Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "uçan"

Lernen Sie, wie man uçan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 66 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Havada uçan bir kuş sürüsü gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Lindbergh, Atlantik üzerinden uçan ilk insandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir ağacın üzerinde uçan bir kuş gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biz bir uçan daire gördük.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

UFO ne demek? Sanırsam, tanımlanamayan uçan nesne demek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dün gece uçan bir UFO gördü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hava uçan mermilerle doluydu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

UFO tanımlanamayan uçan nesne anlamına gelir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Güneye doğru uçan bir sürü kuş gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Havada uçan bir helikopter gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hiç uçan bir fil gördün mü?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hiç uçan bir fil gördünüz mü?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Uçan sincap ağaçtan aşağıya uçarak geldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Farklı gruplarda uçan bir grup kaz vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hiç bu ada üzerinde uçan bir uçak görmedim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gece gökyüzünde çok parlak uçan şeyler gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Başının üstünde uçan kuşları seyretmekten hoşlanır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hiç tanımlanamayan uçan nesne gördün mü?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bilim adamları, sadece Antarktika'da yaşayan bir uçan penguen kolonisi keşfetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mrs. Bruce İngiltere ile Japonya arasında uçan ilk kadın pilottu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ayrıca uçan balıklar da var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Fred, Zürih üzerinde uçan uçağı gördü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Uçan kaykay gerçek oluyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Uçan kaykay gerçek olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Uçan kaykay gerçek oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

2012 yılında her yerde uçan arabalar olacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O zaman Boston'a uçan bir uçaktaydık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Başımın üzerinde uçan bir helikopter duydum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir uçan daire geldi ve ineğimi götürdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Havada uçan bir kuşu vurmak zordur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ve uzaylılar, uçan daireler ve lazer silahları nerede?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mağazanın üzerinde uçan bir reklam balonu var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom ilk kez bir uçan kaykay sürmeye çalıştığında kaza yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kuzeyden gelen uçan sincaplar ağaçların içinde yuva yapar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kuzeyden uçan sincaplar genellikle kış aylarında yuvalarını paylaşır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kuzeyden uçan sincap Kuzey Amerika'da uçan tek sincap türüdür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben kuş gibi uçan beş uçak gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu uçan bir kuş.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun Noodliness'i, Uçan Spagetti Canavarı evrende nihai gerçektir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bak! Uçan bir hamam böceği!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben evimizin üzerinde uçan bir uçak görüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biz bazen çiftliğimizin üzerinde uçan uçaklar görüyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben bir uçan daire gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bir meşe palamudu yediğinde, Mario bir uçan sincaba dönüşür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Noel Baba'nın kızağı uçan ren geyiği tarafından çekilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Uçan sürüngenler aslında dinozor değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Uçan balıklar var.

Düşük uçan turnalar sıcak havayı gösterir.

Bana gelecekte uçan arabalar olacağı söylendi.

Bana gelecekte uçan araçların olacağı söylendi.

Bütün uçan arabalar nerede?

Leyla etrafta uçan uçağı gördü.

Pastafaryanlar evrenin, çok sarhoşken Uçan Spagetti Canavarı tarafından yaratıldığına inanırlar.

Uçan arabalar istedik, bunun yerine 140 karakterimiz var.

Tom dün gece bir Uçan Daire gördüğünü söyledi.

Uçan arabalar nerede?

Ali gelen ortayı uçan kafa ile gole çevirdi.

Uçan bir cisim gördüm.

Uçan kuşun kanadı kırılmaz.

Tanrı büyük deniz canavarlarını, sularda kaynaşan bütün canlıları ve uçan varlıkları türlerine göre yarattı. Bunun iyi olduğunu gördü.

Ali'nin uçan tenekesini gördün mü?

Ali'nin uçan kuşa borcu var.

Onlarla birlikte her tür hayvan - evcil hayvanların, sürüngenlerin, kuşlarla uçan yaratıkların her türü - gemiye bindi. Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuh'un yanına gelip gemiye bindi.

Kori bustard dünyanın en ağır uçan kuşudur.

Kartal en yüksekte uçan kuştur.

Kelebekler uçan böceklerdir.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen