Lernen Sie, wie man gelme in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Bir daha gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gelme amacım sensin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Beni görmezden gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun zamanında gelme olasılığı çok yoktur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Buraya tekrar gelme!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Güneş kremi sürmek istemiyorsan, bu senin sorunun. Güneşte yandığın zaman bana şikayete gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Buraya gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Odama gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun gelme olasılığı yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun gelme ihtimali var mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yaklaşık olarak misafirlerin gelme zamanı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun gelme ihtimaline karşı hazır olsan iyi olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Lütfen içeri gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Geç gelme, tamam mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benim bisikletimle gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Daha yakına gelme, bana aptallığını bulaştırırsın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İşe çok geç gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sakın bana karşı gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hiç geri gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Burada dışarıya gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Burada içeriye gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Neredeyse Tom'un gelme zamanı geldi de, geçiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benimle gelme!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Geri gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un bugün buraya gelme nedenini biliyor musun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Buraya gelme nedenimi biliyor musun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne olursa olsun, kapıyı kilitli tut ve dışarıya gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Defol buradan ve geri gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hastaysan, gelme o zaman.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hele hele yarın gelme, görürsün.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un gelme nedeni budur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Artık buraya gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Serseri gibi giyinip gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Doğrudan eve gelme yerine uzun bir yol yürüdüm ve postanenin yanında durdum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birinin gelme zamanı geldi de geçiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Eve gelme zamanı olduğuna karar verdim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Buraya gelme nedenim sensin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Git buradan ve bir daha da gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bence Tom'un buraya vaktinde gelme ihtimali hala var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Buraya geri gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bana herhangi bir bahaneyle gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Beni anlamazlıktan gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Eve gelme zamanı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Buraya asla geri gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şimdi tüm iyi insanların kendi ülkelerinin yardımına gelme zamanıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Git ve geri gelme!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun öğretmenin tavsiyesini görmezden gelme cesareti vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mutfağa gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bilgi olmadan geri gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fazla üstüme gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gelme nedenin bu mu?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Anlamazdan gelme, Tom.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sadece evime gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kanunlara karşı gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Lütfen daha yakına gelme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir dahaki sefere, bu kadar erken gelme.
Bir dahaki sefere çok erken gelme.
Hayatımdan çık ve geri gelme.
Tom'un seni görmeye gelme nedeni benim.
Bir daha asla okula geç gelme.
Buraya gelme sebebim bu değil.
Geri gelme, tamam mı?
Tanrının sana göstermesini istediğin işaretleri görmezden gelme.
Toplantıya gelme!
En önemli soruyu görmezden gelme.
Buraya gelme nedenim bu.
Bilmiyordum, bu yüzden üstüme gelme.
Temel olarak gelme nedenim bu.
Aileden gelme gibi görünüyor.
Çocuklar, sizin için eve gelme vakti!
Çok yakında geri gelme.
Tom, beni anlamazlıktan gelme.
Demiryolu istasyonuna geç gelme.
Buradan defol ve hiç geri gelme!
Evimden çık ve asla geri gelme.
Biz düzenli olarak bir araya gelme alışkanlığını edindik.
Neredeyse onun buraya gelme zamanı.
üzerime gelme
Tom'un Mary'nin gelme sonrasına kadar burada olması gerekmiyordu.
Oğlumun okuldan eve gelme zamanı.
Muziplik yapmak için okula gelme.
Takılmak için okula gelme.
Sadece eğlence için okula gelme.
Bir polis memuru sana seslendiğinde görmezlikten gelme.
Bana sızlanmaya gelme.
Seni ısırdığında bana şikayet etmeye gelme.
Geri gelme nedenin bu mu?
Şirketimiz için çalışmaya gelme ihtimalini tartışmak isterim.
Gelme buraya!
Senin için eve gelme zamanı.
Sanırım senin için eve gelme zamanı.
Buraya gelme nedenin bu, değil mi?
Ben sana söylemedikçe gelme.
Buraya gelmeden önce buraya gelme ihtimaline karşı, yanımdaki kapı komşuma bir anahtar bırakacağım.
Tom'un gerçekte gelme şansı nedir?
Bir daha buraya gelme.
Eve fazla geç gelme.
Gaza gelme.
İnsanların buraya gelme sebeplerinden birisi bu.