Lernen Sie, wie man uçan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 66 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Havada uçan bir kuş sürüsü gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Lindbergh, Atlantik üzerinden uçan ilk insandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir ağacın üzerinde uçan bir kuş gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz bir uçan daire gördük.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
UFO ne demek? Sanırsam, tanımlanamayan uçan nesne demek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dün gece uçan bir UFO gördü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hava uçan mermilerle doluydu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
UFO tanımlanamayan uçan nesne anlamına gelir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Güneye doğru uçan bir sürü kuş gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Havada uçan bir helikopter gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hiç uçan bir fil gördün mü?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hiç uçan bir fil gördünüz mü?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Uçan sincap ağaçtan aşağıya uçarak geldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Farklı gruplarda uçan bir grup kaz vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hiç bu ada üzerinde uçan bir uçak görmedim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gece gökyüzünde çok parlak uçan şeyler gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Başının üstünde uçan kuşları seyretmekten hoşlanır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hiç tanımlanamayan uçan nesne gördün mü?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bilim adamları, sadece Antarktika'da yaşayan bir uçan penguen kolonisi keşfetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mrs. Bruce İngiltere ile Japonya arasında uçan ilk kadın pilottu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ayrıca uçan balıklar da var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fred, Zürih üzerinde uçan uçağı gördü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Uçan kaykay gerçek oluyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Uçan kaykay gerçek olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Uçan kaykay gerçek oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
2012 yılında her yerde uçan arabalar olacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O zaman Boston'a uçan bir uçaktaydık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Başımın üzerinde uçan bir helikopter duydum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir uçan daire geldi ve ineğimi götürdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Havada uçan bir kuşu vurmak zordur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ve uzaylılar, uçan daireler ve lazer silahları nerede?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mağazanın üzerinde uçan bir reklam balonu var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ilk kez bir uçan kaykay sürmeye çalıştığında kaza yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kuzeyden gelen uçan sincaplar ağaçların içinde yuva yapar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kuzeyden uçan sincaplar genellikle kış aylarında yuvalarını paylaşır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kuzeyden uçan sincap Kuzey Amerika'da uçan tek sincap türüdür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben kuş gibi uçan beş uçak gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu uçan bir kuş.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun Noodliness'i, Uçan Spagetti Canavarı evrende nihai gerçektir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bak! Uçan bir hamam böceği!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben evimizin üzerinde uçan bir uçak görüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz bazen çiftliğimizin üzerinde uçan uçaklar görüyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben bir uçan daire gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bir meşe palamudu yediğinde, Mario bir uçan sincaba dönüşür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Noel Baba'nın kızağı uçan ren geyiği tarafından çekilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Uçan sürüngenler aslında dinozor değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Uçan balıklar var.
Düşük uçan turnalar sıcak havayı gösterir.
Bana gelecekte uçan arabalar olacağı söylendi.
Bana gelecekte uçan araçların olacağı söylendi.
Bütün uçan arabalar nerede?
Leyla etrafta uçan uçağı gördü.
Pastafaryanlar evrenin, çok sarhoşken Uçan Spagetti Canavarı tarafından yaratıldığına inanırlar.
Uçan arabalar istedik, bunun yerine 140 karakterimiz var.
Tom dün gece bir Uçan Daire gördüğünü söyledi.
Uçan arabalar nerede?
Ali gelen ortayı uçan kafa ile gole çevirdi.
Uçan bir cisim gördüm.
Uçan kuşun kanadı kırılmaz.
Tanrı büyük deniz canavarlarını, sularda kaynaşan bütün canlıları ve uçan varlıkları türlerine göre yarattı. Bunun iyi olduğunu gördü.
Ali'nin uçan tenekesini gördün mü?
Ali'nin uçan kuşa borcu var.
Onlarla birlikte her tür hayvan - evcil hayvanların, sürüngenlerin, kuşlarla uçan yaratıkların her türü - gemiye bindi. Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuh'un yanına gelip gemiye bindi.
Kori bustard dünyanın en ağır uçan kuşudur.
Kartal en yüksekte uçan kuştur.
Kelebekler uçan böceklerdir.