Lernen Sie, wie man birincilik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 54 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
O, satranç turnuvasında birincilik ödülünü aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Amatör şarkıcı eller aşağı yetenek yarışmasında birincilik ödülünü almıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, birincilik ödülünü kazanmakla övündü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benim için büyük sevinç, o birincilik ödülünü kazandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O yazım yarışmasında birincilik ödülü kazandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un umudu birincilik ödülünü kazanmaktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom birincilik ödülünü aldı, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birincilik ödülünü ya sen ya da ben alacağım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kız kardeşim, bir üniversite öğrencisi, konuşma yarışmasında birincilik ödülü kazandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, birincilik ödülünü kazanmaktan uzak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birincilik ödülünü kazanan Janet'ti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Nancy Bob'un yarışmada birincilik ödülünü kazanmasına şaşırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Emily konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, birincilik ödülü aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, birincilik ödülü kazanacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, birincilik ödülünün peşindeydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, satranç turnuvasında birincilik ödülü aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birincilik ödülü için onunla yarıştım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birincilik ödülünü kazanacağımı hiçbir zaman hayal etmedim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Allahtan, birincilik ödülünü kazandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yarışta birincilik ödülünü aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birincilik ödülünü kazanabildim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun birincilik ödülünü kazandığı doğrudur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birincilik ödülünü kazandım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yarışmada birincilik ödülü aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birincilik ödülünü kazanabilir gibi görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babam bir aşçılık yarışmasında bir yarışmacıydı ve birincilik ödülünü kazandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birincilik ödülünü alacağımızı hiç hayal etmezdim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom birincilik ödülünü kazanacağına dair hiç hayal kurmadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ya sen ya da ben birincilik ödülünü alacağım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bir 100 metre yarışında birincilik ödülünü aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben birincilik ödülü kazandım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Elena birincilik ödülünü kazandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom konuşma yarışmasında birincilik ödülü kazandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom birincilik ödülü kazandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O birincilik ödülünü aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, birincilik ödülünü kazanabileceğini hiç hayal etmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary'nin birincilik ödülünü kazandığı haberine şaşırdım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Máire birincilik ödülü alan adamla evlendi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O birincilik ödülünü kazandığı için övündü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, birincilik ödülünü kazanacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazanma şansım vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazandığın için seni tebrik ederim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Oğlum yarışmada birincilik ödülünü kazandığında ben çok gurur duydum.
O yeme yarışmasında birincilik ödülü aldı.
Kendi çabaları ve biraz şans sayesinde, o, yarışmada birincilik ödülünü kazandı.
Tom birincilik ödülü kazanmayı umuyordu.
Tom birincilik ödülünü aldı.
Gönlünden geçen birincilik ödülüydü.
Birincilik ödülünü kazandı, değil mi?
Birincilik ödülü Kosovalı motorcuların oldu.
Sonuçsa birincilik oldu.
Birincilik ödülünü aldılar, değil mi?