Узнайте, как использовать baktı в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
O bana baktı ve gülümsedi.
Перевести с турецкий на английский
O hep baktı, ama asla, mutlu değildi.
Перевести с турецкий на английский
Annem gözlerinde yaşlarla bana baktı.
Перевести с турецкий на английский
O Pablo ile evleneceğini açıkça ilan ettiğinde, neredeyse büyük annesine kalp krizi geçirtecekti , halasının gözlerini yuvasından fırlattıracaktı fakat küçük kız kardeşi gururla baktı.
Перевести с турецкий на английский
Babası öldükten sonra annesine baktı.
Перевести с турецкий на английский
Şu çocuk, ağzı açık olarak, bana baktı.
Перевести с турецкий на английский
O göklere baktı.
Перевести с турецкий на английский
Kasıtlı bir şekilde bana baktı ve toplantı salonundan ayrıldı.
Перевести с турецкий на английский
O bana ayartıcı şekilde baktı.
Перевести с турецкий на английский
Yanaklarından aşağı akan gözyaşlarıyla bana baktı.
Перевести с турецкий на английский
O, dinozorun sadık minyatürüne baktı.
Перевести с турецкий на английский
O, paraya gitmiş gözüyle baktı.
Перевести с турецкий на английский
O, hastaya baktı.
Перевести с турецкий на английский
O plaja gitti, ve denizin üzerinden ufka doğru baktı.
Перевести с турецкий на английский
O bana baktı.
Перевести с турецкий на английский
Aşağıdaki vadiye baktı.
Перевести с турецкий на английский
O bir dergiye baktı.
Перевести с турецкий на английский
Annem çorbanın tadına baktı ve biraz daha tuz ilave etti.
Перевести с турецкий на английский
Annem sütün tadına baktı.
Перевести с турецкий на английский
O, yaşlı annesine baktı.
Перевести с турецкий на английский
O, etrafına baktı, ama hiçbir şey göremedi.
Перевести с турецкий на английский
İnsanlar sessizce Jessie'ye baktı.
Перевести с турецкий на английский
Kadın sandalyeden kalktı ve kapıya doğru baktı.
Перевести с турецкий на английский
John resme baktı.
Перевести с турецкий на английский
O, kararına ciddi bir hata olarak baktı.
Перевести с турецкий на английский
Tom kitabı bir kenara koydu ve yukarı baktı.
Перевести с турецкий на английский
Tom uzun adama kuşkuyla baktı.
Перевести с турецкий на английский
Adam Tom'a baktı, sonra sahne kapısından dışarı karanlık Londra caddesine doğru gözden kayboldu.
Перевести с турецкий на английский
Uzun adam Tom'a baktı ve gülümsedi.
Перевести с турецкий на английский
O birçok kez bize doğru baktı ve uzaklaştı.
Перевести с турецкий на английский
O sanki günlerce yemek yememiş gibi baktı.
Перевести с турецкий на английский
O bir ev satın alma olasılığına baktı.
Перевести с турецкий на английский
Tom, ona daha yakından baktı.
Перевести с турецкий на английский
Tom ve Mary birbirlerine baktı.
Перевести с турецкий на английский
Adam bana baktı.
Перевести с турецкий на английский
Tom pulu aldı ve daha yakından baktı.
Перевести с турецкий на английский
María, sonbahar gecesini aydınlatan çeyrek ayı bulunan, yıldızlı gökyüzüne baktı.
Перевести с турецкий на английский
Tom pencereden dışarı baktı.
Перевести с турецкий на английский
Tom, Mary'nin gözüne baktı.
Перевести с турецкий на английский
Tom Mary'ye çok iyi baktı.
Перевести с турецкий на английский
Ben hastanedeyken, Tom çocuklarıma baktı.
Перевести с турецкий на английский
Tom hasta annesine baktı.
Перевести с турецкий на английский
O kahvaltısını yaparken, köpeği her sabah ona baktı.
Перевести с турецкий на английский
Sanki onun ona söylemediği bir şey olup olmadığını merak ederek Tom bir an Mary'ye baktı.
Перевести с турецкий на английский
Tom sıcak banyoda oturuyorken karda pencereden dışarı baktı.
Перевести с турецкий на английский
Tom gösterge panelindeki ısıölçere baktı.
Перевести с турецкий на английский
Tom az önce içeriye gelen adama baktı.
Tom şöminenin üzerindeki saate baktı.
Tom kapının arkasına bile baktı.
Sen hastanede iken Tom geçici olarak senin yerine baktı.
Tom ve Mary birbirlerine baktı ve gülümsedi.
O, karşısındaki çocuğuna baktı.
O, benim köpeğime baktı.
O çocuklarıma çok nazik bir şekilde baktı.
Sen uzaktayken köpeğe kim baktı?
O, gözüme baktı.
Adam haber programına baktı ve şok oldu.
O bana baktı ve sırıttı.
Polis her yere baktı ve Tom'la ilgili herhangi bir iz bulamadı.
Polis her yere baktı ve Tom'la ilgili hiçbir iz bulamadı.
Kate Chris'e baktı ve sonra onu görmezden geldi, bu onu perişan etti.
John oturdu pencereden dışarı baktı.
Jessie, ölüm sessizliği içinde Ürdün'e baktı
Mary şaşkınlıkla ona baktı.
Bob yüzüme baktı.
Tom, Mary'ye baktı.
O, ölümüne kadar babasına baktı.
O oğluna baktı.
Kız etrafına baktı.
O kutuya baktı.
O saatine baktı.
O, gökyüzüne baktı.
O benim gözlerime baktı.
Doktor nabzıma baktı.
Tüm oğlanlar tepeden baktı.
O, peynirli kekin tadına baktı.
O, resme baktı.
O gökyüzüne baktı.
O, ona utanarak baktı.
Tom saatine baktı.
O, yıldızlara baktı.
O resme baktı.
O, ona öfkeyle baktı.
Tom Mary'ye kaybolmuş gözüyle baktı.
Birkaç elbiseye baktı ve en pahalı olanı seçti.
O, onun yaka kartına baktı.
Çocuğa o baktı.
Çocuklara o baktı.
O bana tuhaf bir şekilde baktı.
O, onun yüzüne baktı.
O yarasına baktı.
O, şaşkınlıkla bana baktı.
O, tavana baktı.
O nefret ile ona baktı.
O, pencereden dışarıya baktı.
O, uzun ağaca baktı.
Çocuk pencereden baktı.
O, geriye baktı ve bana gülümsedi.
O, delikten dışarı baktı.
O, uzun bir süre bana baktı.