Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktPro holenAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinieNutzungsbedingungen
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktPro holenAnmelden

Definition von „gedik“ auf Türkisch

Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinieNutzungsbedingungen
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

ad

  1. duvar, sur ve benzeri bir şey üzerindeki çatlak, yıkık ya da aralık.

    • Kale surlarındaki gediklerden içeri girilebiliyordu
  2. dağlar arasındaki ya da bir dağın belli bir yerindeki geçit ya da üzerinden aşılabilen tepe.

  3. boşluk, eksiklik.

    • Yasanın gediğinden yararlanmıştı
  4. güç durum, güçlük.

    • İşi ona yıkıp bir gedikten kurtulduk
  5. yarma girişiminde düşman mevzilerinde açılan yer, boşluk, geçit.

  6. karşı takımın savunmasında doğan, açılan boşluk, geçit.

  7. Osmanlı döneminde, büyük kurumlarda ve saraylarda, sayıları belli ve değişmez hizmet yerleri, görev ve ayrıcalıkları.

  8. Osmanlı döneminde, zanaatlarını yapabilmeleri için esnafa verilen izin ya da ayrıcalık belgesi.

  9. eksik dişli (kimse).

  10. bir şeyde, giderilmesi güç bir zarar oluşturmak.

  11. düşman mevzilerindeki zayıf bir noktada giriş yeri oluşturmak.

  12. eksikleri gidermek.

  13. çıkan ya da çıkacak olan güçlükleri önlemek.