Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktPro holenAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinieNutzungsbedingungen
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktPro holenAnmelden

Türkisch Beispielsätze mit "birinden"

Lernen Sie, wie man birinden in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinieNutzungsbedingungen
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Bu resimlerin herhangi birinden hoşlanıyor musun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben onu diğer çocukların herhangi birinden daha çok seviyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birinden daha aşağıda olduğunu hissetmek için hiçbir neden yoktur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, bu şehirdeki herhangi başka birinden daha zengin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bay Brown diye birinden telefon var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom testin birinden geçti fakat diğerinden kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Fransızcayı sınıftaki diğer öğrencilerin herhangi birinden daha iyi konuşur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Fransızcayı başka herhangi birinden daha iyi konuşur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom başka herhangi birinden daha çok çalıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bildiğim herhangi birinden daha çok çalışıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom tanıdığım başka herhangi birinden daha hızlı koşar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom tanıdığım başka herhangi birinden daha çok kitap okur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bildiğim başka herhangi birinden daha iyi gitar çalar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom tanıdığım başka herhangi birinden daha çok içer.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, kuzeydeki en iyi ailelerin birinden gelmiştir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Jim arkadaşlarının herhangi birinden daha uzun boylu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom yüzme kursundaki başka birinden daha hızlı yüzebilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Annem herhangi birinden daha erken kalkar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Jack başka herhangi birinden daha zekidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Jack başka herhangi birinden daha akıllıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary adında birinden bir çağrı aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun evlendiğini birinden duydum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom başka herhangi birinden çok farklı değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu belgelerin her birinden iki kopya istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Diğer insanlar tarafından nefret edilmekten korktuğunu söylüyorsun fakat bizzat senin de hoşlanmadığın bazı insanlar vardır, değil mi? Rakamsal olarak konuşursak, senin hoşlanmadığın ve senden hoşlanmayan eşit sayıda insan vardır. Birisiyle ilgili nefretinden vazgeçsen, başka biri de senden nefret etmekten vazgeçecektir demiyorum; bu sadece sen birinden nefret edersen, o zaman başka biri de senden nefret eder gerçeğini değiştiremezsin anlamına gelir. Sadece vazgeçip ve o gerçeği kabul edersen hayat çok daha kolay olacaktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birkaç yazar ve birkaç konuyla ilgili mükemmel bir bilgi birçoklarıyla ilgili yüzeysel olan birinden çok daha değerlidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mali konularla ilgili olarak, Bay Jones şirketteki başka birinden daha çok bilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sana herhangi birinden daha çok saygı duyuyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom sınıf arkadaşlarının herhangi birinden daha iyi Fransızca konuşur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Fransızca konuşmada sınıf arkadaşlarının herhangi birinden daha iyidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom onlardan birinden her zaman soğuk algınlığı kapmaktan korktuğu için çocukların etrafında olmaktan hoşlanmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom ihtiyacı olan parayı başka birinden ödünç almış olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye başka birinden daha fazla güveniyordu.

Tom başka birinden daha meşgul değildir.

Tom başka birinden daha şüpheli değil.

Sana başka birinden daha çok güveniyorum.

Birinden hoşlanmak ve birini sevmek arasındaki fark nedir?

Tom sınıf arkadaşlarının herhangi birinden daha akıllı görünüyor.

Birinden bir şemsiye ödünç alırım.

Tom işi başka birinden daha iyi yapabileceğini düşünüyor.

Dünya nüfusunun üçte birinden fazlası kıyı yakınında yaşar.

Tom, benim hakkımda başka birinden daha fazla biliyor.

Tom Mary'yi buradaki başka birinden daha iyi tanır.

Onu birinden aldım.

Tom diğer askerlerin herhangi birinden daha cesurdu.

Birinden arama mı bekliyorsun?

Tom ne olduğunu başka birinden daha iyi hatırlıyor gibi görünüyordu.

Tom kasabadaki başka birinden daha zengin.

Hayat birinden nefret ederek boşa zaman harcamak için çok kısa.

Tom sınıfındaki diğer çocukların herhangi birinden daha uzun.

Ben sadece uzun süre önce tanıdığım birinden bir mektup aldım.

Tom herhangi birinden korkuyor gibi görünüyor mu?

Tom başka birinden daha akıllı.

Tom arkadaşlarının herhangi birinden daha uzun.

Tanımadığım birinden tavsiye almıyorum.

Herhangi birinden yardım almayı beceremedim.

Tom'a başka herhangi birinden daha yakınım.

Bu diğer mağazaların herhangi birinden daha ucuz değildi.

Ben birinden bahsettim.

Onu herhangi birinden daha iyi tanıyorum.

Bir zamanlar büyük bir fatih olan bir imparator yaşardı ve dünyadaki herhangi birinden daha fazla ülkede hüküm sürdü.

Tom başka herhangi birinden daha fazla acı çekiyor gibi görünüyor.

Birinden yardıma ihtiyacım var.

O bunu başka birinden duymadan önce Tom'a söylemek zorundayız.

Ben sadece daha önce Boston'da bulunmuş birinden biraz tavsiye istedim.

Eğer bunu onlara satmazsak, onlar bunu başka birinden alacaklar.

Birinden hoşlanıyor musun?

Tom arkadaşlarının birinden bir iyilik istedi.

Ben sana o mektupların birinden bir pasaj alıntılayacağım.

Tom'a herhangi birinden daha yakınım

Birinden hoşlandığımı düşünüyorum.

Tom başka birinden daha uzun.

Mars'ta yüzeyin yerçekimi, dünya'dakinin üçte birinden fazladır.

İki görüş, birinden daha iyidir.

Onu herhangi birinden daha iyi tanırım.

Sana başka birinden daha fazla değer veriyorum.

Tom pencerelerden birinden dışarı bakarak durdu.

Tom tanıdığım başka birinden daha iyi şarkı söyleyebilir.

Biz başka birinden daha hızlıyız.

Sana başka birinden duymayacağın şeyler söyleyebilirim.

İmparatorun sarayda servis edilen gözde içkilerinin birinden bir bardak denedim.

Tom buradaki başka birinden daha güçlüdür.

John Fransızcada sınıf arkadaşlarının herhangi birinden çok üstün.

Japonya'daki arkadaşlarımın birinden bir mektup aldım.

Ben sadece müşterilerimin birinden güzel bir çiçek demeti aldım.

Bu daire, binadaki herhangi başka birinden daha büyüktür.

Meksika'da Mısır'da olanların herhangi birinden daha büyük bir piramit var.

O, şehrin en saygın ailelerinin birinden geliyor.

Bizler başka herhangi birinden farklı değiliz.

Biz başka birinden farklı değiliz.

O sınıfındaki başka birinden daha iyi şarkı söyleyebilir.

Tom, onun bölümündeki başka birinden daha uzun.

Ben başka birinden daha iyi değilim.

Tom buradaki başka birinden çok daha uzun.

Deneyimli bir kişinin deneyimsiz birinden daha iyi yapacağını söylemek gereksizdir.

Tom buradaki başka birinden daha iyi dans edebilir.

Sanırım Tom Amerikan folk müziğini tanıdığım başka birinden daha iyi çalabilir.

Doktordan tedavi, akıllı birinden bilgi alın.

Tom onu tanıdığım başka birinden daha iyi yapabilir.

O, İngilizce konuşmakta sınıf arkadaşlarının herhangi birinden daha iyidir.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen