Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "parasını"

Lernen Sie, wie man parasını in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Aptal parasını çabuk harcar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

1971'de Birleşik Krallık, parasını onluk sisteme çevirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dünya seyahatine çıkmak amacıyla parasını biriktiriyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çoğu sporlarda en sıkı çalışma yapan takım genellikle eve ekmek parasını getirir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, tüm parasını kaybettiği için onu bağışladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bütün parasını bir kutuya koydu ve onu yatağının altına sakladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tüm parasını har vurup harman savurdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom tüm parasını bağışladı sonra intihar etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Adam onun bütün parasını soydu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O parasını her zaman özgürce harcıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'nin John'un parasını çaldığını gördü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom parasını bankaya yatırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom, mağaza müdürünü parasını ona geri vermesi için ikna etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'nin tüm parasını soydu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, ona tüm parasını kız arkadaşına harcamamasını tavsiye etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom, Mary'nin parasını çaldığını itiraf etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'yi parasını çalmakla suçladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bilet parasını ödedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O beni parasını çalmakla suçladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom kira parasını kaybettiği cüzdana koymuştu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye onun bütün parasını kaybettiğini söylemek istemedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Eğer yeterli parasını olmadığını bilseydi Tom Mary'nin biletini ödeyebilirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Caroline tüm parasını kıyafetlere harcamayacak kadar mantıklıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Caroline tüm parasını kıyafetlere harcamayacak kadar akıllıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Adam Susan'ın tüm parasını soydu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'yi yazarkasadan parasını çalarken yakaladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bütün parasını kaybetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bütün parasını tüketti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, tüm parasını bağışladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, parasını kutuya koydu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mary parasını geri istedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, şirketin parasını cebine attı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, parasını hisse senetlerine yatırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, bütün parasını kutuya koydu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, parasını, ailesini ve arkadaşlarını kaybetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, onu onun parasını çalmakla suçladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, onun bütün parasını ona geri vermeye hazırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Daha fazla insanın zamanını ve parasını bağışlamasına acil bir ihtiyaç vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, parasını ona güveniyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'nin bütün parasını çaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bütün parasını arabaya harcadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sahip olduğu azıcık parasını kaybetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Parasını kuma gömüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom parasını yatağının altına sakladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Parasını boşa harcadığına üzülüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bütün parasını at yarışına harcamayacak kadar akıllı.

Bütün parasını elbiselere harcamayacak kadar akıllıdır.

Tom Mary'nin parasını çalmamalıydı.

Mary'nin babası tüm parasını ona bıraktı.

Bankaya gidip parasını bozdurdu.

Ödül parasını bankaya yatırdı.

Caddede parasını soydular.

Parasını yüksek faiz oranıyla ödünç veriyor.

Tom bütün parasını kaybettiği için Mary'yi affetti.

Japon parasını Amerikan parası ile değiştirdiler.

Kız işverenin parasını aşırdı.

Tom Mary'yi parasını çalmakla suçladı fakat o inkar etti.

Tom, Mary'nin parasını istemiyor.

Üç büyük adam ona saldırdı ve onun parasını çaldı.

Onun parasını ödeyeceğiz.

Kahvenizin parasını ben ödeyeyim.

Parasını, ailesini ve arkadaşlarını kaybetti.

Tom parasını, ailesini ve arkadaşlarını kaybetti.

O parasını tüketti.

Tom'un parasını alamam.

Tom'un parasını nerede sakladığını biliyorum.

Devletin milletin parasını çarçur edeceğimi düşündün, değil mi?

İnsanlar artık parasını, malını ihtiyaç sahipleriyle paylaşmıyor, değil mi?

Kimsenin parasını çalmadım, senin yaptığın çok ayıp.

Kimsenin parasını çalmadım bu da aklınızda olsun.

Parasını ödemedin.

Taksiden inmeden önce yol parasını öderiz.

Onların parasını istemiyorum.

Onların parasını istemem.

Tom, Mary'nin parasını aldı.

Tom'un parasını nereye sakladığını biliyor musun?

Tom'un parasını nereye saklamış olabileceğini biliyor musun?

Tom tüm parasını kasaya koydu.

Liza tüm parasını giysilere harcıyor.

Onun tüm parasını kaybettiğini söyleniyor.

Tom'un parasını istiyorum.

Tüm parasını kumarda kaybetti.

Tom bütün parasını Mary'ye verdi.

Sürekli alışveriş yapan, tüm parasını harcayan insanlardan mısınız?

Tom bütün parasını kumar oynayarak kaybetti.

Onun parasını Tom çalmadı.

Tom bütün parasını harcadı.

Tom onun bütün parasını harcadığını öğrendiğinde Mary'nin ne söyleyeceğini merak ediyordu.

Dan parasını bugün istiyor.

O, kızı için parasını biriktirdi.

Andre bir işi başlatmak için parasını tasarruf ediyor.

Bay Mitsubishi içki parasını tasarruf etmek için evde içiyor.

O, dünyada bir yolculuk yapma niyetiyle parasını tasarruf ediyor.

O her zaman parasını unutur.

O, parasını unuttu mu?

Tom parasını saydı.

Tom parasını kaybetti.

Biri Mary'nin parasını çalmış.

Böylece, tüm parasını kaybetti.

Tom'un parasını nereye sakladığını çözmek zorundayız.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen