Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "maruz"

Lernen Sie, wie man maruz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 86 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Birçok tehlikelere maruz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Fotoğrafları güneşe maruz bırakmayın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Cildinizi çok uzun süre güneşe maruz bırakmayın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Askerler düşman ateşine maruz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu madde, asite maruz kalmış olmalı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Komutan adamlarını silah atışına maruz bıraktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aslında, yerleşik halk radyoaktif ışınlara maruz kalmaktadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İnsanlar patlamalarda ağır kayıplara maruz kaldılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İnsan embesil olmaya maruz kalan tek hayvandır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yağmura maruz bırakmayın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, tehlikeye maruz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, bilinçli olarak onu tehlikeye maruz bıraktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom kendini tehlikeye maruz bıraktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ağır eleştiriye maruz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mevsimsel alerjilere maruz kalıyor musunuz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bilerek onu tehlikeye maruz bıraktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Cildini güneşe maruz bırakmadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun güzelliği onu birçok tehlikeye maruz bıraktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Otobüs sürücüsü hafif yaralara maruz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kampa son gittiğinde Tom bir sürü sivrisinek ısırıklarına maruz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Düşmanın ateşine maruz bırakıldılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Jack çamı kozalakları, örneğin, büyük bir ısıya maruz kalıncaya kadar tohumlarını bırakmak için kolayca açılmazlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom maruz bırakılacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

F1 şampiyonu Michael Schumacher ciddi bir kafa yarasına maruz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bir beyin ameliyatına maruz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sahibi tarafından kötü muameleye maruz kalan köpeği insan görünce yüreği burkuluyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onu yağmura maruz bırakmayın!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tablolar, doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmamalıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kasetleri güneşe maruz bırakma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kimyasal maddeyi doğrudan güneş ışığına maruz bırakma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu, güneşe maruz bırakılmamalıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Elli santigrad derecenin üzerindeki sıcaklıklara maruz kalma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Isıya ya da güneş ışığına maruz kalma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bazen bedenlerimizi güneş ışığına maruz bırakmalıyız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Her zaman birtakım tehlikeye maruz kalırız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bebekleri güçlü güneş ışığına maruz bırakmak tehlikelidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kendini sınıf arkadaşlarının alayına maruz bıraktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kendini bir sürü eleştiriye maruz bırakıyorsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Patty plajda sırtını güneşe maruz bıraktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Seri katillerin çoğu, çocukluklarında şiddete maruz kalmışlardır, ama çocukluklarında şiddete maruz kalan çok az insan, sonradan seri katil olmuştur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom, tam bir vücut aramasına maruz bırakıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biz oldukça büyük bir kayba maruz kaldık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yirmi dokuz yıldır Çernobil'de radyasyona maruz kalmış tilkiler artık insanlardan korkmuyor ve onların ellerinden yemeye hazırlar.

Çimin üzerindeki siyah köpek güneşe maruz kaldı.

Deri çok uzun süre boyunca güneş ışığına maruz bırakılmamalı.

Karışıklığı maruz görün.

Ben gece sisine maruz kaldığımdan soğuk aldım.

Bazı Japon vatandaşları, Çin'de iki ülke arasındaki diplomatik anlaşmazlıklardan dolayı ayrımcılığa maruz kalıyorlar.

Tom fiziksel ve duygusal istismara maruz kalmıştı.

Tom, başka bir kadın için Meryem ve çocukları terk edince şiddetli eleştirilere maruz kaldı.

Düşman şaşırtıcı kayıplara maruz kaldı.

Konsol veya aksesuarları yüksek sıcaklık, yüksek nem ya da doğrudan güneş ışığına maruz bırakmayın. (5 °C ile 35 °C veya 41°F ile 95°F aralığında sıcaklığa sahip bir ortamda kullanın)

Şımarık bir çocuğu övmenin hiçbir faydası yok. Onlar sıkı bir eğitime maruz kalmalılar.

Bebek, radyoaktif ışınlara maruz kalmıştır.

Bitkiyi doğrudan güneş ışığına maruz bırakmayın.

Tom şoka maruz kaldı.

Köpekbalığı tarafından saldırıya maruz kalma olasılığı çok düşüktür.

Ressamlar tarihsel olarak kurşun boya gibi zehirli maddelere maruz kalmışlardır.

Onlar kitapları güneşe maruz bıraktılar.

Kimse böyle bir cezaya maruz bırakılmamalıdır.

Hiç kimse böyle bir aşağılanmaya maruz bırakılmamalıdır.

Herhangi birimiz bunun farkında olmadan yetersiz beslenmeye maruz kalabilir!

Herhangi birimiz bunu bilmeden yetersiz beslenmeye maruz kalabilir!

Herhangi birimiz yetersiz beslenmeye maruz kalabilir ve bunu bilmeyebilir.

Leyla hızlı dehidrasyona maruz kaldı.

Tom lisede zorbalığa maruz kaldı.

Aydınlanma, insanın kendi kendine maruz kaldığı olgunlaşmamışlıktan ortaya çıkmasıdır.

Tom okulda zorbalığa maruz kalıyordu.

Sami cinsel saldırıya maruz kalmadı.

Oğlum okulda zorbalığa maruz kalıyor.

Hiç ayrımcılığa maruz kalmadım.

Sami sadece Müslüman olmasından dolayı ırkçılığa maruz kaldı.

Tom soğuk ısırığına maruz kaldı.

Tom soğuk ısırmasına maruz kaldı.

Ali berber dayamasına maruz kalmamak için saçını kendi kesti.

Baskıya maruz kalıyor musun?

Yaygın inanışa göre virüsten etkilenmiş kişilere maruz kalan kişilerin hastalığa karşı test edilmesi gerektiği öne sürülüyor.

Tartışmalı filminin gösterime girmesinin ardından saldırı ve aşağılamalara maruz kalıp en sonunda öldürüldü.

Okuduğun bölüm öğrenildiğinde maruz kaldığın klişe sorular neler?

Bazı tahminlere göre, özellikle Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde 130 milyondan fazla kadın ve kız çocuğu; kadın sünnetine maruz kalmaktadır.

Uzun süre radyasyona maruz kalmak genetik hasara neden olabilir.

Yıllarca pasif olarak sigara dumanına maruz kalmıştı.

Daima bazı tür tehlikelere maruz kalırız.

Kalman'ın kirpisi sürekli olarak müziğe maruz kalır.

Dünyamız her gün Güneş'ten gelen muazzam seviyelerde radyasyona maruz kalır.

İnsanların görünmez zararlı radyasyona sürekli maruz kalması, 60 yaşına kadar yaşamalarını engelleyebilir.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen