Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связьВойти
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Переводчик сайтовОнлайн-переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasПримеры использованияWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связьВойти
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Переводчик сайтовОнлайн-переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasПримеры использованияWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "bakarak"

Узнайте, как использовать bakarak в предложении на турецкий. Более 65 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.

Birçok geceyi yıldızlara bakarak geçirdi.
Перевести с турецкий на английский

Biz güzel manzaraya bakarak ayakta durduk.
Перевести с турецкий на английский

O, sonuca bakarak aşağıdaki gibi söyledi.
Перевести с турецкий на английский

Tom yatak odasındaki akvaryumda yüzen tropik balıklara bakarak oturdu.
Перевести с турецкий на английский

Bir kişinin nasıl biri olduğunu onun arkadaşlarına bakarak söyleyebilirsin.
Перевести с турецкий на английский

Judy aynaya bakarak çok fazla zaman harcıyor.
Перевести с турецкий на английский

Rahibe Teresa neye ihtiyaç olduğunu görmek için etrafına bakarak işine başladı.
Перевести с турецкий на английский

Tom Mary'nin aksanına bakarak onun bir yerli olmadığını söyleyebiliyordu.
Перевести с турецкий на английский

Tom Mary'nin yüzündeki görüntüye bakarak onun çok heyecanlı olduğunu söyleyebiliyordu.
Перевести с турецкий на английский

O, zamanının çoğunluğunu çocuklarına bakarak harcar.
Перевести с турецкий на английский

O orada oturarak ve pencereden dışarı bakarak oldukça çok zaman harcamaktadır.
Перевести с турецкий на английский

Pencereden dışarı bakarak oturuyordu.
Перевести с турецкий на английский

Pencereden dışarı bakarak oturdu.
Перевести с турецкий на английский

Ne yaparsak yapalım, iyi insanları kötü insanlardan dış görünüşlerine bakarak ayırmak imkansızdır.
Перевести с турецкий на английский

Gazetelerin söylediklerine bakarak hükme varma.
Перевести с турецкий на английский

Denize bakarak durdu.
Перевести с турецкий на английский

Kız aynaya bakarak durdu.
Перевести с турецкий на английский

Mağazalara bakarak bir saat harcadı.
Перевести с турецкий на английский

Zamanımı çalışıyor olmam gerekirken pencereden dışarıya bakarak geçiriyorum.
Перевести с турецкий на английский

Tom tavana bakarak yatakta yatıyordu.
Перевести с турецкий на английский

Tom tavana boş boş bakarak kanepede yatıyordu.
Перевести с турецкий на английский

Tom ve Mary sadece birbirlerine bakarak orada oturdular.
Перевести с турецкий на английский

Tom sadece pencereden dışarı bakarak orada oturdu.
Перевести с турецкий на английский

Tom Mary'ye bakarak sadece orada duruyordu.
Перевести с турецкий на английский

Gerçeği senden gözlerimin içine bakarak anlatmanı bekliyorum.
Перевести с турецкий на английский

Judy aynaya bakarak çok zaman geçirir.
Перевести с турецкий на английский

Bölgede olanlara sadece bugünden bakarak bir çözüm ortaya koyamayız.
Перевести с турецкий на английский

Adamın kişiliğini gözlerine bakarak anlarım.
Перевести с турецкий на английский

Tepkine bakarak şaşırdığını söyleyebilirim.
Перевести с турецкий на английский

Annesine bakarak gülümsedi.
Перевести с турецкий на английский

Tom kapıya bakarak oturdu.
Перевести с турецкий на английский

Onun burada hiç eğlenmediğini sadece Tom'a bakarak söyleyebilirsin.
Перевести с турецкий на английский

Tom'un yüzüne bakarak onun hayal kırıklığına uğradığını söyleyebilirsin.
Перевести с турецкий на английский

Sadece Tom'a bakarak orada oturdum.
Перевести с турецкий на английский

Sadece bakarak söyleyemem.
Перевести с турецкий на английский

O, denize doğru bakarak durdu.
Перевести с турецкий на английский

Pencereden dik dik dışarı bakarak oturdu.
Перевести с турецкий на английский

Onun yüzüne bakarak onun sinirlenmiş olduğunu söyleyebilirsin.
Перевести с турецкий на английский

O, hayatının çoğunu yoksul insanlara bakarak geçirdi.
Перевести с турецкий на английский

Sadece yüzüne bakarak iyi haberlerin olduğunu biliyoruz.
Перевести с турецкий на английский

Tom kendisine bakarak bir boy aynasının önünde durdu.
Перевести с турецкий на английский

Tom ve Mary birbirine bakarak yemek odası masasında oturdu.

Tom pencerelerden birinden dışarı bakarak durdu.

Şaşkınlık ve hayranlık dolu olarak ona baktım. Bir süre sonra o seslendi "Aval aval bakarak orada durma!"

Bir vampir sadece onlara bakarak insanları felç edebilir.

İnsanları görünüşlerine bakarak yargılamamalıyız.

Gençken tanıdığımız insanların yüzlerine bakarak ne kadar yaşlandığımızı söyleyebiliriz.

Sadece ona bakarak, onun seni sevdiğini söyleyebilirsin.

Geceyi çim üzerinde yıldızlara bakarak geçirdi.

"Deniz mi?" diye sordu Elsa bakarak; "Ne o? Ben hiç öyle bir şey duymadım!"

Tom akvaryumdaki balıklara bakarak saatler harcadı.

Tom sadece ekran koruyucuya bakarak bilgisayarının önünde oturdu.

Kız arkadaşıma öyle bakarak ne yapıyorsun?

Orada bana bakarak dayanıyordu.

Tom ateşe bakarak sessizce oturdu.

Bu müzik bakarak çalmak için çok zor.

Tom penceresindeki yansımasına bakarak orada oturdu.

Yaşlı adam zamanının çoğunu gençliğine bakarak geçirdi.

Notalara bakarak çalmada iyi misin?

Tom tüm gün içeride bilgisayara bakarak duruyor.

Bütün zamanını ekrana bakarak geçirdi.

Bazı bölgeler de, Osmanlı Devleti'nin ortadan kaldırılacağına, Osmanlı ülkelerinin paylaşılacağına oldubitti gözüyle bakarak kendi başlarını kurtarmaya çalışıyorlar.

Gidişata bakarak olmanın vaktidir artık.

Bir sonraki adımlarda durumun gidişine bakarak olacağız.

Aynada gözünün içine bakarak söyleyemeyeceğin şeyleri yapma.

Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский