Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связьПолучить ProВойти
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальностиУсловия использования
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Переводчик сайтовОнлайн-переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasПримеры использованияWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связьПолучить ProВойти

Определение слова «geri» на турецкий

Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальностиУсловия использования
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Переводчик сайтовОнлайн-переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasПримеры использованияWordsDefinitionIdioms

ad

  1. bir şeyin arkadan gelen bölümü, arka.

    • Otobüsün gerisi boştu
  2. alt yan, alt.

    • İşin gerisi bizi ilgilendirmez
  3. arkanın biraz uzağı.

    • Araba on metre gerimizdeydi
  4. bundan başkası.

    • Gerçek bu, gerisi yalan
  5. son, sonuç.

    • Yaptığın işin gerisini düşündün mü?
  6. bir şeyin sona kalanı, sonraki bölümü.

    • Yazının gerisi yarın yayımlanacakmış
  7. arkada kalmış zaman, geçmiş.

    • Gerimizi düşününce, bugün daha iyiyiz
  8. (insan ve hayvanda) boşaltım organının sonu, dışkılık.

  9. benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş olan, benzerlerinden daha alt düzeyde bulunan.

    • O geri ülkelerde olur bunlar
  10. (saat için) zamanı olduğundan eksik gösteren.

    • Saatin iki dakika geri, ayarlamalısın
  11. anlayışı kıt, anlayışsız, aptal.

    • Böyle gerilerle işin ne?
  12. düşünce olarak çağa uyamamış olan.

    • Çok geri biri, elli yıl önce gelmeliydi
  13. arkaya, geriye doğru.

    • Başını geri çevir
  14. (buyruk olarak) geri dön, geri git!

    • Silahlı nöbetçi bağırdı, geri!
  15. verdiği şeyi geri istemek.

  16. geriye, arkaya doğru götürmek ya da gitmesini sağlamak.

    • Arabayı geri almak için vites değiştirdi
  17. düşman eline geçmiş yeri düşmandan kurtarmak.

  18. (söz için) söylediğinin yerinde ya da doğru olmadığını, söylenmemiş sayılmasını bildirmek.

    • Sözünü geri almak ona düşer
  19. bulunduğu yerden geriye, arkaya doğru gitmek.

  20. ileri gitmemek, kaçmak.

    • Zoru görünce geri çekildi
  21. karıştığı bir işi sürdürmekten ya da sürdürenler arasında bulunmaktan vazgeçmek.

  22. geri çekilme eylemini yapmak.

    • Düşman geri çekilmekteydi
  23. arkaya, geriye doğru döndürmek.

    • Başını geri çevirince beni gördü
  24. geldiği yere göndermek.

    • Adamı eli boş olarak geri çevirmek istemedi
  25. gelen bir şeyi istemeyip geri vermek, kabul etmemek.

    • Babası onun isteğini geri çevirmek istemiyordu
  26. geldiği yere dönmek.

  27. kötüleşmek.

    • Hasta gün güne geri gitmekteydi
  28. etkinliği az olan ya da ağır olmayan, kolay görev.

  29. ordunun, ateş çizgisinin gerisindeki hizmet, ordunun türlü gereksinimleriyle ilgili işlerin tümü.

  30. arkada, geride kalmak.

  31. gecikmek, yetişememek.

    • İşte geri kalmıştık, onlara yetişmek istiyorduk
  32. (saat) zamanı eksik göstermek.

    • Bu saat her zaman geri kalıyor
  33. çağdaşlarının, benzerlerinin düzeyine ulaşamamak ya da gereken düzeyde olmamak.

    • Ülkemiz hep geri kalacak değil, bir gün çağa ulaşacaktır
  34. (bir şeyi yapmaktan) çekinmemek, kaçınmamak.

  35. (birinden) herhangi bir yönden daha aşağı olmamak.

    • O da çalışkanlıkta senden geri kalmaz
  36. ilgisizmiş gibi görünerek, yakın bir ilgi göstermeyerek, uzaktan.

    • Çocukla, geriden geriye de olsa, ilgilen, başına iş gelmesin
  37. gizlice, sinsi sinsi, sinsice.

    • Adam geriden geriye kuyumuzu kazmaktaymış