Lernen Sie, wie man din in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Din özgürlüğü için savaşıyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Öğretim insan şahsiyetinin tam gelişmesini ve insan haklarıyla ana hürriyetlerine saygının kuvvetlenmesini hedef almalıdır. Öğretim bütün milletler, ırk ve din grupları arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu teşvik etmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın idamesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Herkesin, fikir, vicdan ve din hürriyeti hakkı vardır; bu hak, din veya kanaat değiştirmek hürriyeti, dinini veya kanaatini tek başına veya topluca, açık olarak veya özel surette, öğretim, tatbikat, ibadet ve ayinlerle izhar etmek hürriyetini içerir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tam din özgürlüğü tüm insanlar için güvence altına alınmıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Her din cinayeti yasaklar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
"Simya" kelimesi günümüz Japonya'sında, inandıkları hiçbir ahlâk değeri olmayan siyasetçilerin veya din madrabazlarının gayr-ı ahlâki yollardan para kazanmalarını ifade etmek sadedinde münhasıran mecazi manasıyla kullanılır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Din hakkında hiç fikri yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar din özgürlüğü için savaştılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yarım-doktor seni ve yarım-din alimi inancını öldürür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Din, ahlak ile eş anlamlı olsa, Brezilya dünyada en bozulmamış ülke olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Din ve siyasetle ilgili tartışmadan kaçınsan iyi olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İslam ve batı arasındaki ilişki yüzyıllar süren birliktelik ve ortak çalışma fakat aynı zamanda çatışma ve din savaşları içermektedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Din ve bilim birbiriyle çatışmak zorunda değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Din adamı saatlerce diz çökmüş olarak kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bilim bir din değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Başlangıç için Kudüsü ziyaret ettim-üç büyük din için kutsal bir yer.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yüz tane versiyonu olsa bile tek bir din vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Din konusunu çok merak ediyor musun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Din sıradan insanların metafiziğidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Budizm bir din midir yoksa bir felsefe mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bilim birçok şeyi açıklar ama din asla açıklayamazdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Din çok bireyseldir. Neredeyse herkesin gerçekten kendi dini vardır. Dindeki bütünlük bir kurnazlıktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hristiyanlık Ermenistan'a birinci yüzyılın başında geldi ve 301 yılında resmi din oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sürekli din tartışmaları ve politika tartışmaları yapmak sıkıcı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gerçekten , Allah İndinde tek din islamdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Din kitlelerin afyonudur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Din, bütün bölgede özgürlük ve adalet arayışıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Din hakkında konuşmak istiyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Din tarafından etkilenmediğinde insan yeterince kibar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Din, insanlığın Tanrı ile olan iletişimini içeren diyaloğudur. Sanat onun monoloğudur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu ülkede din özgürlüğü yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Organ bağışına izin vermeyen hiç din var mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, din hakkında çok fanatikti.
Biz din hakkında hiç konuşmadık.
Özgür irade sorunu din için bir dikenli bir bilmece.
Din hakkındaki tartışmalar sık sık çok çekişmeli.
Orta Çağda din çok önemliydi.
Din ve felsefe arasındaki fark nedir?
Benimle din hakkında konuşma.
Sen din değiştirmeyi vaaz ediyorsun.
Din, Orta Çağ'da önemli bir rol oynamıştır.
Din, insan zayıflığının veya insan bilgisinin sınırlılığının sonucudur.
Siyaset ve din hakkında benim kendi görüşlerim var.
Din hala kullanımda olan çeşitli takvimleri yaratmada çok önemli bir rol oynamıştır.
Din-i Mübin İslam kıyamete kadar kalacak tek dindir.
Din insanların afyonudur.
Bu iki din arasındaki çok farklı bir düşünme tarzı.
Din pek çok insan için tartışmalı bir konudur.
Futbol bu ülkede bir din gibidir.
Üç ana tek tanrılı din, İslam, Yahudilik ve Hıristiyanlıktır.
Bu gerçek bir din değil. Bu bir tarikat.
Bazen en dindarlar din değiştiren kimselerdir.
ABD'de din özgürlüğü Haklar Bildirisinin teminatlarından biridir.
Din ile ilişkiniz nedir?
Bazı insanlar, bilim, din ve sihir üçlüsüne inanırlar.
Japonlar din konusunda o kadar özel değiller.
İslam yalnızca bir din değildir. O bir yaşam biçimidir.
Fadıl, İslam'da din ve ileri bilimin el ele verebileceğini buldu.
Din ve bilim arasında büyük bir anlaşmazlık vardır.
Din özgürlüğünü destekliyorum.
Din, Leyla'nın ikinci adıydı.
Din, Leyla'nın göbek adıydı.
Ben asla bir din taraftarı olmadım.
Din bir yalandır.
Dinsiz bilim topal, bilimsiz din ise kördür.
Tom bir din adamı değildi.
Çocuklar ırk ve din bilmezler. İnsan ayrımı yapmazlar. Ölçütleri sadece sevgidir. Nefreti büyüklerden öğrenirler.
Tom pek çok din okudu.
Biz hepimiz önceden ınsandık, ırkcılık bizi birbirimizden ayırmadan, din yarmadan, politika bölmeden ve maddi varlık bizi sınıflamadan.
Sami İslam'ı harika bir din olarak gördü.
Fazıl İslam'da din ve modern bilimin birbiriyle uyumlu olabileceğini fark etti.
İslam'ı öğretemiyoruz çünkü din eğitimi verecek öğretmenimiz yok.
Alman filozof ve ekonomist Karl Marx şunu söyledi: Din halkın afyonudur.
2. Hemen bilim, iktisat, din örgütleri kurmak.
Ulus ve ordu, padişah ve halifenin hainliğinden haberli olmadığı gibi, o makama ve o makamda bulunana karşı yüzyılların kökleştirdiği din ve gelenek bağlarıyla içten bağlı ve uysal.
Atma, din kardeşiyiz.
Amerika'da birçok din var, mormonluk dahil.
Bin dokuz yüz altmış bir yılı, birçok Baptist'in devletin din karşıtı düzenlemelerine uymayı reddedip bağımsız bir kilise kurduğu, Rus Baptist Kardeşliği'nin uyanış yılı olarak adlandırılır.
Din hakkında konuşmayalım.
Din elden gidiyor!
İnsanlar tanrılara inanmayı bırakırsa din mitoloji hâline gelir.
Atma Recep din kardeşiyiz.
Allah indinde din İslam'dır.
Fakat burada din hassas bir konu.
Din asla sorun olmadı.
Kırkından sonra din değiştirdi.
Ahlak kuralları mı daha eski, yoksa din mi?
Tom bir din adamıdır.
Din için hiç zorlayıcı bir argüman görmedim. Birini görsem değiştirirdim.
Siyasette mevzubahis paraysa din, vatan, millet teferruattır.
Her ideoloji esasında bir din gibidir. Her din de bir ideoloji.
Her din tanrı temelli değildir.
Din ve siyaset hakkında konuşmaktan kaçının.
Din ve siyaset hakkında konuşmaktan kaçın.
Din ve siyaset hakkında konuşmaktan uzak dur.
Din ve siyaset hakkında konuşmaktan uzak durun.
Din ve siyaset hakkında konuşmaktan uzak durunuz.
İktidar din ile toplumu kontrol ediyordu.
O hâlâ İslam'ın geri kalmış bir din olduğunu düşünüyor.
Kılıç zoruyla din değiştirilmez.