на английский
TV izlerken, ben uykuya daldım.
Перевести с турецкий на английский
Araba sürerken uykuya dalmaktan korktum.
Перевести с турецкий на английский
Tom nöbette uykuya dalmakla suçlandı.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un biraz uykuya ihtiyacı var.
Перевести с турецкий на английский
Tom giysileri ile uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
Tom televizyon izlerken uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
Tom uykuya dalıyordu ve uyanıyordu.
Перевести с турецкий на английский
Akşam yemeğinden sonra, ben her zaman kendimi uykuya dalmakta bulurum.
Перевести с турецкий на английский
Tom neredeyse her zaman TV izlerken uykuya dalar.
Перевести с турецкий на английский
Gösteri o kadar sıkıcıydı ki Ann ve ben uykuya daldık.
Перевести с турецкий на английский
Bebek uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
Tom nihayet uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
Tom sınıf içinde uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
O hemen uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
O derin bir uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
O, derin bir uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
O çocuk kısa sürede uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
Çocuğu uykuya dalmış buldum.
Перевести с турецкий на английский
Tom kanepede uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
Biz çocuğu uykuya dalmış bulduk.
Перевести с турецкий на английский
Çocukların çok uykuya ihtiyacı vardır.
Перевести с турецкий на английский
Uykuya dalmak elimde değildi.
Перевести с турецкий на английский
Ben bir kazakla uykuya daldım.
Перевести с турецкий на английский
Sonunda bebek uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
Bebek uykuya dalmış gibi görünüyordu.
Перевести с турецкий на английский
Babam eve gelmeden önce uykuya daldım.
Перевести с турецкий на английский
Bebek annesinin kucağında uykuya dalmıştı.
Перевести с турецкий на английский
Nedense, tamamen uyanığım ve uykuya dalamıyorum.
Перевести с турецкий на английский
O, yatakta uykuya yattı.
Перевести с турецкий на английский
Çocukların çok uykuya ihtiyaçları vardır.
Перевести с турецкий на английский
Bebek derhal uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
Radyo açıkken uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
Yarın sabah uykuya dalıp geç kalma.
Перевести с турецкий на английский
Ders sırasında uykuya daldım.
Перевести с турецкий на английский
Bebeğimin uykuya dalması çok uzun sürüyor.
Перевести с турецкий на английский
Bebek beşikte uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
Çok yorgun olduğu için, kısa sürede uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
Çocuk kısa sürede yatakta uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
Çalışıyorken, uykuya daldı.
Перевести с турецкий на английский
Çim üzerine uzandı ve uykuya daldı.
Ne kadar yaşlanırsanız, uykuya o kadar az ihtiyaç duyarsınız.
Tom yatağa girer girmez uykuya dalar.
Babam TV izlerken sık sık uykuya dalar.
Direksiyon başında uykuya daldı ve kaza yaptı.
Uykuya ihtiyacın var.
Çocukların uykuya ihtiyacı var.
O uykuya daldı.
Biraz uykuya ihtiyacım var.
İkimiz de uykuya daldık.
Bence biraz uykuya ihtiyacın var.
Uykuya ihtiyacın olacak.
Uykuya ihtiyacım var.
Yatağa gider gitmez uykuya daldı.
Uykuya ihtiyacımız var.
Uykuya daldık.
Tom uykuya daldı.
Senden bizi zamanında uyandırmanı bekliyoruz bu yüzden uykuya dalma.
Biraz kestirmek için uzandım ve iki saatlik bir uykuya daldım.
Günde en az 8 saat uykuya ihtiyacımız var.
Sadece biraz uykuya ihtiyacım var.
Yorgunum, fakat uykuya dalamam.
Tom uykuya dalmaya başladı.
Tom gözlerini kapattı ve uykuya daldı.
Tom okurken uykuya daldı.
Tom gazete okurken uykuya daldı.
Tom bir kitap okurken uykuya daldı.
Hepimiz uykuya daldık.
Hâlâ biraz daha uykuya ihtiyacın var, değil mi?
Lambayı kapatıp uykuya daldım.
Kısa bir uykuya ihtiyacım var.
Uzun bir uykuya ihtiyacım var.
Uykuya karşı mücadele ettim.
Tom derin bir uykuya daldı.
Uyanmak, uykuya dalmanın zıt anlamlısıdır.
Kaç saat uykuya ihtiyacın var?
Ne zamam yatağıma uzanıp bir kitap okusam, uykuya dalarım.
Tom, her gece en az dokuz saat uykuya ihtiyaç duyar, yoksa çalışamaz.
Tom, pencere açık uykuya daldı.
Tom lamba açık uykuya daldı.
Sonrasında 3 saatliğine uykuya dalmışım.
Babam eve dönmeden önce uykuya daldım.
Belki uykuya daldım.
Birkaç saatlik bir uykuya ihtiyacım var.
Bir kitap okuyorken uykuya daldı.
Tom kitap okurken uykuya daldı.
Bu fırtınalı yaz gecelerinde uykuya dalmak zordur.
Tom'un uykuya ihtiyacı var.
O, araba sürerken uykuya daldı ve kazaya sebep oldu.
Dokuz saat uykuya ihtiyacım var.
Gece yarısından önce bir saatlik uyku gece yarısından sonra iki saatlik uykuya değer.