Lernen Sie, wie man bilgi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Dünyayı değiştiren iletişimdir, bilgi değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Perry ondan değerli bilgi aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Özellikli bilgi istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Lütfen bilgi masasında sor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu dağ hakkında bilgi sahibi olmak istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gençlik ve cinsiyetiyle ilgili bilgi işine karşı bir ön yargıya sebep olmasın diye Bayan Cockburn adını gizledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bana bir parça bilgi getirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Takeshima Günü belirleyerek, daha fazla Japon halkının Takeshima adaları hakkında bilgi öğreneceği umulmaktadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O araba satıcısı bu kullanılmış Toyota'nın iyi durumda olduğunu söylediğinde bana yanlış bilgi vermiş.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun tarihsel ayrıntılar hakkında büyük bir bilgi deposu var fakat hayatta onun bir işe yaradığından cidden süphe duyuyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bana verdiğin bilgi az kullanılır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu bilgi çağıdır, ve bilgisayarlar günlük hayatımızda gittikçe önemli rol oynuyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern toplum her türlü bilgi ile dolup taşıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sadece tek bir gerçek ruhani bilgi vardır: ben algıladığımı algılarım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Eski arkadaşım bana yazdı, yurt dışından dönüşü ile ilgili bilgi verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Daha sonraki hayatında sana faydalı olacak bilgi türünü içeren kitapları okumalısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dünyayı değiştiren bilgi değil iletişimdir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yeryüzüne ilk çıkışından beri insanoğlu, bilgi topladı ve faydalı fikirleri diğer insanlara bildirme girişiminde bulundu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Televizyon bilgi sağlamak için çok önemli bir araçtır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Televizyon bilgi vermek için çok önemli bir araçtır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bilgi toplamak için aşağıdaki dergileri inceledik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bilgi toplamak için aşağıdaki deneyi yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bilgi çoğunlukla yanlıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bilgi ana bilgisayardan sizinkine aktarılabilir, ve tam tersi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Adam bir bilgi kaynağıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Amerika'da güvenlik güçlerinin bilgi almak için işkence yapması yasal değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
ABD'de, onlardan bilgi almak için insanlara işkence yapmak yasaktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, yararlı bir bilgi parçası değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O faydalı bir bilgi parçası.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O faydalı bir bilgi parçasıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Eğer bu bilgi çağı ise, biz ne hakkında çok bilgiliyiz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom daha çok bilgi kazanmalı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un bu sorun hakkında daha fazla bilgi edinmesi gerekiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'nin geçmişi hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sanırım Tom çevrimiçi çok fazla kişisel bilgi paylaşıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ulusal Eğitim Bilgi Merkezi Mesleği bırakan öğretmenler geri döndüklerinden dolayı tahmin edilen bir öğretmen açığının sonuç vermeyeceğini söylüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tek yararlı bilgi iyi olanı nasıl arayacağımızı ve kötü olandan nasıl kaçınacağımızı öğretendir.
Bilgi için teşekkürler.
Teknik bilgi eksikliği, onun terfi ettirilmesini engelledi.
Bu bilgi doğru mu?
Bilgi için teşekkür ederim.
Sonunda, bilgi aldık.
Lütfen bize daha fazla bilgi gönderin.
O bize biraz faydalı bilgi verdi.
Daha detaylı bilgi istiyorum.
Daha fazla bilgi için, sayfa 16'ya bakın.
Bu bilgi savunma için önemsizdir.
Biz bilgi toplamak zorundayız.
komşu ülke için bilgi sızıntılarıyla yüklüdür,polis.
Bu bilgi gizlidir.
Maalesef bilgi doğru.
Bilgi oldukça faydasızdı.
Size gerçeklerle ilgili bilgi verdi mi?
Kongre daha fazla bilgi istedi.
Bilgi güçtür.
Moteller hakkında biraz bilgi istiyorum.
Daha fazla bilgi toplamalısın.
Yeni proje ile ilgili patronuma bilgi verdim.
Televizyonda favori bilgi yarışmanız nedir?
Bilgi istemekten çekinmeyin.
Tom Mary'ye biraz faydalı bilgi verdi.
Bilgi bilgisayara yüklendi.
Geçmiş deneyimleri hakkında bilgi aldılar.
İlginç bir bilgi buldun mu?
Tom Mary'ye herhangi bir bilgi vermeyi reddetti.
Oteller için bilgi merkezi nerede?
O, ilginç bir bilgi.
Hakkımda daha fazla bilgi edinmek için web sayfamı ziyaret edin.
Ne tür bilgi arıyorsun?
Bu sözlük pek çok bilgi içermektedir.
Mümkün olduğu kadar çok bilgi almalıyız.
O, hayvanlar hakkında çok bilgi sahibi.
Birkaç yazar ve birkaç konuyla ilgili mükemmel bir bilgi birçoklarıyla ilgili yüzeysel olan birinden çok daha değerlidir.
Japon ekonomik sorunları hakkında biraz bilgi almak için, bu kitabı çok faydalı bulacaksın.
Tyrel'in araştırmasında toplanan bilgi hem yöneticiler hem de eğitimciler için çok değerlidir.
O şirketten teknik bilgi almak için, öncelikle bir gizlilik anlaşması imzalamamız gerek.
En ilginç bilgi çocuklardan gelir, zira onlar bildikleri her şeyi anlatır ve sonra durur.
Kimse İnternet'in insan hafızasını nasıl etkilediğini bilmiyor. Birkaç on yıl sonra bu konu hakkında bilgi sahibi olabileceğiz.
Bilgi paylaşıldıkça çoğalır.
Nice bilginler vardır ki gerçek bilgiden, hakiki irfandan nasipsizdirler. Bu ilim sahipleri, bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil.
Kararım hakkında Tom'a bilgi verdim.
Çevirmen olabildiğince çok detay ve bilgi vermeye çalışır.
Doktorlar bize sağlığımız hakkında bilgi verir.
Çay tabağının içine konan küçük peçetelerle bile bilgi verebilirsin değil mi?
Bilgi aldığımız insanların doğruyu söylediğini nasıl anlarız?
Ruh doktorları bilgi vermede çok başarılı değil.
İki yerde keçi peyniri gördüm fakat ikinci gördüğüm yere fiyat sorup bilgi almadım.
Dünya'da öğrenilmesi gereken çok fazla bilgi var, değil mi?
Tom'a bilgi verildi mi?
Bilgi verildim.
Bana bilgi verilmedi.
Senin hakkında daha fazla bilgi edinmek istedim.
O bayan hakkında bilgi alabilir miyim?
Doğru bilgi istiyorum.
Bu tip konular insanın bilgi sınırlarının ardındadır.
Bize bilgi verilmedi.
Bilgi istiyoruz.
Tom bilgi istiyordu.
Gazetesini okumakla o haber hakkında bilgi sahibi oldu.
Lütfen Tom'a bilgi ver.