Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "elden"

Lernen Sie, wie man elden in einem Türkisch Satz verwendet. Über 64 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Tom parayı elden çıkarmak için zaman kaybetmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ödevlerini pazartesiye kadar elden teslim edeceksin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, arazisini elden çıkarmak istiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Eski arabamı elden çıkardım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O kitaplarını elden çıkarmak istiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Benim eski paltoyu elden çıkardım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Lütfen notu elden ele gezdirin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun mücevher kutusunu elden çıkarmak zorunda kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oyunu oynayanlar yuvarlak oluşturacak şekilde (bacak ve ayakların konumu ters v seklinde) oturur ve sıkıca kenetlenirler. Ortaya bir ebe geçer. Eller bacakların altında olur ve bir havlu (ucu bağlanarak topuz haline getirilmiş) elden ele bacakların altında gezdirilir. Ebe olan bacakların arasından o havluyu almaya (bulmaya) çalışır. Tabi bu arada herkes sallanmakta ve pisi pisi demekte ve çeşitli şekillerde bağırmaktadırlar. Havluyu, uygun konumu bulan, ebenin sırtına hızlıca vurur ve tekrar alta verir ve havlu gezdirilir. Havluyu ebe kimin altında yakalarsa o kişi ebe olur ve ortaya geçer.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sanırım elden bir şey gelmezdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sanırım elden bir şey gelmez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sen bana kazık atmasaydın kibarlığı elden bırakmazdım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bunu yapmaktan nefret etmeme rağmen arabamı elden çıkardım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

El elden üstündür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana inanabilirsin, çünkü bu haberi ilk elden duydum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bilgiyi ilk elden aldım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şu ana kadar birkaç kez elden geçirmiştir
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O elden ayaktan düştü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Veren el alan elden üstündür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tedbiri elden bırakma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bunu elden çıkarmak istediğinden emin misin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom polise ne olduğuna dair ilk elden bilgiler verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom tedbiri hiç elden bırakmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O borca batmıştı ve evini elden çıkarmak zorundaydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Muhabir savaş hakkında ilk elden öğrendi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben bu bilgiyi birinci elden aldım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kötü bir anlaşmayı elden geldiği kadar düzeltmek zorundaydık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben elden ağıza yaşıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, mobilyasını elden çıkardı. Bu şekilde, o kendini ve köpeğini besleyebilecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O kürk ceketini elden çıkarmak zorundaydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu ilk elden referansların bazılarına kontrol edin. Mümkün olduğunca objektif olmalıyım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onu ilk elden yaşadım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onları elden çıkarın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gitarları genellikle elden çıkarmam.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O borç batağına saplanmıştı ve evini elden çıkarmak zorunda kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tedbiri elden bıraktım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Arabayı elden çıkarabiliriz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Fotoğraf elden ele geçirildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kusura bakma, elden bir şey gelmez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Allah kimseyi elden ayaktan düşürmesin.

Anadoluspor bu maç savunma güvenliğini elden bırakmadı.

Nasipse gelir Hint'ten, Yemen'den; nasip değilse ne gelir elden?

Biz sadece elden birakırız, insanlara değil.

Sözleşmenin bir örneğini elden teslim aldım ve yedi gün içerisinde cayma hakkım olduğu konusunda bilgilendirildim.

Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti'nin kuruluş amacı da, doğu illerindeki bütün halkın dinsel ve siyasal haklarının özgürce gelişimini sağlayacak yasal yollara başvurmak; adı geçen illerdeki Müslüman halkın tarihsel ve ulusal haklarını, gerektiğinde, uygar toplumlar önünde savunmak; doğu illerinde yapılan zulüm ve cinayetlerin nedenleriyle etmenleri ve bunları yapanlar ve yaptıranlarla ilgili tarafsızca soruşturma açarak suçluların çabuklukla cezalandırılmalarını istemek; Türklerle azınlıklar arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesine ve eskisi gibi iyi bağların pekiştirilmesine çaba göstermek; doğu illerindeki savaştan doğma yıkım ve yoksulluğu, hükümet katında girişimlerde bulunarak elden geldiğince giderme yollarını aramaktı.

Elden gelen bölgesel önlemlerin alınmasına ve özellikle halkın gerçek durum üzerinde aydınlatılmasına ve orada bulunan yabancı birlik ve subaylardan çekinmeye yer olmadığının anlatılmasına önem verildi ve hemen o bölgede ulusal örgütler kurmaya girişildi.

Ali ekmek elden, su gölden yaşıyor.

Yaşlanınca elden ayaktan düştü.

Tedbiri elden bırakmayın.

Tom eski bilgisayarını elden çıkardı.

Tom tedbiri elden bıraktı.

Din elden gidiyor!

Tedbiri elden bırakmayacağım.

Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz.

Manastır şu anda elden geçiriliyor.

Takım üç sezondur şampiyonluğu elden bırakmıyor.

Türkiye yönetim sistemini elden geçiriyor.

Ankara tedbiri elden bırakmıyor.

Gereksiz askeri mülkler elden çıkarılıyor.

Birçok kişi maske takmanın grip ve nezle gibi mevsimsel hastalıklara yakalanma riskini de azalttığını birinci elden deneyimlediği için pandemi sürecinden sonra da özellikle soğuk havalarda maske kullanımının sıfırlanmayacağını tahmin ediyorum.

Şu an elden satış yapmıyoruz.

Geçirdiği kazadan sonra iyice elden ayaktan düştü.

Şarap şişesini elden ele gezdirerek ortaklaşa içtiler.

Boş zaman özgürce elden çıkarılabilen zamandır.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen