Узнайте, как использовать gelişmiş в предложении на турецкий. Более 43 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Onların cihazı son derece gelişmiş.
Перевести с турецкий на английский
Gelişmiş yaşam şartlarına acil bir ihtiyaç var.
Перевести с турецкий на английский
Okuman çok gelişmiş.
Перевести с турецкий на английский
Bu olayların hepsi tesadüfi gelişmiş olamaz hep bir kurgu vardı, değil mi?
Перевести с турецкий на английский
Kazakistan, Orta Asya'nın gelişmiş ülkelerinden biridir.
Перевести с турецкий на английский
Kazakistan, Orta Asya'daki gelişmiş ülkelerden biridir.
Перевести с турецкий на английский
Gelişmiş bir ülke olsa bile Abd'de hala bazı çok yoksul insanlar var.
Перевести с турецкий на английский
Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelere yardım etmeliler.
Перевести с турецкий на английский
Japonya teknolojik olarak, en gelişmiş ülke oluyor.
Перевести с турецкий на английский
İlkokul öğretmenim bana; fazla gelişmiş bir beynim, ama hiç gelişmemiş bir kalbim olduğunu söylemişti.
Перевести с турецкий на английский
Tümen yaşam kalitesinin en yüksek olduğu şehirler arasında başı çekmektedir. Ayrıca Tümen'le birlikte Rusya'nın en gelişmiş şehirleri arasına Moskova, Kazan, Krasnodar, Sankt-Peterburg, Çelyabinsk, Ekaterinburg, Krasnoyarsk, Novosibirsk ve Orenburg dahil edilebilir.
Перевести с турецкий на английский
Cümleleri etiketlemek için en azından gelişmiş katılımcı olmak zorundasın.
Перевести с турецкий на английский
Bu, piyasada en gelişmiş model.
Перевести с турецкий на английский
Dilsel güzelliğin gelişmiş algısı hâlâ onda eksik.
Перевести с турецкий на английский
Yunanistan gelişmiş bir ülke.
Перевести с турецкий на английский
Bu çok gelişmiş bir teknoloji değil.
Перевести с турецкий на английский
Tom çok gelişmiş değil.
Перевести с турецкий на английский
Bu uçak en gelişmiş uçuş yönetim sistemlerinden biriyle donatılmıştır.
Перевести с турецкий на английский
Ona ihtiyacımız olduğunu düşünüyorsan biraz daha gelişmiş bir donanım getirebilirim.
Перевести с турецкий на английский
İsrail gelişmiş bir ülkedir.
Перевести с турецкий на английский
Bu çok gelişmiş bir aygıt.
Перевести с турецкий на английский
Uzaylı, postbiyolojik ve gerçekten gelişmiş bir makinedir.
Перевести с турецкий на английский
Cibuti az gelişmiş bir ülkedir.
Перевести с турецкий на английский
O, az gelişmiş bir ülkede yaşamak istemiyor.
Перевести с турецкий на английский
O, az gelişmiş bir ülkede yaşamak istemez.
Перевести с турецкий на английский
Firmamızın teknolojisi zaten 1990'larda gelişmiş bir ülke seviyesine ulaşmıştı.
Перевести с турецкий на английский
Yine de, işler gerçekten gelişmiş değil.
Перевести с турецкий на английский
Gelişmiş tıbbi teknoloji, uzay programının yan ürünlerinden biri oldu.
Перевести с турецкий на английский
Tom, Mary'nin oynadığı oyuncaklardan daha gelişmiş oyuncaklarla oynuyor.
Перевести с турецкий на английский
Türkiye bugün Avrupa Birliği'ne katılmanın eşiğindeki gelişmiş bir ülkedir.
Перевести с турецкий на английский
Kuzey Avrupa'da yer alan Norveç çok gelişmiş bir ülkedir.
Перевести с турецкий на английский
Türkiye gelişmiş bir ülkedir.
Перевести с турецкий на английский
Yunanistan gelişmiş bir ülkedir.
Перевести с турецкий на английский
İspanya gelişmiş bir ülkedir.
Перевести с турецкий на английский
Japonya, sanayi anlamında gelişmiş bir ülkedir.
Перевести с турецкий на английский
Türkiye gelişmiş bir ülke.
Перевести с турецкий на английский
Dünyada örneği olmayan kapsamdaki genel sağlık sigortası ile yine çok gelişmiş sosyal yardım ve destek sistemimiz milletimizin sahipsiz olmadığını göstermiştir.
Перевести с турецкий на английский
Türkiye'nin en gelişmiş arama motoru Rastgelelik kavramsal veri arama motoru olmasına rağmen en popüler arama motoru Google arama motorudur.
Peki yıllardır serbest ticareti savunan gelişmiş ekonomileri bu düşüncelere sevkeden ne?
Bu ülke kültürel açıdan gelişmiş
Yaşamın amacı, bir bayrak yarışı misali kuşaktan kuşağa bilgi aktarmaktır. Bu basit canlılarda üreme yoluyla gen aktarımından ibaretken, daha gelişmiş canlılarda yavruların büyüklerinden görerek öğrenmesine de rastlanır. İnsan ise bilgiyi yazı, resim, eşya vb. kalıcı biçimlere sokmayı öğrenerek bu aktarım kapasitesini çok daha yüksek bir düzeye taşımıştır. Ama yöntem ne kadar gelişse de işin özünde amaç tüm düzeylerde aynıdır: Bilgi aktarımı.
Dünyanın en gelişmiş süper bilgisayarını test etmek için önde gelen bilimadamları davet edilmiş. Herkes sırayla bilgisayarın olduğu odaya girip en zor soruları sorup birkaç saniyede cevabını alıp çıkıyormuş. Sıra Temel'e gelip uzun süre odadan çıkmayınca herkes meraklanıp odaya girerek Temel'e bilgisayara ne sorduğunu sormuşlar. Temel de "'Ne var ne yok?' diye sordum la uşaklar" demiş. Meğer bilgisayar evrende var olan ve olmayan sonsuz sayıdaki şeyi sıralamakla meşgulmüş.
Kadınların kendilerini bu kadar güzelleştirmesinin tek nedeni erkeğin gözlerinin aklından daha gelişmiş olmasıdır.