Lernen Sie, wie man dizi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 88 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Ordu savaş sırasında bir dizi görkemli eylemlerde yer aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gariptir, bu sonbaharda çok sayıda pembe dizi izliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bir dizi tıbbi keşifler yaptı
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar bir dizi konser verdiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gözde dizi filmin nedir?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çocuk düştü ve dizi sıyrıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir dizi felaket bölgeyi vurdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kendimi Breaking Bad'in sonunun gülünç bir şekilde aceleye getirildiğini düşünmekten alıkoyamıyorum - yine de çok güzel bir dizi ama daha iyi olabilirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir dizi cinayetin aynı adam tarafından işlendiği düşünüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Pembe dizi bağımlısıyım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Öncüler bir dizi engelin üstesinden geldiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Araştırmacıların çoğu, Tom'un teklifinin Mary'ye bir dizi yeni teklifler gelmesine neden olacağı kanısında.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gelecek ayın baskısında yeni bir dizi başlayacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dizi kanayan çocuklar da yok artık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O zamandan beri bir dizi talihsizlikler yaşadım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, toplantıda bir dizi sorun getirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Jose düştü,fakat sadece dizi soyuldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, bir dizi heyecanlı dedektif hikâyesi yazdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar bir dizi büyük ekonomik programlar başlattı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un yaralı bir dizi var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un ağrılı bir dizi var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom, Mary'yi geceleyin gizlice pembe dizi seyrederken yakaladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir dizi cinayet işledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz bir dizi cinayeti araştırıyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Size bir dizi soru soracağım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir dizi cinayetten dolayı iki ömür boyu hapis cezası çekiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom pembe dizi izliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dizi politikası yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary dizi izliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun bir dizi çarpık dişleri var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
On florin için, bir dizi pul gönderirim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yukarı veya alt kata yürürken Tom'un dizi acıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Boston bölgesinde bir dizi soygun olmuş.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben karda yoldan ön kapıma kadar üç dizi ayak izi gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sıfır yerçekimi altında bir dizi deney gerçekleştirdiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir dizi masa örtüsü ve peçete aldım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, Kaliforniya Üniversitesinde Japon edebiyatı üzerine bir dizi konferans verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O sadece ilginç bir dizi makale yayınladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fadıl, Leyla'dan bir dizi mektup aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Güneş G tipi ana dizi yıldızıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hayat bir dizi karardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir dizi olay savaşın başlamasına yol açtı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yaşam bir dizi tesadüften başka nedir?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hayat bir dizi tesadüftür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary bir pembe dizi yıldızıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Polis bir dizi silahlı saldırıyı araştırıyordu.
Son zamanlarda neredeyse hiç ilgi çekici dizi yokmuş gibi bir his var içimde.
İçimde son zamanlarda neredeyse hiç ilgi çekici bir dizi yokmuş gibi bir his var.
TV'de aptalca bir dizi vardı.
Kovan mühimmat deposuna düştü ve bir dizi patlama yarattı.
Kabuk mühimmat depolarına düştü ve bir dizi patlamalar yarattı.
Tom, Mary'ye bir dizi anahtar verdi.
Bir tsunami, depremlerin veya denizaltı volkanik patlamalarının neden olduğu bir dizi dalgadır.
Kulağa pembe dizi gibi geliyor.
Dizi yayından kaldırıldı.
Breaking Bad en sevdiğim dizi.
Bir dizi affedilmez suç işledi.
Dizi izliyordum.
Yaşam bir dizi karardır.
Arka arkaya izlenesi bir dizi bu.
Bölümleri art arda izlemelik bir dizi bu.
Bir dizi şanssızlık yaşadım.
Bunu derhal bir dizi tutuklama izledi.
Dizi, on Aralık'ta sona erdi.
Hükümet ayrıca bir dizi skandal da atlattı.
Biz bir dizi çözümlenmemiş meseleyi devraldık.
Sendikalar, bir dizi grev yapılacağını duyurdu.
Dizi harika!
Bu olayı bir dizi soruşturma izledi.
Dizi final yapmış.
Annemin en sevdiği dizi yarın final yapıyor.
Dizi ne zaman final yaptı?
Seni en çok etkileyen dizi karakteri kim?
Mutlaka herkes izlemeli dediğin bir film ya da dizi var mı?
O dizi bu sezon çok bozdu.
İzlediğin ilk yabancı dizi hangisiydi?
Sence gelmiş geçmiş en iyi dizi hangisi?
Dizi ve filmlerdeki klişeleşmiş şive mizahını banal ve itici buluyorum.
Nüfusunun çoğunluğu yoksulluk, hatta açlık sınırında yaşayan ülkemizde dizi oyuncuları bölüm başına on binlerce lira para kazanıyor.
Bu akşam annemle dizi izleyeceğim.
Bir dizi deprem bölgeyi sarstı.
Savaşın yıldönümü bir dizi etkinlikle onurlandırıldı.
Bu tür içeriğe sahip bir dizi e-posta aldım.
Dizi mi izliyorsun?
Bu benim çok izlediğim bir dizi.
Şu sıralar izlediğin bir dizi veya film var mı?
Karda bir dizi ayak izi buldu.
Gündüzleri Türkçe çalışıyor, geceleri ise dizi izliyor.