Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContactoObtener ProIniciar sesión
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidadTérminos de uso
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor de sitios webTraductor en líneaConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánEjemplos de usoWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContactoObtener ProIniciar sesión

Frases de ejemplo en turco con «birlikte»

Aprenda a usar birlikte en una frase en turco. Más de 100 frases de ejemplo seleccionadas a mano con traducciones. Gratis y adaptado a móviles. Con la tecnología de Mate.

Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidadTérminos de uso
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor de sitios webTraductor en líneaConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánEjemplos de usoWordsDefinitionIdioms

Seninle birlikte mi gitmeliyim?
Traducir de turco a inglés

Bilgelik yaşla birlikte otomatik olarak gelmez.
Traducir de turco a inglés

Her şahıs tek başına veya başkalarıyla birlikte mal ve mülk sahibi olma hakkına sahiptir.
Traducir de turco a inglés

Birlikte çalışmayı kabul ettiler.
Traducir de turco a inglés

Birlikte şarkı söylemekten hoşlandık.
Traducir de turco a inglés

Birlikte gidelim mi?
Traducir de turco a inglés

Aile, akşam yemeğini birlikte yedi.
Traducir de turco a inglés

Az param var. Bununla birlikte seninle mutluyum.
Traducir de turco a inglés

Ortak düşmanı yenmek için birlikte dövüşmek zorunda olduklarını biliyorlardı.
Traducir de turco a inglés

Windows ile birlikte eklentilere sahip olmak zorundasın yoksa senin dosyalarını okumaz.
Traducir de turco a inglés

Sanırım birlikte yaşamamız senin alışkanlıklarını etkiledi.
Traducir de turco a inglés

Kızı onunla birlikte herhangi bir yere gitmeye isteklidir.
Traducir de turco a inglés

Birlikte çalışarak bütün evi çabucak temizlediler.
Traducir de turco a inglés

Yarın gece saat dokuzda birlikte buluşacağız.
Traducir de turco a inglés

Bu işi bitirir bitirmez seninle birlikte olacağım.
Traducir de turco a inglés

Ortak çıkarları için birlikte çalışmaktaydılar.
Traducir de turco a inglés

Birlikte oyuna gitmemizi ister misin?
Traducir de turco a inglés

Oturma odasında video oyunları oynarken annem bana onunla birlikte alışverişe gidip gitmeyeceğimi sordu.
Traducir de turco a inglés

Lütfen bu sorunu bankanızla birlikte gözden geçirir misiniz?
Traducir de turco a inglés

Projede birlikte çalışmayı kabul ettiler.
Traducir de turco a inglés

Bize ve başka herkese bu günü hatırlatmak için, bizimle birlikte herkese bir ağaç dikmesini rica ediyorum.
Traducir de turco a inglés

Bütün akşamımızı birlikte dans ederek geçirdik.
Traducir de turco a inglés

Şimdi, birlikte çalışmamız gereken zamandır.
Traducir de turco a inglés

Partiye onunla birlikte gitmemi önerdi.
Traducir de turco a inglés

Ben ailemle birlikte kampa gittim.
Traducir de turco a inglés

Nagasaki çevresinde onlara rehberlik edebilmem için kadınla birlikte gittim.
Traducir de turco a inglés

Ben sizinle birlikte gitmek için hazırım.
Traducir de turco a inglés

O bir aktör ile birlikte resim çektirdi.
Traducir de turco a inglés

Herkes onunla birlikte evinde hisseder.
Traducir de turco a inglés

Herkes onunla birlikte rahat hisseder.
Traducir de turco a inglés

Benim Japon öğretmenim fiil çekimlerini hatırlamamıza yardımcı olan bir şarkı kullanırdı. Hiç kimse gerçekten birlikte söylemezdi.
Traducir de turco a inglés

Yarın öğle yemeğinden sonra arkadaşlarla birlikte dışarı çıkacağız.
Traducir de turco a inglés

Biri evime girdi ve tüm paramla birlikte kaçtı.
Traducir de turco a inglés

Ben sık sık babamla birlikte sinemaya gittim.
Traducir de turco a inglés

Babamla birlikte ava gitmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Traducir de turco a inglés

Babamla birlikte balık tutmaya gitmeyi severim.
Traducir de turco a inglés

Benden sonra hep birlikte okuyun.
Traducir de turco a inglés

Kalabalık ile birlikte gidin.
Traducir de turco a inglés

Dün keşke diğerleri ile birlikte oyuna gitseydim.
Traducir de turco a inglés

Tatoeba'nın çok dilli olmasının nedeni budur. Fakat o tür çok dilli değil. Dillerin sadece birlikte eşleştirildiği ve bazı çiftlerin geride bırakıldığı tür değil.

Kendilerini geleneksel bir sistem içinde asla birlikte bulmamış olan diller Tatoeba'da bağlanabilirler.

Tom ve amcası sessizce birlikte yürüdü.

Tom ve kuzeni birlikte işe gitti.

