Узнайте, как использовать uğraşmak в предложении на турецкий. Более 51 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Ona uğraşmak anlamsız.
Перевести с турецкий на английский
Böyle bir sorun ile uğraşmak zordur.
Перевести с турецкий на английский
Kanser hastaları sıklıkla bulantı nöbetlerini azaltmakla uğraşmak zorundadır.
Перевести с турецкий на английский
Tom'la uğraşmak zordur.
Перевести с турецкий на английский
Felsefeyle uğraşmak nasıl öleceğini öğrenmektir.
Перевести с турецкий на английский
Onun patronu ile uğraşmak zordur.
Перевести с турецкий на английский
Şu an bu sorunla uğraşmak istemiyorum.
Перевести с турецкий на английский
Artık suni sorunlarla uğraşmak istemiyorum.
Перевести с турецкий на английский
Şimdi bununla uğraşmak zorunda değiliz.
Перевести с турецкий на английский
Tom Mary ile uğraşmak istemedi.
Перевести с турецкий на английский
Sadece şu anda onunla uğraşmak istemiyorum.
Перевести с турецкий на английский
Onunla tek başına uğraşmak zorunda kalacaksın.
Перевести с турецкий на английский
Önce onunla uğraşmak zorundayız.
Перевести с турецкий на английский
Şimdi bununla uğraşmak zorundayım.
Перевести с турецкий на английский
Bir trafik polisinin yılbaşı gecesi uğraşmak zorunda kaldığı her on sürücüden beşi alkollüdür.
Перевести с турецкий на английский
Aptal insanlarla uğraşmak için en iyi yol nedir?
Перевести с турецкий на английский
Evrak işleriyle uğraşmak için onun aldığı zamanı azaltmak istiyorum.
Перевести с турецкий на английский
Ben başka bir şey yapmadan önce bu mektupla uğraşmak istiyorum.
Перевести с турецкий на английский
Esperanto hareketi her zaman 'ebedi başlayanlar' sorunu ile uğraşmak zorunda kalmıştır.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un şu anda onunla uğraşmak istemediği açık.
Перевести с турецкий на английский
Tom uğraşmak istediğim kişi türü değil.
Перевести с турецкий на английский
Aynı eski sorunla her yıl uğraşmak zorundayız.
Перевести с турецкий на английский
Tom kendi başına onunla uğraşmak zorunda kalacak.
Перевести с турецкий на английский
Ben bununla uğraşmak istemiyorum.
Перевести с турецкий на английский
Keşke bununla uğraşmak zorunda olmasam.
Перевести с турецкий на английский
Daha önce hiç polisle uğraşmak zorunda kalmamıştım.
Перевести с турецкий на английский
Ben sadece onunla uğraşmak zorundayım.
Перевести с турецкий на английский
Bununla uğraşmak istemedim.
Перевести с турецкий на английский
Şimdi onunla uğraşmak zorunda olmak istemiyorum.
Перевести с турецкий на английский
Benim işimde her tür insanla uğraşmak zorundayım.
Перевести с турецкий на английский
Daha önce bununla uğraşmak zorunda kalmadık.
Перевести с турецкий на английский
Günün sonundan önce onunla uğraşmak zorundayız.
Перевести с турецкий на английский
Onunla uğraşmak zorundayız.
Перевести с турецкий на английский
Şu anda bu sorunla uğraşmak için çok yorgunum.
Перевести с турецкий на английский
Tom bu tür problemlerle uğraşmak için eğitilmiştir.
Перевести с турецкий на английский
Tom, tehditlerle uğraşmak için eğitildi.
Перевести с турецкий на английский
Onunla uğraşmak zaman alacak.
Перевести с турецкий на английский
Bu konu ile uğraşmak zorundayız.
Перевести с турецкий на английский
Artık kredi kartlarıyla uğraşmak zorunda olmamak bir rahatlıktır.
Перевести с турецкий на английский
Bununla uğraşmak zaman alacaktır.
Перевести с турецкий на английский
Tom yarın bununla uğraşmak zorunda kalacak.
Перевести с турецкий на английский
Sami artık bununla uğraşmak istemiyor.
Перевести с турецкий на английский
Beni etkilemek için bu kadar çok uğraşmak zorunda değilsin.
Перевести с турецкий на английский
Artık bununla uğraşmak istemiyorum.
Перевести с турецкий на английский
Eğitimsiz insanlarla uğraşmak zor.
Перевести с турецкий на английский
Kendi karanlığınızı bilmek, başkalarının karanlık taraflarıyla uğraşmak için en iyi yöntemdir.
Seninle uğraşmak istiyorum.
Seninle biraz uğraşmak istemiştim sadece.
Tom bununla uğraşmak zorunda kalacak.
Bununla uğraşmak istemiyorum.
Şimdi bu problemle uğraşmak istemiyorum.