Узнайте, как использовать sözü в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Evet olması koşuluyla, bir kadına son sözü söyleyebilirsin.
Перевести с турецкий на английский
Tom, Mary'nin verdiği sözü tutup tutmayacağından emin değil.
Перевести с турецкий на английский
Sözü hatırlıyorum.
Перевести с турецкий на английский
" O kızdığı zaman bir kaplandır " sözü metafora bir örnektir.
Перевести с турецкий на английский
"Kesinti" sözü bir hakarettir.
Перевести с турецкий на английский
Tom son sözü söylemeden edemeyen türden bir insan.
Перевести с турецкий на английский
Ayda bin adet teslim sözü verdi.
Перевести с турецкий на английский
Tom ona destek sözü verdi.
Перевести с турецкий на английский
Tom her zaman son sözü söylemek zorunda kalan insan türüdür.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un o konuda bir sözü yok.
Перевести с турецкий на английский
Charlie, son sözü iptal etmeye karar verdi.
Перевести с турецкий на английский
Tom Mary'ye yardım etmek için verdiği sözü tutmadı.
Перевести с турецкий на английский
O, sözü kadar iyidir.
Перевести с турецкий на английский
O, sözü kadar iyiydi.
Перевести с турецкий на английский
En sevdiğin şarkı sözü yazarı kimdir?
Перевести с турецкий на английский
Onun sözü yasadır.
Перевести с турецкий на английский
Onun sözü can evinden vurdu.
Перевести с турецкий на английский
Bu sözü görmezden gelin.
Перевести с турецкий на английский
Tom verdiği sözü yerine getirdi.
Перевести с турецкий на английский
Onun sözü gerçekten uygunsuzdu.
Перевести с турецкий на английский
Onlar ayrıca dini özgürlük sözü verdi.
Перевести с турецкий на английский
Ayrıca güçlü bir dış politika sözü verdi.
Перевести с турецкий на английский
"Alışverişinizden mutlu değilseniz, istediğiniz zaman iade edebilirsiniz." "Bu sözü yazılı olarak alabilir miyim?"
Перевести с турецкий на английский
Sana ne sözü verdiğimi hatırlıyor mu?
Перевести с турецкий на английский
Tom'un söylediği tek sözü anlayamadım.
Перевести с турецкий на английский
Her sözü duydum.
Перевести с турецкий на английский
Her aslanın gönlünde bir kadın yatar sözü boşuna söylenmemiş, hiç mi öğrenmediniz?
Перевести с турецкий на английский
Bana verdiğiniz sözü tutun.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un sözü kesildi.
Перевести с турецкий на английский
Verdiğin sözü unuttun değil mi?
Перевести с турецкий на английский
Umarım hiç kimse sana bu sözü söylemez.
Перевести с турецкий на английский
Söylediğin her sözü duydum.
Перевести с турецкий на английский
Bana şeref sözü vermelisin.
Перевести с турецкий на английский
Tom bu sözü gerçekten seviyor.
Перевести с турецкий на английский
Galiba sen bugün söylediğim bir sözü anlamıyorsun.
Перевести с турецкий на английский
Sana verdiğim sözü tutacağım.
Перевести с турецкий на английский
Tom eski gitarını bana satma sözü verdi.
Перевести с турецкий на английский
Olasılıkla sözü genelde "büyük olasılıkla" sözcük grubunda kullanılıyor.
Перевести с турецкий на английский
Sen bana verdiğin sözü tutmadın.
Перевести с турецкий на английский
Müslümanlar Kuran'da sözü edilen firavunun gerçek adını bilmiyorlar.
Перевести с турецкий на английский
Bir kadın, ona ettiğiniz bir sözü yıllarca saklayıp, gerektiği yerde müsait yerinize sokabilir.
Перевести с турецкий на английский
Son sözü hep kendisi söylemek ister.
Перевести с турецкий на английский
Putin'in Erdoğan için söylediği "krepkiy mujik" sözü Türk-Rus tarihine geçti.
Перевести с турецкий на английский
Tom bize yardım sözü verdi.
Перевести с турецкий на английский
Verdiğin sözü hatırlıyor musun?
Перевести с турецкий на английский
Onun sözü konuyla ilgisiz görünüyor.
Перевести с турецкий на английский
Sana bir nasihat sözü verebilir miyim?
Перевести с турецкий на английский
Tom bana verdiği sözü tutmadı.
O sözü duymak istemiyorum.
Bu sözü söylemedim, velev söylemiş olsam ne çıkar?
Ben verdiğim sözü tuttum.
Birkaç yıl sonra hâlâ ona verdiği sözü hatırlayacak mı?
Tom'un konuda hiçbir sözü yoktu.
İnsanlar zaten onun projesi için para sözü verdiler.
Ona verdiğim sözü tuttum.
Onun konuştuğu her sözü anlamak için öne doğru eğildim.
Doğru sözü seçin!
Söylediğim her sözü kastettiğimi bilmeni istiyorum.
Tom'un favori sözü "Bir ata iki eyer takamazsın."
O sözü artık kimse kullanmıyor.
Tom'un her zaman söyleyecek bir sözü vardır.
Tom'un her zaman son sözü söylemesi gerekiyor.
Tom en büyük Amerikan şarkı sözü yazarlarından biridir.
Bana verdiğin sözü yerine getirmelisin.
Sen her zaman son sözü söylemek zorundasın, değil mi?
Tom son sözü söyleyenin sen olduğunu söyledi.
O sözü tutabileceğimi sanmıyorum.
O, babasına verdiği sözü yerine getiremedi.
Sen benim ülkemde bu sözü söyleyemezsin.
Kimin sözü geçiyor?
O, konuşmanın sonunda sözü tekrarladı.
O, söylediğim bir sözü bile dinlemez.
Biz gelecekte daha iyi hizmet sözü veriyoruz.
O evde onun sözü geçer.
Kaçmış bir atı yakalamak söylenmiş bir sözü geri almaktan daha kolaydır.
Sözü tamamen unutmuş olmalı.
O ona verdiği sözü kesinlikle tutacaktır.
Tom bize bir şey sözü vermedi.
Sigarayı bırakma sözü her yıl ilk on Yeni Yıl kararı arasında yer alıyor.
Bu sözü seviyorum.
Sözü uzatma. Sorumu yanıtlamanı istiyorum.
Maalesef, Fadil'in bu konuda son sözü yok.
Tom bir şarkı sözü yazarı olarak ne kadar iyidir?
Fadıl, Leyla'ya para, araba ve mücevherat sözü verdi.
Tom yetenekli bir şarkı sözü yazarıdır.
Ben en iyi şarkı sözü yazarı değilim.
Leyla, Sami'ye bir öpücük sözü verdi.
Sebep bize destek sözü verir ancak her zaman sözünü tutmaz.
Bazı insanlar her zaman son sözü söylemek istiyor gibi görünürler.
Ne yazık ki, Tom bununla ilgili son sözü söyleyen kişi değil.
Satın alma işlemimden geri ödeme sözü ile heyecanlıydım.
Verilen sözü tutmak lazım.
Sami, Leyla'ya bir araba sözü verdi.
Tom'un özü sözü birdir.
Tom'un söylediği bir sözü duyamıyorum.
Verdiğin sözü tut.
Verilen sözü tutmamak hoş değil.
Anadoluspor başkanı Ali taraftara çilek sözü verdi.
Maçta son sözü Ali söyledi.
En son söylenecek sözü ilk başta söyledi.