Öğretmen bir zamanlar Emma'ya birlikte bir çocuk sahibi olmaları gerektiğini önerdi.

Odayı kız kardeşimle birlikte kullanıyorum.

O, para ile birlikte kaçtı.

Sanırım birlikte yaşamamız alışkanlıklarını etkiledi.

Bir grup insanın bizimle birlikte su kayağına gideceğini düşünmüştüm. Fakat kesinlikle başka hiç kimse gelmedi.

Birlikte tekrar ramen yemeye gidelim mi?

Onlar altıda varırlar ve sonra hep birlikte akşam yemeği yeriz.

Dün, annemle birlikte indirimli satışa gittim ve bana bir elbise alması için onu kışkırtmayı sürdürdüm.

O benim arkadaşımla birlikte rahat hissetmedi.

Fred'in annesiyle birlikte Kyoto'u ziyaret edişini hatırlıyorum.

Alfabeyi yeniden düzenleyebilseydim, U ve I'ı birlikte koyardım.

Biz bir süre sessizlik içinde birlikte oturduk.

O, onunla birlikte mi geldi?

Süt ve yumurtayı birlikte karıştır.

"Ne! Sen hâlâ o adamla birlikte misin?" ve biz cevaplarız: "Ne yapabilirim! Onu seviyorum!"

"Ne! Sen hâlâ o kızla birlikte misin?" ve biz cevaplarız: " Ne yapabilirim!, onu seviyorum!"

Ben sizinle birlikte olduğumda kendimi mutlu hissediyorum.

Onunla birlikte dışarı çıkması istendi.

Baharın gelmesiyle birlikte her şey yavaş yavaş yeniden hayata dönüyor.

Ağustosta kız arkadaşımla birlikte Japonya'ya gideceğim.

Bizimle birlikte gel.

Türkçe Ğ ve İspanyolca H kaçtı ve birlikte birsürü tamamen sessiz çocukları oldu.

Benimle birlikte balık tutmaya gitmek ister misiniz?

Ağustosta kız arkadaşımla birlikte Japonya'ya gidiyorum.

Sınırsız hoşgörü hoşgörünün ortadan kalkmasına yol açar. Hoşgörüsüz olanlara bile sınırsız hoşgörüyü uzatırsak, hoşgörülü bir toplumu hoşgörüsüzlerin saldırısına karşı korumaya hazır değilsek, o halde hoş görülü tahrip olacak ve onunla birlikte hoşgörü de.

Onunla birlikte istasyona kadar gittim.

Biz istasyona kadar birlikte yürüdük.

Biz birlikte seslendirdik.

Birlikte şarkılar söylemenin tadını çıkardık.

Birlikte öğle yemeği yiyorduk.

Oğlum ile birlikte oynarım.

Ben onun başka bir adamla birlikte olma düşüncesine dayanamam.

Tom, o zaman Mary ile birlikte öğle yemeği yiyordu

O nereye giderse ünü onunla birlikte gider.

Yanında iki kutu bedava ayakkabı cilası ile birlikte onlar sadece 50 dolar.

Önemli olan tek şey, hepimizin birlikte olmasıdır.

John, Jack'le birlikte oturuyor.

O, oğluyla birlikte bir uçurtma uçurdu.

Sabahın ilk ışıklarına kadar benimle birlikte kalın.

Biz genellikle sabahları birlikte sahil boyunca bir yürüyüş yapardık.

Sizinle birlikte kahvaltı yapmak istiyorum.

Ailenizle birlikte yemek yemenin önemli olduğunu düşünüyor musunuz?

Rüşvet güç örgütleri ile birlikte ortaya çıkan bir şeydir.

Tom, Mary ve John'un artık birlikte olmadıklarını biliyor.

Tom daha önce Mary'yi John'la birlikte birden fazla ortamda görmüştü ve sonunda onların birbirlerini gördüklerini anladı.

Tom, Mary'nin John'la birlikte çıkması fikrini sevmedi.

Tom'un bildiği kadarıyla, Mary John'la birlikte Boston'da olabilirdi.

Tom'un ebeveyni Tom ve Mary'nin evleninceye kadar birlikte yaşamalarını istemiyor.

Tom, Mary'nin niçin Tom'la birlikte pikniğe gitmemeye karar verdiğini biliyor.

Sürpriz oldu, Tom partimize Mary ile birlikte geldi.

Tom onu onunla birlikte sinemaya gitmesi için ikna etti.

Tom Yaz mevsimini onunla birlikte Boston'da geçirmemi istedi.

Tom üniversiteye giderken amcasıyla birlikte Boston'da yaşadı.

Tom karısı Mary ile birlikte Boston'dan çok uzakta olmayan bir çiftlikte yaşıyor.

Tom ebeveynleriyle birlikte Boston'da yaşıyor.

Erkek çocuk arkadaşları ile birlikte yüzüyor.

Bununla birlikte, birçok kişi erken emekliliği tercih ediyor.

Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés
Traducir de turco a inglés