Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "farkına"

Lernen Sie, wie man farkına in einem Türkisch Satz verwendet. Über 64 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Ben farkına varmadan önce karanlık oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Her geçen gün daha fazla insan sigaranın zararlarının farkına varıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Pasif içiciliğin tehlikelerinin daha çok farkına varıyoruz
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Saçma sapan müzik kanallarını takip edeceğine bir haber kanalı izle ve dünyanın farkına var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aptalı mı oynayayım yoksa etrafımdaki insanların farkındalığın farkına varmasını mı sağlayayım?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Her şeyin farkına vardım mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çoğu şeyin farkına vardım mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom farkına varmış gibi görünmüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kokularla oynadığınızın farkına varmıştım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom farkına varmayacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben ölmedim kimseye kızgın da değilim ne istediğimin farkına vardım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çok geç olduğunun farkına varmadım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ne zaman farkına vardın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ne zaman farkına vardınız?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kazanamıyacağımın farkına vardım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biri farkına varacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bazen beni çok kırdığının farkına varıyor musun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bazen beni çok üzdüğünün farkına varıyor musun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom fiyat etiketine baktı yeterli parası olmadığının farkına vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bilerek kalp kırmadığımın ne zaman farkına varacaksınız?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom sorunun farkına vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Er geç farkına varacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birkaç kişi farkına varıyor ama o gerçek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ziyaretçilerin, kendisini aldattığının farkına vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sanırım farkına varmamıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Düşündüm taşındım, konuya el atmam gerektiğinin farkına vardım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tanıklık etmek için onun isteksizliğinin farkına vardık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mary akşam yemeği pişirmeye gittiğinde, dolaptaki patateslerinin çimlenmiş olduğunun farkına vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ellerimde nasıl bir hazine tuttuğumun farkına çok geç vardım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Evden ayrıldıktan sonra, anahtarın hâlâ evde olduğunun farkına vardım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sanırım bir şey eksik olsa Tom farkına varırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Farkına varmadan karanlık oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom zorda olduğunun farkına vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom sıkıntıda olduğunun farkına vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom, Mary'nin farkına bile varmadan yürüyüp geçti yanından.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Doğruyu söylemek gerekirse benim en büyük endişem Tom'un Mary'nin öldürüldüğünün farkına varınca ne yapacağıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mucizeler meydana gelir, sadece biz olayların akışı içerisinde onların farkına varmayız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Problemin sadece birkaç kötü şirket değil de bütün bir sistem olduğunun farkına varmış durumdayız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Günler haftaları, haftalar ayları kovaladı ve biz ne olduğunun farkına bile varmadan başka bir yıl daha geçmiş oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, kapıyı açıncaya kadar soğuğun farkına varmadı.

Farkına varan tek kişinin ben olduğumu sanmıyorum.

Tom FBI tarafından manipüle edildiğinin gittikçe farkına vardı.

Tom, bir hata yaptığının farkına varmadan önce ne kadar sürer?

Farkına vardığınız için teşekkür ederim.

Yapmanız gereken üçüncü şey bu yeteneği geliştireceğinizin farkına varmak

Başarısızlığının farkına varmalısın.

Sağlığınızı kaybedinceye kadar onun değerinin farkına varmazsınız.

Seni bu kadar özleyeceğimin hiç farkına varmamıştım.

Socrates kendi cahilliğimizin farkına varmanın bilgelik yolunda atılmış ilk adım olduğunu söylemiştir.

Hata yaptığımın farkına varmadım.

Belki bir gün sen beni özlediğinin farkına varacaksın.

Bunun o zaman farkına varmadım.

Leyla farkına bile varmadı.

Farkına bile varmadım.

Tom sorudaki hilenin farkına varmadı.

Zaman akıp gider, insan farkına varmaz. Âdemoğlu ebedî kalmaz.

Bazı insanlar onlar için yaptıklarınıza son vermedikçe ne yaptığınızın farkına varmazlar.

Her şey bir anda oluverdi - o kadar hızlıydı ki, farkına varacak zamanım olmadı.

İşte o zaman gerçekten gittiğinin farkına vardım.

Düşüncelerinin farkına var.

Saçımı kestirdiğimin farkına bile varmadın.

İnsanın değişmesi bir şeylerin farkına varmasıdır.

Çabucak uyumazsan sen farkına varmadan sabah olacak.

Kâğıda gelen zammın farkına kitap, dergi ve gazeteden değil de tuvalet kâğıdından varıp tepki gösteren toplum dünyaya neresinden baktığını gösterir.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen