Lernen Sie, wie man dini in einem Türkisch Satz verwendet. Über 74 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
O dini mezhebin bazı acayip fikirleri var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kız kardeşinin aksine, o, ebeveynlerinin ona verdiği dini inancı korudu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yeni yasa dini azınlıkları oy verme haklarından mahrum edecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Daha sonra, diğer birçok ülkeden olanlar büyük ekonomik imkanlarla ilgili raporlar ve dini ve politik özgürlük tarafından cezbedildikleri için Amerika Birleşik Devletlerine akın ettiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ebeveynler ve dini liderleri onu eleştirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom dini tartışmamaya karar verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun güçlü dini inançları vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, dini müzik dinler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dini meseleler hakkında konuşmak hassas bir mevzudur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar ayrıca dini özgürlük sözü verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, realizmin onun dini olduğunu söyledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benim dini inancım seni bu kadar alakadar etmemeliydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babası onların ailesi gibi aynı dini inançları paylaşmayan bir kızla onun nişanını tasdik etmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, siyasi değil dini bir figürdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Katedralin tavanında dini bir resim vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hiç kimse ten rengi veya özgeçmiş ya da dini nedeniyle başka birine nefret ederek doğmaz.İnsanlar nefret etmeyi öğrenmeliler ve nefret etmeyi öğrenebiliyorlarsa, aşk insan kalbine karşıtından daha doğal geldiği için sevmeyi öğretebilirler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Din çok bireyseldir. Neredeyse herkesin gerçekten kendi dini vardır. Dindeki bütünlük bir kurnazlıktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bazı bilimcilere göre İslam dini, Hacerizm adıyla Filistin'de ortaya çıkmıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ve Mary hiç dini bütün değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O zamandan beri dini etkinliklerle uğraşıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İşte bu nedenle onların dini olarak bunun yerine günlük geleneklerinde Sintoizm ve Budizm uygulanmaktadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Voodoo dini Haiti ile ilişkilidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun hiçbir dini düşüncesi yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O hâlâ dini inançlarla boğuşuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Vezir'in görünen dini ne, gerçek dini ne?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un birçok dini kitabı var ama o onları hiç okumaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben etnik ve dini azınlıklar hakkında yazmaya çalışacağım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Carl Gustav Jung, analitik psikolojinin kurucusu, her zaman hastalıklarının dini inançlarına çok saygı gösterdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Diğerleri dini zulümden kaçmak için geldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benim dini gün sırasında bir füg besteledim ve bir narbülbülü evcilleştirdim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dini tarikat nedir?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dan çok dini bütün dindar bir bireydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom dini bir fanatiktir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu bölgede dini inanç ağır basar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben dini tartışmaktan kaçınmayı tercih ederim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İsa modern dini muhafazakârlar hakkında ne düşünürdü?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne sıklıkta dini hizmetlere katılıyorsunuz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İslam Danimarka'nın en büyük ikinci dini olup, onun 210.000 inananı toplumunun% 3.7'sini oluşturmaktadır.
Dini, devletten uzak tutun.
Dini, hükümet dışı tutun.
Leyla'nın kartvizitinde dini yazılar vardı.
Leyla sıkı bir dini geçmişten geliyor.
O, dini müzik dinliyor.
Kimin bölgesi, onun dini.
Tom'un güçlü dini inançları var.
Sami İslam'ın barış dini olduğunu söyledi.
Sami İslam'ın bir terör dini olduğuna inanıyordu.
Sami lisedeyken dini sohbetlere katılmaya başlamıştı.
Sami dini bütün bir aileden geliyordu.
Sami dini bütün bir Müslüman.
Sami dini vecibelerini yerine getiren bir Müslüman.
Hayvanların bir dini olsaydı şeytanı insan şeklinde tasvir ederdi.
Tom dini bütündür.
Onun dini para kazanmaktır.
Ali'nin dini imanı paradır.
Kalkmışın dini imanı olmaz.
Ali kinini dini hâline getirmiş biri.
Bu, papanın yüzüncü dış dini gezisi oldu.
Bu bina bir dini yapıdan fazlasıdır.
Yemekler, bayramın dini önemini yansıtıyor.
Bosna Hersek'te pek çok dini mekan bulunuyor.
Anayasaya göre Arnavutluk'un resmi bir dini yok.
Dini muhafazakârlar toplumun %33,5'ini kapsıyor.
Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir.
Musevilik inancının en önemli dini bayramlarından Pesah vesilesiyle, Musevi vatandaşlarımızı en kalbî duygularımla tebrik ediyorum.
Cadılar Bayramı dini bir bayram değildir.
Tüm kişiler tam ve özgürce dini düşünce özgürlüğüne sahip olacaktır; ayrıca hiç kimse herhangi bir dini kurumu sık sık ziyaret etmeye veya sürdürmeye zorlanamaz.
Paranın dini imanı olmaz.
Devletin dini adalettir.
İslam dini Japonya'da yayılım gösteremedi.
Birçok kişi devletin dini tarafsızlık yükümlülüğüne inanıyor.
Bütün insanlık dini hayatını eşit şekilde düzenleyecektir.
Kuran'ın yakılması, düşmanlık ve dini hoşgörüsüzlük ortamını besler.
Hamas ve Hizbullah'ın her ikisi de radikal dini gruplar olarak kabul ediliyor.