Lernen Sie, wie man etkisi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
İnci Sözlük'ün medyadaki etkisi bayağı büyük.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ülkesinin onun üstünde büyük etkisi var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onların çevre üzerinde herhangi bir etkisi yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sendikanın muhafazakâr bir parti üzerinde baskın bir etkisi var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Güçlü yenin Japon ekonomisine etkisi çok ciddi oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu ilacın yan etkisi yoktur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun potansiyel etkisi küçümsenemez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Oprah Winfrey'in kendi fanatikleri üzerinde büyük bir etkisi vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Böyle dergilerin çocuklar üzerinde büyük bir etkisi var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu tür oyuncakların çocuklar üzerinde kötü bir etkisi var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İlacın hiçbir etkisi yoktu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Öğretmen olmak istememde Tom'un kesinlikle hiçbir etkisi olmadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun etkisi hâlâ azalmamıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İlacın etkisi yavaş yavaş azalmıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İlacın anında etkisi oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Alkolün etkisi altında araba sürmeyin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Normanların İngiltere'yi istila etmesinin İngiliz dili üzerinde çok büyük etkisi olmuştur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Etrafındakiler üzerinde büyük bir etkisi vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun etkisi tüm ülkeye yayılır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun kötü bir etkisi var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary gördüğünün etkisi altında kalmıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onların etkisi her gün biraz daha büyüyor fakat onlar yaratıcı değil ve değer yargıları yapamıyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bunların yan etkisi çok olmaz mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Nancy'nin kocası üzerinde bir etkisi var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İlacın etkisi şaşırtıcıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Alkolün etkisi altındayken asla yüzme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benim üzerimde çok derin bir etkisi vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Aspirin'in kan basıncına hiç etkisi yoktur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hiç sigara içmemiş insanların %67si pasif içiciliğin sağlığa etkisi konusunda endişeli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yeni ulus, Japonya'nın ekonomik etkisi altında.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Alkolün etkisi altında araba kullanma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Toplum üzerinde bilimin etkisi büyüktür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Küçük çocuklar iyi müziğin etkisi altında bırakılmalıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fabrikanın kapanması, şehrin ekonomisine önemli ölçüde darbe etkisi yapacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Etkisi için destekle.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O ya deli ya da uyuşturucu etkisi altında.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ya deli ya da uyuşturucu etkisi altında.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
John "had"'e sahipken, James "had had"'e sahipti; "had had"'in öğretmen üzerinde daha iyi bir etkisi vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İlacın onun üzerinde harika bir etkisi vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dinlenmenin onun üzerinde harika bir etkisi vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yer çekimi etkisi her nesneden uzaya doğru her yönde ve sonsuz bir mesafede uzanır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fırtınanın ekonomi üzerinde ciddi bir etkisi vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sence iklimimizin karakterlerimiz üzerinde bir etkisi var mı?
Bunun nasıl bir etkisi olacak?
Ülkenin açılmasının Japon medeniyeti üzerinde büyük bir etkisi oldu.
Reçete edilmiş ilacınızı içki içerken almanızın herhangi bir yan etkisi olup olmayacağını kontrol etmeniz tavsiye edilir.
Profesörün öğrencileri üzerinde büyük bir etkisi var.
Etkisi önemli belirleyiciler alandaki yazarlar ya da makalelerin sayısı değil daha ziyade atıf yoğunluğu ve edebiyat yaş göstergesiydi.
Toplumun bireyler üzerinde büyük bir etkisi vardır.
Yöntemim şaşırtıcı şekilde basit, ama etkisi büyük.
Bu kitap gençlik üzerinde kötü etkisi olmakla suçlandı.
Biz çevremizin etkisi altındayız.
Öğretmenin öğrenciler üzerinde büyük bir etkisi var.
Tom Mary'nin John üzerinde kötü bir etkisi olduğunu düşünüyor.
Ciddi bir eğitim etkisi nedeniyle çocuk tamamen farklı bir kişi haline geldi.
İçkinin etkisi altında araba sürme.
Dalgakıranların tsunamiye karşı hiçbir etkisi yoktu.
Doğum kontrol haplarının olası bir yan etkisi, cinsel dürtüdeki kayıptır.
Stresin sağlığınız üzerinde çok büyük olumsuz etkisi olabilir.
Yan etkisi nedir?
Tom'un kötü bir etkisi var.
Tom'un benim üzerimde kötü bir etkisi var.
TV'nin toplum üzerindeki etkisi büyüktür.
Uyku eksikliğinin öğrencinin notlarının üzerinde çok büyük olumsuz etkisi olabilir.
Bu metnin sosyal ağlar üzerinde büyük bir etkisi vardı.
Dramatik müziğin bu sahnede iyi bir etkisi olabilir.
Ben insanların herhangi bir zararlı etkisi olmadan kedi maması yiyebildiklerini duydum.
Onun istenilenden çok farklı bir etkisi vardı.
Televizyonun toplum üzerine birçok etkisi vardır.
Deneyimin Tom üzerinde derin bir etkisi vardı.
İngiltere üzerindeki Norman zaferinin İngilizce dili üzerinde büyük bir etkisi vardı.
Bu ilacın hiçbir yan etkisi yoktur.
Bu hareketin, kadınların davranışları üzerine büyük bir etkisi vardı.
Haberin bizim üzerimizde büyük bir etkisi oldu.
Haberin onun üzerinde etkisi oldu.
Arap dilinin etkisi, İspanyolca dilinde oldukça belirgindir.
Arapçanın etkisi İspanyolcada oldukça belirgindir.
Göz ameliyatının bir yan etkisi, kuru gözlerdir.
Fırtınanın ürünlerin üzerinde kötü bir etkisi vardı.
Bugünlerde 'sera etkisi' terimi insanlar iklimle ilgili küresel değişikler hakkında konuşurken sık sık kullanılmaktadır.
Bu tür düşüncelerin sonuçta onların nihai kararı üzerinde herhangi bir etkisi olmamıştır.
Çocuklardan yaşlılara mantıklı egzersizin vücutta iyi bir etkisi var.
Doktorunuz bu ilacın insanlar üzerinde ne gibi etkisi olduğunu söyledi?
Uyuşturucu etkisi altında bilincini kaybetti.
Orta Çağ'da hangi fikirin İngilizler üzerinde en büyük etkisi olduğunu düşünüyorsunuz?
Ondan uzak dur. Kötü bir etkisi var.
Bu hapların hiçbir yan etkisi yoktur.
Tom Mary'nin benim üzerimde kötü bir etkisi olduğunu söylüyor.
Aşının etkisi yoktur.
Bu ilacın herhangi bir yan etkisi var mı?
Silah üreticilerinin politikacılar üzerindeki etkisi sonucunda binlerce insan öldü.
Leyla'nın Salima üzerinde kötü bir etkisi vardır.
Leyla uyuşturucu ve alkol etkisi altındaydı.
Emmet'in fizikteki teorisinin etkisi çokça tartışılmış, ancak bu yazıda benim kaygım bu değil.
Giysiler adam yapar. Çıplak insanların toplum üzerinde çok az etkisi vardır veya hiç etkisi yoktur.
CO₂'nin sözde sera etkisi ile ilgisi vardır.
Tom'un Mary üzerinde kötü bir etkisi var.
Bende bir etkisi olmuyor.
Sesinizin üzerimde yatıştırıcı bir etkisi var.
Haber şok etkisi yaratmıştı.