Lernen Sie, wie man dinlemek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Kimse benim fikirlerimi dinlemek istemiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Klasik müzik dinlemek hoşuma gider.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Linda müzik dinlemek için parka gitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sesi dinlemek için hoş.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Müzik dinlemek çok eğlenceli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, müzik dinlemek için koltuğuna yerleşti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun söylediğini dinlemek zorunda değilsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İnsanlar onun müziğini dinlemek için evlerinden çıktılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben sadece biraz müzik dinlemek istedim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom teklifleri dinlemek için isteksiz görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'nin söylediği herhangi bir şeyi dinlemek için isteksiz görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yumi İngilizce programını dinlemek için erken kalktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu dinlemek çok ilginç.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun konuşmasını dinlemek her zaman hoş.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'nin söylediklerini dinlemek zorunda değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, caz dinlemek için geldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Pop müzik dinlemek istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hiç kimse onu dinlemek için durmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hangi CD'yi dinlemek istersin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hiç kimse benim fikirlerimi dinlemek istemiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sizi dinlemek istemiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Haberi dinlemek için güçlükle bekleyebildim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun söylediklerini dinlemek zorunda değilsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Haber dinlemek için radyoyu açtım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yapacağın tek şey onun tavsiyesini dinlemek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'ye kendi probleminden bahsetmesine rağmen, onu nasıl çözeceğine dair onun herhangi bir tavsiyesini dinlemek istemiyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu tür müzik hoşuna giderse, dinlemek isteyebileceğin birkaç müzisyen daha tavsiye edeyim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben sizin gerçeklerinizi, doğrularınızı ve hikayelerinizi dinlemek istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu şarkıyı dinlemek beni ağlatıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu şarkıyı dinlemek bana dans etmeyi istetiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom şarkı söylemeyi severdi fakat hiç kimse onun şarkı söylemesini dinlemek istemiyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom şarkı söylemeyi seviyordu. Fakat hiç kimse onu dinlemek istemiyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ebeveynlerini dinlemek istemiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom, Mary' yi dinlemek zorunda kalmadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Üzerinde çalıştığım yeni şarkıyı dinlemek ister misin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dün bunu seninle konuşmak istedim ama sen dinlemek istiyor gibi görünmüyordun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz bir sonuca ulaşmadan önce, Tom'un görüşünü en azından bir kez dinlemek istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çocuklar bir korku hikayesi dinlemek istediler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir kütüphanede yüksek sesle konuşan insanları dinlemek sinir bozucu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sorunlarımı dinlemek istediğini sanmıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İşe giderken müzik dinlemek beni rahatlatıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Beni dinlemek zorundasın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Neden beni dinlemek istemiyorsun?
Hala Tom'un düşüncesini dinlemek istiyorum.
Dinlemek zorundasın.
Haberleri dinlemek için radyoyu açtım.
Daha iyi bir fikri olan varsa dinlemek isterim.
Müzik dinlemek, tercih ettiğim bir eğlencedir.
Yaşadıklarını dinlemek için sabırsızlanıyorum.
Söyleyeceklerinizi dinlemek istemiyorum.
Dinlemek istemiyorsan kulaklarını kapat.
Kimse dinlemek istemiyordu.
Tom bütün hikayeyi tekrar baştan dinlemek zorunda kaldı.
Dinlemek ister misiniz?
Yapman gereken bütün şey dinlemek.
Şimdi bunu dinlemek için havanda olmayabilirsin ama sana önemli bir şey söylemem gerekiyor.
Benim için yüksek sesle müzik dinlemek can sıkıcı.
Eski müzik formatlarını dinlemek bana memleketimi hatırlatıyor.
Bizi dinlemek zorundasın.
Onları dinlemek zorundasın.
Onu dinlemek zorundasın.
Teorilerini dinlemek istemiyorum.
Bunu dinlemek için kalmıyorum! İyi günler!
Beni dinlemek için zamanın var mı?
Tom sorunlarımı dinlemek istemiyordu.
Bu, Tom'un dinlemek istediği müzik türü.
Tom'un hikayelerini dinlemek istiyorum.
Hikayeni dinlemek istiyorum.
O parçayı hep dinlemek istemişimdir.
Sen Tom'u dinlemek zorundasın.
Seni dinlemek zorunda değilim.
Müzik dinlemek benim favori istirahatimdir.
Radyo dinlemek ister misin?
Neden ben bütün her şeyi dinlemek zorundayım?
Ben sizin açıklamalarınızı dinlemek istemiyorum.
Senin teorilerinden birini bile dinlemek benim ilgimi çekmiyor.
Hiç kimse dinlemek istemezdi.
Kimse dinlemek istemezdi.
Ölüm çok güzel olmalı. Kafanın üzerinde sallanan yeşil otları olan yumuşak kahverengi toprakta uzanmak ve sessizliği dinlemek. Dünü ve yarını olmamak. Zamanı unutmak, hayatı bağışlamak, barışık olmak.
Bunu dinlemek istiyor musun?
O anda müzik dinlemek beni rahatlattı.
Dinlemek istedik.
Bir şarkı söylememi dinlemek ister misin?
Amcamın bütün ailesi hikaye anlatıcısını dinlemek için geldi ve tepenin diğer tarafındaki komşu konuttan halamın akrabalarından bazıları bile.
Tom'un o şarkıyı tekrar söylemesini dinlemek zorunda olmak istemiyorum.
Boston hakkında daha çok dinlemek istiyorum.
Sadece o şarkıyı dinlemek bana seni düşündürüyor.
Hikayenin geri kalanını dinlemek istiyorum.
Sadece bunun hakkında konuştuğunu dinlemek istiyorum.
Tom'un senden dinlemek istediğinden eminim.
Müzik dinlemek rahatlamak için harika bir yol.
Acılı şarkıları dinlemek beni mutlu eder.
Dinlemek için buradayım.
İnsanlar ünlü orkestrayı dinlemek için konser salonun geldiler.
Tom dinlemek için eğildi.
Artık senin feryadını dinlemek istemiyorum.
Onu dinlemek beni yoruyor.
Ben hiç dindar değilim ama Latince Rabbin Duası'nı dinlemek beni ürpertir.
Şu anda tüm yapabileceğim burada oturmak ve dinlemek.
Hikayenin tamamını dinlemek istiyorum, hiçbir ayrıntıyı atlama.