Aprenda a usar bekleyen en una frase en turco. Más de 89 frases de ejemplo seleccionadas a mano con traducciones. Gratis y adaptado a móviles. Con la tecnología de Mate.
Bekleyen derviş muradına ermiş.
Traducir de turco a inglés
Oda basın konferansının başlamasını bekleyen muhabirlerle tıka basa doluydu.
Traducir de turco a inglés
Çizim odasında bekleyen bazı misafirler vardı.
Traducir de turco a inglés
Yemek için bekleyen insan sıraları eskisinden daha uzundu.
Traducir de turco a inglés
Benim önümde bekleyen üç kişi vardı.
Traducir de turco a inglés
Kütüphanenin önünde beni bekleyen bir arkadaşım var.
Traducir de turco a inglés
Otelin dışındaki Tom için bekleyen bir limuzin vardı.
Traducir de turco a inglés
Hırsızlar, kendilerini bekleyen bir arabayla kaçtılar.
Traducir de turco a inglés
Kapıda sizi bekleyen bir adam var.
Traducir de turco a inglés
Beni Lobide bekleyen bir arkadaşım var.
Traducir de turco a inglés
Otobüs bekleyen adam sinirlendi.
Traducir de turco a inglés
Önümde bekleyen üç kişi vardı.
Traducir de turco a inglés
Olmayı bekleyen bir kazaydı.
Traducir de turco a inglés
Otobüs bekleyen bir sürü insan vardı.
Traducir de turco a inglés
Ofise vardığımda, beni bekleyen bir sürü işim vardı. Kafası kesilmiş bir tavuk gibi oradan oraya koşuşturuyordum.
Traducir de turco a inglés
Bazen seninle konuşmak istemeyeceğini düşündüğün insanlar senin onlarla konuşmanı bekleyen insanlardır.
Traducir de turco a inglés
Bekleyen hastalarım var.
Traducir de turco a inglés
Bekleyen müşterilerim var.
Traducir de turco a inglés
Bizi bekleyen birisi var mı?
Traducir de turco a inglés
Lobide bekleyen biri var mı?
Traducir de turco a inglés
O bana beni bekleyen bir sürprizi olduğunu söyledi.
Traducir de turco a inglés
En uzun bekleyen kişi Tom'dur.
Traducir de turco a inglés
Kapıda bekleyen adam, ünlü bir şarkıcıdır.
Traducir de turco a inglés
Tom durakta bekleyen bir çocuk gördü.
Traducir de turco a inglés
Gitmek zorundayım. Beni bekleyen biri var.
Traducir de turco a inglés
Alt katta bekleyen bir arkadaşım var.
Traducir de turco a inglés
Bayan Cobb'un dönüşünü dört gözle bekleyen tek kişi.
Traducir de turco a inglés
Kütüphanenin önünde bekleyen bir sürü öğrenci vardı.
Traducir de turco a inglés
Beni dışarıda bekleyen biri var.
Traducir de turco a inglés
Ofisinde seni bekleyen biri var.
Traducir de turco a inglés
Beni lobide bekleyen arkadaşlarım var.
Traducir de turco a inglés
Bekleyen başka insanlar var.
Traducir de turco a inglés
Bana lobide bekleyen daha çok insan olduğunu mu söylüyorsun?
Traducir de turco a inglés
Dışarıda bekleyen bir sürü insan var.
Traducir de turco a inglés
Dışarıda bekleyen bir taksi var.
Traducir de turco a inglés
Çatıda bizi bekleyen bir helikopter var.
Traducir de turco a inglés
Dışarıda bekleyen bir taksi var?
Traducir de turco a inglés
Dışarıda beni bekleyen biri olduğu için gitmek zorundayım.
Traducir de turco a inglés
Dükkanda beni bekleyen hiç kimse yoktu.
Traducir de turco a inglés
Beni bekleyen var.
Traducir de turco a inglés
Benim için bekleyen var.
Traducir de turco a inglés
Beni bekleyen birisi var.
Traducir de turco a inglés
Benim için bekleyen birisi var.
Traducir de turco a inglés
Bekleyen misafirlerim var.
Traducir de turco a inglés
Eğer tuvalette işin bittiyse, dışarı çık çünkü bekleyen başka insanlar da var.
Traducir de turco a inglés
Bizi bekleyen kimse yok gibi görünüyor.
Traducir de turco a inglés
Tom'u bekleyen kişi ben olacağım, sen değil.
Dışarıda bekleyen o adam kimdi?
O, okulun yanında onu bekleyen birini gördü.
Bekleme odasında bekleyen bir müşterim var.
Bu olacağını bekleyen bir felaket.
Tom olacağını bekleyen bir kazaydı.
Zaten sinema salonunun önünde bir sırada bekleyen bir sürü insan vardı.
Orada seninle konuşmak için bekleyen bir kadın var.
Evde seni bekleyen biri var mı?
Tom onun için bekleyen polisi bulmak için ofise geldi.
Bu tavan arasında okunmayı bekleyen her türde kitap vardır.
Burada seni bekleyen insanlar çok arkadaş canlısı.
Ofiste onu bekleyen işten çıkarma bildirimi vardı.
Fadıl için bekleyen biri vardı.
Lobide bekleyen adam bana adını vermedi.
O oğlanı bekleyen kız benim bir arkadaşımdır.
Orada Tom'u bekleyen kız benim bir arkadaşım.
Evde benim için bekleyen kimsem yok.
Leyla patlamayı bekleyen bir saatli bombaydı.
Leyla patlamayı bekleyen bir zaman ayarlı bombaydı.
Belki de hayatımızdaki tüm ejderhalar, sadece bir zamanlar güzel ve cesur görmeyi bekleyen prenseslerdir.
Dışarıda sizi bekleyen üç kişi var.
Otobüs durağında bekleyen biri var mı?
Otobüs bekleyen insanlar sabırsız görünüyordu.
Lobide seni bekleyen üç kişi var.
Dışarıda bizi bekleyen biri var.
Bitişik odada seni bekleyen üç adam var.
Sırada bekleyen adamlardan biri çok gergin görünüyordu.
Lobide seni bekleyen bir erkek ve iki kadın var.
İdam sırasını bekleyen 1000'den fazla mahkumdan biri o.
Beni bekleyen olacak mı?
Fetih, bir yürek işi, bir gönül işarı, bir akıl işareti; hasılı kelam teşekkül etmiş askeri, siyasi ve stratejik dehanın mümtaz bir iradesidir. Fetih, bekleyen ile beklenenin mümeyyiz buluşması, özlem koyuluğunu vuslat sıcaklığıyla aydınlatan mütemadi diriliş fermanıdır.
Parkta salıncak sırası bekleyen çocuk gibi bekledim seni. Biraz heyecan, biraz da salıncağı başkası kapacak korkusu işte.
Hepimiz içimizde yaşanmayı bekleyen bir hayatın suçunu duyarız.
Bu noktada sizi bekleyen büyük güçlükler nelerdir?
Finansman, çözüm bekleyen bir diğer sorun.
Sürpriz sonuç bekleyen kişi sayısı oldukça az.
Onları bekleyen başlıca güçlükler nelerdir?
Aşırı kadrolaşma çözüm bekleyen sorunlardan biri.
Çıkarılmayı bekleyen yalnızca bir tek yasa var.
Dışarıda seni bekleyen üç tane adam var.
Bekleyen her şey bir gün solar ve ölür. Bu bir papatya da olabilir veyahut bir umut da.
Finansal sistemimizi bekleyen bir çöküş var.