Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktPro holenAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinieNutzungsbedingungen
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktPro holenAnmelden

Definition von „yapışmak“ auf Türkisch

Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinieNutzungsbedingungen
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

unknown

  1. (yapışıcı, yapışkan olan ya da yapışkan bir maddeye bulanmış bir şey) ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak.

  2. sıkıca yakalayıp bırakmamak, sıkı sıkı tutmak, sarılmak, yakalamak.

    • Çocuk, babasının eline yapışmıştı
  3. iyice yaklaşmak, sokulup değmek.

    • Araba, duvara yapışırcasına yaklaşmıştı
  4. aralık bırakmayacak biçimde bedenine, üzerine oturmak, dokunmak.

    • Giysi, ıslanınca vücuduna yapışmıştı
  5. bir iş yapmak ereğiyle, hevesle bir şeyi eline almak, istekle kullanmaya başlamak.

    • Kaleme kâğıda yapışıp yazmaya başladı
  6. birini rahatsız edecek denli peşini bırakmamak, isteğinde vb. direnmek.

  7. başı çekeni çok yakından izlemek.