Lernen Sie, wie man ortak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Birçok Asyalının ortak dili İngilizce'dir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ortak düşmanı yenmek için birlikte dövüşmek zorunda olduklarını biliyorlardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ortak çıkarları için birlikte çalışmaktaydılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İki başbakanın ortak hiçbir şeyi yoktu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar, ikiz olmalarına rağmen, çok sayıda ortak ilgileri yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Rusya, Polonya, Çek ve Bulgaristan'ın ortak Slav kökleri var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Müzik insanlık için ortak bir dildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ondan vazgeçtim. İrlandalı rahip ve Kongolu cadı doktorun ortak neyi var?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ve benim ortak yanımız yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ve Mike ortak arkadaşları sayesinde arkadaş oldular.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ve Mary'nin ortak bir şeyi yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ve Mary'nin pek çok ortak şeyleri yoktur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ve Mary birbiriyle geçinmiyor. Onların ortak bir şeyi yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onunla ortak hiçbir şeyim yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ve Mary'nin birçok ortak yanı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ortak dil konuşmadıkları için Tom ve Mary o zaman birbirleriyle konuşamadılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu onların diğer uluslarla ortak neye sahip olduklarıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İkiz olmalarına rağmen, onların çok az ortak ilgi alanları var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bizim ortak bir şeyimiz yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onların ortak bir şeyi yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İki adamın ortak çok şeyi vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onunla ortak bir şeyim yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun onunla ortak bir yanı yoktu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bizim kesinlikle ortak bir şeyimiz yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onların ortak bir şeyi var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onunla bir sürü ortak yönüm var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Proje, üç farklı sınıftan öğrencinin ortak çalışmasıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Proje üç farklı sınıftan gelen öğrencilerin ortak bir çabasıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un Mary ile bir sürü ortak yanı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sen ve ben ortak bir şeye sahibiz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onların pek çok ortak yanı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un Mary ile hiçbir ortak yanı yoktur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Boşanmak için ortak bir karar aldılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İki dilin ortak çok yanı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İngilizce dünya çapında ortak bir dil gibidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar ortak çıkarları tarafından birbirine bağlıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Japonun Koreli ile ortak bir şeyi var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz ortak değiliz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tek ortak dilleri olduğu için birbirleriyle İngilizce konuşan Japon ve Çinli arkadaşlarım var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Apartman ucuz fakat sadece ortak banyoları var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Havuz mahallede tüm çocuklar tarafından ortak kullanılır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'la Mary'den daha çok ortak yönlerim var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yalnız çalışmak mı yoksa ortak çalışmak mı iyidir?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İslam ve batı arasındaki ilişki yüzyıllar süren birliktelik ve ortak çalışma fakat aynı zamanda çatışma ve din savaşları içermektedir.
Bizim kaderimiz ortak yazılmış ama siz araya girmediniz mi?
Tom ortak oldu.
Ortak bir bildiri üzerinde anlaştılar.
Birçok ortak noktaları var.
Çok fazla ortak noktamız var.
Çok fazla ortak yanımız var.
Ortak hiçbir noktamız yoktu.
Biz rakibiz, ortak değil.
Ortak olmalıyız.
Ortak bir arkadaşımız var.
Sanırım bir sürü ortak noktamız var.
İkinizin ortak çok şeyi olmalı.
Charon gezegen Pluto'nun bir uydusu olarak kabul edilmektedir. Ancak onun çapı Pluto'nun yarı çapından daha büyük olduğu için o, eşit bir ortak olarak kabul edilmektedir; ve Pluto ve Charon bir çift gezegen olarak kabul edilmektedir.
Ortak birçok şeyimiz var.
Avrupa'nın ortak bir dili var mı?
Amerikan İngilizcesi Avrupa'nın ortak dili oldu mu?
Ortak çok şeyimiz olduğundan eminim.
Sizinle ortak bir karara varmamız lazım.
Dünyadaki bütün insanlar ortak bir atanın soyundan gelirler.
Ortak birkaç şeyimiz var.
Düşmanlarının ile dostlarının en önemli ortak özelliği; insan olduklarıdır.
İran ve Rusya ortak bir banka kuracak.
Tom ve erkek kardeşinin çok az ortak yanı var.
Tom ve benim ortak çok şeyimiz var.
Tom ikinizin çok ortak şeyi olduğunu söylüyor.
Onların hepsinin ortak neyi olduğunu merak ediyorum.
Bunu ortak bilgi olduğunu düşünüyorum.
Bir ortak buldun mu?
Ortak olmak istiyordum.
Düşündüğümden daha fazla ortak yönlerimiz var.
Ortak bir şeyimiz var.
Hepimizin ortak noktası nedir?
Onların ortak bir yönü var.
Bizim ortak başka bir şeyimiz var.
Siz ikinizin ortak bir şeyi yok.
Çok az ortak yanımız var.
Bu ikisinin çok az ortak yanı var.
Onun ve benim ortak yanımız yok.
Bizim çok ortak yanımız yok.
Sanırım ortak yanımız var.
Hiç ortak noktamız yok.
Hepsinin ortak bir yönü var.
Onların ortak neyi olduğunu merak ediyorum.
Onların bizimle ortak yönü yok.
Ortak bir sürü sempatimiz var.
Onların birbirleriyle ortak yanı var.
Çok ortak yanımız yok.
Tom ve Mary'nin ortak yönü olmalı.
Ortak çok arkadaşlarımız var.
Senin ve Tom'un ortak çok şeyiniz var.
Ortak yönlerimiz var, Tom ve ben.
Bir kural olarak, ikizlerin ortak çok şeyi var.
Onların hiç ortak yanı yok.
Onların eski nesille hiç ortak yanları yok.
Ortak çok şeyimiz olduğuna eminim.
Tom ve Mary'nin ortak ne yönleri olduğunu merak ediyorum.