Lernen Sie, wie man pas in einem Türkisch Satz verwendet. Über 41 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Eski demir boru pas doluydu.
Merdiven toz ve pas ile kaplıydı.
İşlemeyen demir pas tutar.
Pas demiri yer; endişeler insanı yer.
Tom topu Mary'ye pas attı.
Bıçaklar pas ile kaplı.
Bana pas veriyor musun?
Bizim takım birçok pas hatası yaptı.
Pas ütüyü yiyor.
Pas, demiri yok ediyor.
Ali, Mehmet'e pas verdi.
Ali pas verdi.
Ali pas verebileceği bir arkadaşını aradı.
Ali kendisine pas atılmasını istedi.
Ali harika bir ara pas attı.
Anadoluspor ayağa pas yapan, ofansif bir takım.
Anadoluspor antrenmanda dar alanda kısa pas çalışması yaptı.
Pas hatası yapan Ali arkadaşından özür diledi.
Ali, adrese teslim, harika bir pas attı.
Anadoluspor çok pas yapan bir takım.
Anadoluspor kalan dakikaları eritmek için yan pas yapıyor.
Ali pas hatası yaptı.
Pas yerini bulmadı.
Hatalı pas.
Ali akıl dolu bir pas attı.
Ali adrese teslim bir pas attı.
Ali riskli bir geri pas attı.
Ali sol ayağıyla Burak'ın koşu yoluna güzel bir pas attı.
Anadoluspor kısa pas yapan bir takım.
Anadoluspor ayağa pas yapan bir takım.
Yıldızspor kısa pas yapan bir takım.
Anadoluspor uzun pas yapan bir takım.
Ali oyuncusuna zamanında pas vermediği için kızdı.
Ali sağ kanada adrese teslim bir pas attı.
Ali'nin pas hatası akını öldürdü.
Ali daha uygun pozisyondaki arkadaşına pas vermek yerine şut çekti.
Pas.
Ali pas dağıtıcı yönü güçlü bir oyuncu.
Altını pas almaz.
Pas geçiyorum.
Ben pas geçiyorum.