Aprenda a usar bakan en una frase en turco. Más de 84 frases de ejemplo seleccionadas a mano con traducciones. Gratis y adaptado a móviles. Con la tecnología de Mate.
Bana bakan adamın farkında değildim.
Traducir de turco a inglés
Birbirlerine bakan iki ayna, sonsuza kadar yinelenen bir görüntü yarattı.
Traducir de turco a inglés
Bana dik dik bakan kız öfkeliydi.
Traducir de turco a inglés
O bir bakan olmak için eğitim görüyor.
Traducir de turco a inglés
Bob bir bakan oldu.
Traducir de turco a inglés
Cadılar Bayramı Kuzey Amerika'ya, bir şenlik ateşi etrafında hasadı kutlayan, birbirlerine hayalet hikayeleri anlatan, şarkı söyleyen ve fal bakan Avrupalı göçmenler tarafından getirilmiştir.
Traducir de turco a inglés
Bahçeye bakan bir oda istiyorum.
Traducir de turco a inglés
Sana bakan adamı tanıyor musun?
Traducir de turco a inglés
Bana bakan birini fark ettim.
Traducir de turco a inglés
Vadiye bakan odayı sevdim.
Traducir de turco a inglés
Bakan bina planlarını onayladı.
Traducir de turco a inglés
Bakan kendi ifadesiyle çelişti.
Traducir de turco a inglés
Tom getir götür işlerine bakan bir çocuk.
Traducir de turco a inglés
Sana bakan şu adamı tanıyor musun?
Traducir de turco a inglés
Bana bakan insanları sevmiyorum.
Traducir de turco a inglés
Çocuklara bakan biri var mı?
Traducir de turco a inglés
Ne zaman kadın ve erkeklerin geleneksel rollerini düşünsek, ailesine destek olan kocalar ve de aile ve çocuklarına bakan karılar aklımıza gelir.
Traducir de turco a inglés
Aynaya bakan iyimser kişi daha da iyimser olur ve kötümser kişi daha da kötümser.
Traducir de turco a inglés
Tom, olaylara daima olumsuz tarafından bakan çok kötümser bir insan.
Traducir de turco a inglés
Ağaca çıkan keçinin, dala bakan oğlağı olur.
Traducir de turco a inglés
Tom Mary'ye bakan tek kişi değildi.
Traducir de turco a inglés
Bu bizim için acı bir gerçek fakat bu filmi izlemek eve bana tekrar dünyaya bakan tehlikeyi getirdi.
Traducir de turco a inglés
Neredeyse bütün siheuyanların ana binaları ve daha iyi aydınlatma için güneye bakan kapıları vardı.Bu yüzden hutongların bir çoğunluğu doğudan batıya doğru çalışırlar.
Traducir de turco a inglés
Bunun yerine okyanusa bakan bir oda istiyorum.
Traducir de turco a inglés
Ona bakan birine sahip olmak isteyebilirsin.
Traducir de turco a inglés
Ayın güneşe bakan yarısı her zaman ışıldar.
Traducir de turco a inglés
Ayın güneşe bakan yarısı her zaman ışıldar fakat ışıldayan taraf her zaman dünyaya bakmaz.
Traducir de turco a inglés
Jimmie bir bakan olacak.
Traducir de turco a inglés
Tom'a bakan kişi ben olmalıyım.
Traducir de turco a inglés
Onlar kendilerine bakan çocuğu seviyor.
Traducir de turco a inglés
O kendine bakan çocuğu seviyor.
Traducir de turco a inglés
Mary yere bakan yürek yakandır.
Traducir de turco a inglés
Tom bir bakan oldu.
Traducir de turco a inglés
Tom onun arabasına bakan üç genç çocuk gördü.
Traducir de turco a inglés
Tom ona bakan insanlarla kavga etti.
Traducir de turco a inglés
Bakan önümüzdeki hafta Meksika'yı ziyaret edecektir.
Traducir de turco a inglés
Galileo, Ay'a teleskopla bakan ilk kişiydi.
Traducir de turco a inglés
Tom bir bakan olmak için okuyor.
Traducir de turco a inglés
Onlar güneye bakan bir ev satın aldılar.
Traducir de turco a inglés
O yukarıya baktığında, balkonundan ona bakan yakışıklı genç bir adam gördü.
Traducir de turco a inglés
O, liseden sonra üniversiteye gitti ve babası gibi bakan olmak için okudu.
Onun yarasına bakan kişi odur.
Bakan kilit bir konuma yakın arkadaşlarından birini seçti.
Bakan yakın arkadaşlarından birini önemli bir pozisyona atadı.
Tom bir bakan olmak istedi.
Geçenlerde konuştuğum bakan, benimle aynı fikirde.
Bakan, kabineden istifa etmek zorunda kaldı.
Tom bir şeye iyi tarafından bakan iyimser bir insan.
Tom ona bakan kişidir.
Japonya'da evcil hayvan olarak penguen bakan insanlar var gibi görünüyor.
Ona bakan genç bir doktor vardı.
Sana bakan kız o muydu?
Ben Boston'dayken köpeğime bakan kişi Tom'dur.
Leyla, Sami'yi anlayan ve ona bakan tek kişiydi.
Tarlada koyuna bakan birine ne diyorsun?
Gelin alçaltılmış gözlerle ve ona bakan herkesle odaya geldi.
Sami koridora bakan bir koltuğa oturdu.
Sami koridora bakan bir koltuğu seçti.
Sami koridora bakan bir koltuk seçti.
Sana bakan gözleri ve yolunu gözleyen gönülleri ateş gibi yak.
Ali yere bakan yürek yakandır.
Var mı bana yan bakan?
Ağaçların hep kuzeye bakan yanı yosun tutacak diye bir şey yok.
Ali yere bakan, yürek yakandır.
Size bakan var mı?
Ali orta alanın rakip yarı alanına bakan diliminde yerde kaldı.
Türkiye'de 21 bakan var ama senin gibi bakan yok.
Bakan şu ana kadar bir yorum yapmadı.
Sırp bakan Euromoney dergisi tarafından seçildi.
Bakan ayrıntılı bilgi vermedi.
Bakan gördüğü zarardan toparlanabilmiş değil.
Kabinede on dokuz bakan bulunuyor.
Eski bakan suç işlemediğini iddia ediyor.
Bakan buradan Bulgaristan'a geçti.
Aynı kural bakan yardımcıları için de geçerli.
Papa; Aziz Petrus Meydanına bakan evinin penceresinden halka hitap etti.
İnsan Tatoeba'da dilin argo bölümü de hak ettiği biçimde temsil edilebilsin diye cümle eklerken kendini prostat muayenesi yapan doktor gibi hissediyor. Dıştan yüzeysel bakan biri bunu çirkin hatta sapkınlık olarak görebilir ama neticede meseleye bütüncül bir açıdan yaklaşınca bu bir gereklilik. Argo da gerçek hayatın bir parçası ve belli ölçüde yansıtılması önemli.
Dışarıya bakan hayal dünyasında kaybolur, içeriye bakan uyanıp kendini keşfeder.
Sacha Baron Cohen'in parodileri salakça stereotipler ve tepeden bakan Yahudi imalarıyla dolu olsa da salt mizahi açıdan yine de hoşuma gidiyor.
Kapıya bakan adamın elinde bir silah vardı.
Kırların karanlığına bakan beklenti dolu yüzünde sert bir ifade hakimdi.
Tom kendisine bakan birileriyle kavgaya tutuştu.
Bana bakan adamı fark etmemiştim.
Bakan, Trump'ın Putin'in taleplerine ilişkin tutumunu netleştiriyor.