Узнайте, как использовать kulağı в предложении на турецкий. Более 46 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Tom'un delinmiş bir kulağı var.
Tom'un kulağı ağrıyor.
Bir kedinin iki kulağı vardır.
Tom'un bir kulağı sağır.
Onun müzik kulağı var.
Kedinin iki kulağı var.
Kendisinde müzik kulağı olmadığını fark etmiyor.
Söz kalpten çıkarsa kalbe kadar gider, dilden çıkarsa kulağı aşamaz.
Yerin kulağı var.
Beni kulağı sağır sanmanız çok çirkindi.
Tom her zaman bir kulağı açık uyur.
Sol kulağı tamamen duymuyor.
Farelerin de iki kulağı vardır.
Tom kulağı ağır işitiyor gibi davranıyordu.
Kaç kişinin müzik kulağı olduğunu düşünüyorsun?
Onlar can kulağı ile dinliyor.
Erkek kardeşimin müzik kulağı var.
İyi bir müzik kulağı var.
Tom'un iyi bir müzik kulağı var.
Kedilerin iki kulağı vardır.
O bir kulağı açık uyudu.
Filin iki kulağı vardır.
Can kulağı ile dinledik.
Tavşanın kulağı kanıyor.
Ben onlara hikaye anlatıyorken çocuklar can kulağı ile dinliyorlardı.
Fillerin iki kulağı vardır.
Boynuz kulağı geçer.
Tom'un müzik kulağı yok, değil mi?
Tom'un tek kulağı sağır, değil mi?
Tom müzik kulağı olmadığını söylüyor.
Tom'un kötü kulağı onun sol kulağı.
Tom'la vaktini harcama. Kulağı nasihate tıkalıdır onun.
Boynuz kulağı geçti.
Yerin kulağı vardır.
Eski kulağı kesiklerden olduğunu belli ediyor.
Eski kulağı kesiklerden kim kaldı?
Namaza meyli olmayanın ezanda kulağı olmaz.
Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz.
Tom'un müzik kulağı yok.
Tom'da müzik kulağı yok.
Deliceler nasıl toplanıp yakılırsa, çağın sonunda da böyle olacaktır. İnsanoğlu meleklerini gönderecek, onlar da insanları günaha düşüren her şeyi, kötülük yapan herkesi O'nun egemenliğinden toplayıp kızgın fırına atacaklar. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır. Doğru kişiler o zaman Babaları'nın egemenliğinde güneş gibi parlayacaklar. Kulağı olan işitsin!
Ali'nin müzik kulağı çok geniştir. Bir metal parçası dinledikten hemen sonra keyifle klasik müzik dinleyebilir.
Bir kulağı sağır.
Kulağı tersten göstermeye gerek yok.
Ne söylediğine dikkat et, Andrea; yerin kulağı var.
Mary'nin bir kulağı sağır, değil mi?