Узнайте, как использовать renkli в предложении на турецкий. Более 96 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Onlar parlak renkli kurbağalar olduğunu söylüyorlar fakat ben onları asla görmedim.
Перевести с турецкий на английский
Her zaman parlak renkli kravat takıyorsun.
Перевести с турецкий на английский
Hint bayrağına üç renkli bayrak denir, çünkü safran, beyaz ve yeşil, üç renkli çizgileri var.
Перевести с турецкий на английский
Resim bunun aksine renkli.
Перевести с турецкий на английский
Erkek tavus kuşunun renkli kuyruk tüyleri vardır.
Перевести с турецкий на английский
Onun hikayesi oldukça renkli.
Перевести с турецкий на английский
O koyu renkli bir kazak giymişti.
Перевести с турецкий на английский
Bir rulo renkli film lütfen.
Перевести с турецкий на английский
Kadınlar renkli şemsiyeleri severler.
Перевести с турецкий на английский
Onun saçı siyah renkli ve uzundur.
Перевести с турецкий на английский
Renkli gömleğiniz gerçekten dikkat çekiyor.
Перевести с турецкий на английский
O kültürde insanlar renkli giyinir.
Перевести с турецкий на английский
Mavi renkli bir pasta istiyorum.
Перевести с турецкий на английский
Bir kedim ve bir köpeğim var. Kedim siyah, köpeğim beyaz renkli.
Перевести с турецкий на английский
Renkli kalemlere ihtiyacım var.
Перевести с турецкий на английский
Fransız bayrağı dünyada tek üç renkli bayrak değildir.
Перевести с турецкий на английский
Tom parlak renkli turuncu pantolon giymeyi seviyor.
Перевести с турецкий на английский
Birçok Türk kadını kırmızı renkli başörtüsü takmayı sever.
Перевести с турецкий на английский
Birçok Türk kadını kırmızı renkli başörtüsü giymeyi sever.
Перевести с турецкий на английский
Biri beyaz diğeri siyah renkli olan iki tane kedisi var.
Перевести с турецкий на английский
Çeşme çok renkli ışıklarla aydınlatılıyor.
Перевести с турецкий на английский
Aşırılığa karşı gün için slogan "kahverengi yerine çok renkli" idi.
Перевести с турецкий на английский
Ben bu düz kravatı sevmiyorum. Bana daha renkli bir tane gösterin.
Перевести с турецкий на английский
Arkadaşım sarı renkli bir araba satın aldı.
Перевести с турецкий на английский
Benim bilgisayarım gri renkli.
Перевести с турецкий на английский
O, parlak renkli kuşlar, çiçekler ve yapraklar gördü.
Перевести с турецкий на английский
Mary bir çift çok renkli çorap ördü.
Перевести с турецкий на английский
Mary'nin çok renkli tırnakları var.
Перевести с турецкий на английский
Çin ve Tibet dağlarında yaşayan siyah ve beyaz renkli ayılara "panda" denir.
Перевести с турецкий на английский
Tom bugün mavi renkli bir kazak giyiyor.
Перевести с турецкий на английский
O her zaman siyah renkli kıyafetler giyer.
Перевести с турецкий на английский
Her iki kız da beyaz renkli takım elbise giyiyorlar.
Перевести с турецкий на английский
Biri beyaz ve biri siyah renkli iki küçük sincap, büyük bir ormanda yaşadı.
Перевести с турецкий на английский
Tom soluk mavi renkli bir iş gömleği giymişti.
Перевести с турецкий на английский
Dünyadaki hangi ülkelerin tek renkli bayrağı vardır?
Перевести с турецкий на английский
Senin kedilerinin hepsi gri renkli.
Перевести с турецкий на английский
O yeni bir renkli dünya keşfetti.
Перевести с турецкий на английский
Bizim yeşil, mavi ve sarı renkli çizmelerimiz var.
Перевести с турецкий на английский
Tom sarı renkli naylon bir iple bağlandı.
Перевести с турецкий на английский
At siyah renkli mi?
