Lernen Sie, wie man diz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 60 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Bugün ben birçok İspanyolca sözcük öğrendim ve artık nasıl "yanak", "çene" ve "diz" diyebileceğimi biliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Elbisesi diz üstünde.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Valentino Rossi, Xavi'nin önünde diz çöker!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, onun yanında diz çöktü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz dua etmek için diz çöktük.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kar diz boyuydu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O diz boyu karın içindeydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dua etmek için hepimiz diz çöktük.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Diz üstü bilgisayarımı masanın kenarına o kadar yakın koymamalıydım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O onun yanına diz çöktü ve onun adının ne olduğunu sordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bataklık diz boyudur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Arabası diz boyu kara gömüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Eteklerimi diz boyu giymeyi severim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Diz vücudun en büyük eklemidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom diz çöktü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary diz çöküyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Beni diz çökmeye mahkum etmek istiyorsun, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun o sakallının sağ yanında diz çökmesi beni tiksindirmişti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Din adamı saatlerce diz çökmüş olarak kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Diz çök!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom diz üstü bilgisayarına bir bardak süt döktü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom diz çöktü ve döşeme tahtasını kaldırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom diz çöktü ve kırık cam parçalarını aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom daha iyi bir bakış için diz çöktü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sunağa yakın diz çöken bir çocuk gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Diz kapaklarım çıkmadan önce zayıftım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Diz çöktün, af için Tanrı'ya yalvarıyordun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary diz boyunda çizme giydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary diz boyu bir mavi elbise giyiyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'nin yanına diz çöktü, nabzını kontrol etti ve sonra baktı ve kafasını salladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Diz üstü bilgisayarında sadece ne yazdın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sol diz üzerinde küçük bir alçı gördü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary diz çöküyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O diz çöktü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Diz çöküp ona yalvarmaya başladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benim diz üstü bilgisayarım çalındı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Boston'da diz boyu kar birikti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Erkek kardeşim diz yaralanması nedeniyle ameliyat edilmek zorunda olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom küçükken hantaldı ve sık sık düşerdi. Tüm pantolonlarının diz yamaları olurdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar diz çöktü ve savaşın yakında sona ermesi için dua etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary diz boyunda çorap giydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom diz çöktü ve Mary'nin onunla evlenmesini istedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom diz çöküyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary diz üstü botlarını giydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İnsanlar dua etmek için neden diz çöküyorlar?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un diz yaralanması ne kadar kötüydü?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yeni hükümdara diz çökün.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un yapay diz eklemi var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar diz çökmüşlerdi.
Bu kaslar zayıfsa, diz kaputunu doğru konumda tutamazlar.
Sami diz çökmüştü.
Sami, Leyla'yı önünde diz çöktürdü.
Allah'tan başka kimsenin önünde diz çökmeyiz.
Tom Mary'nin yanında diz çöktü.
Tom diz yaralanmasından kurtuluyor.
Osur osur, ipe diz.
Ama yenilmedik, diz çökmedik ve ezilmedik.
Mary diz çöktü.
O bana diz çöktürdü.
Diz çöktüm.