Перевести с турецкий на английский
Sırt çantamın içinde birçok renkli dolma kalemler, kırmızı olanlar, mavi olanlar , yeşil olanlar v.s var.
Перевести с турецкий на английский
Küçük çocuk bir resim çizmek için renkli kalem kullanmaktadır.
Перевести с турецкий на английский
O kayısı renkli bir elbise giydi.
O, sosyetenin renkli bir siması.
Onlar özellikle renkli duvar resimleridir.
Kitap menekşe renkli.
Senin kalemin çok koyu renkli.
Ben sarı veya diğer renkli kağıt üzerine yazmayı severim.
Onun açık renkli bir cilt ve saçı vardır.
Onun kahve renkli ayakkabıları var.
Onun, kahve renkli ayakkabıları var.
Bu çok renkli çoraplar el örgüsüdür.
En koyu renkli inek bile yalnızca beyaz süt verir.
Tom'un gözlerinin altında koyu renkli halkalar vardır.
Bir gökkuşağı gökyüzünde yedi renkli kemerdir.
Bir cenaze töreni için neden altın renkli pantolon giyiyorsun?
Ben neredeyse her zaman koyu renkli giysiler giyerim.
Şüphelinin koyu renkli saçları var.
Masada renkli çiçeklerle duran beyaz bir vazo var.
Tom her zaman koyu renkli gözlük takar.
Elbiseniz cenaze töreni için çok renkli.
Bahçem çok renkli, çünkü içine çok fazla çiçek diktim.
Tukanların büyük, renkli gagaları vardır.
Renkli televizyonumuz bile var.
Çiçekler daha renkli ve çim daha yeşil görünüyor.
Renkli kontak lensler takmaya başlamam gerektiğini düşünüyor musun?
O renkli elbiseyi daha çok seviyorum.
Biliyorsun, her şey çok renkli idi.
Bu beklediğimden daha renkli.
Tom'un tuttuğu şişenin mor renkli bir etiketi vardı.
Senin kazağın benimkinden daha renkli.
Pembe renkli bir arabam var.
Mary'nin kahverengi bir palto ve uzun bronz renkli çizmeler var.
Uygulamanızla birlikte son iki renkli fotoğraf ekleyin.
Mary'nin koyu kırmızı renkli saçı var.
Herkese iyi akşamlar ve daha sonra da renkli rüyalar dilerim.
Renkli bir dünya, renksiz günümüzü neşeli yapar.
Tom koyu renkli kıyafetler giyiyordu ve bir motosikletçi tarafından öldürüldü.
Renkli çamaşırları şuraya, beyaz çamaşırları buraya bırak.
Tom kendine kırmızı renkli üstü açılır bir araba satın aldı.
Parlak renkli kurbağalar olduğunu söylüyorlar ama ben onları hiç görmedim
Orada kırmızı renkli bir şey gördü.
Kırmızı renkli bir spor arabası var.
Yazıcının renkli kartuşu bitmiş.
Renkli bayrak yükseldi.
Skipjack ton balıkları yellowfine göre daha koyu renkli, ucuz ve tat olarak da biraz daha ağır oluyor.
Siyah beyaz olan dönemler aslında en renkli dönemlermiş, bunu fark ettim.
Gururlu, düzgün kesilmiş bir yüzü vardı, o kadar düzenliydi ki, hassas ağzı ve güzel, koyu renkli, istekli gözleri olmasaydı, duygusuz görünebilirdi.
Pembe renkli domuzum var.
Felix yolun kenarına park edilmiş renkli camları olan beyaz bir minibüs gördü.
Gunter kara renkli giysiler giymiş insanlarla çevriliydi.
İki renkli kablo topraklama için kullanılır.
Renkli bir kitap gibi hem görselliğiyle hem de barındırdığı derin manalarla bizleri zenginleştirir, güzelleştirir.
Tek kültürlü ve tek renkli olan şeylerin iyi olmadığını unutmayalım.
Bu parkta çok sayıda renkli kuş var.
Bu parkta çok renkli kuşlar vardır.