Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "dikkatsiz"

Lernen Sie, wie man dikkatsiz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 99 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Dikkatsiz araba kullanması onu ölüme götürdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dikkatsiz olduğu için, o, bir sınavı asla geçemedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dikkatsiz davranışının hesabını vermelisin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yangına dikkatsiz bir sigara içicisinin sebep olduğu ortaya çıktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bay Johnson dikkatsiz yönetimi nedeniyle kaybedilen para miktarı hakkında endişe ediyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Polis Tom'a dikkatsiz sürüşü için trafik cezası kesti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O beni benim sağlığıma karşı dikkatsiz olmama karşı uyarıda bulundu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

John elbiseleri hakkında çok dikkatsiz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom dikkatsiz bir sürücü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben dikkatsiz bir hata yaptım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, para hakkında dikkatsiz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dikkatsiz hatası tarafından kafası karıştığı için, gözyaşlarına gömüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dikkatsiz araba sürdüğü için cezalandırıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birçok araba kazaları soförler dikkatsiz davrandıkları için olurlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dikkatsiz araba sürme kazalara neden olmaktadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben, dikkatsiz olduğumu itiraf ediyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dikkatsiz sürüş, kazalara sebep olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dikkatsiz bir insan sık sık hatalar yapar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun dikkatsiz sürüşü kazaya sebep oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

John dikkatsiz. O çok hata yapar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dikkatsiz bir insan hata yapmaya eğilimlidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dikkatsiz hatam için herkes beni suçluyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O akıllı olabilir fakat sık sık dikkatsiz hatalar yapar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun böylesine dikkatsiz bir hata yapması muhtemeldir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tek bir dikkatsiz hata şirkete milyonlarca dolara mal oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Böylesine dikkatsiz bir hatayı tekrarlama.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Böylesine dikkatsiz hatalar yapma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu kadar dikkatsiz olma!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dalgınım ama dikkatsiz değilim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aç karna içilen çay beni daha da acıktırır annem bu kadar dikkatsiz mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Annem boğazımın ağrıdığını bildiği halde bana dondurma yedirdi annem bu kadar dikkatsiz mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dikkatsiz davrandın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom dikkatsiz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu deneyde dikkatsiz olacak durumda değilsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dikkatsiz araba kullanmak kazalara sebebiyet verir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom çok dikkatsiz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom dikkatsiz görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom oldukça dikkatsiz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un bu kadar dikkatsiz olduğunu düşünmüyordum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gerçekten bu kadar dikkatsiz misin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dikkatsiz olduğu için oğlunu suçladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dikkatsiz davranacaksa, ne yaptığını bilmem gerek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom son derece dikkatsiz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom oldukça dikkatsiz, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom çok dikkatsiz, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom dikkatsiz, değil mi?

Tom para hakkında dikkatsiz.

Tom dikkatsiz bir sürücüdür.

Onun kağıdında iki dikkatsiz hata vardı.

Nasıl bu kadar dikkatsiz olabilirsin?

Tom'un dikkatsiz olduğunu düşünüyorum.

O, kıyafeti hakkında dikkatsiz.

Kırık test tüpleri, kırık deney şişeleri - Laboratuvarda dikkatsiz öğrencilerin çalışması.

Gittikçe daha da dikkatsiz oluyoruz.

Sürücü dikkatsiz olduğu için araba çarptı.

Çok dikkatsiz olmasaydın kazayı önleyebilirdin.

Neden insanlar çok dikkatsiz.

Dikkatsiz olduğunu hatırlamıyorum.

Annem bununla ilgili dikkatsiz bir iş yapmamı söyledi.

Dikkatli olmanı söyledim. Dikkatsiz demedim.

O özensiz ve dikkatsiz.

Dünyada çok fazla dikkatsiz şoför var.

O dikkatsiz araç kullanmanın keyfini çıkarır.

O dikkatsiz araç kullanmaktan hoşlanır.

O dikkatsiz araç kullanmaktan çok büyük zevk alır.

Bana öyle geliyor ki o çok dikkatsiz.

Kaza onun dikkatsiz sürüşü yüzündendi.

Kaza, o dikkatsiz olduğu için oldu.

Dikkatsiz olma.

Uzun zaman önce, senin büyükannenin büyükanesi henüz doğmamışken, huysuz ve dikkatsiz bir milyarder yaşıyordu.O pis, kötü bir adamdı. Fakat yine de Amerika Birleşik Devletleri başkanlığına seçildi. Bu gerçekten bir kez oldu. İnan bana.

O daima dikkatsiz sürücüleri eleştiriyor.

Tom Mary'nin dikkatsiz olduğunu düşünüyor.

Tom Mary'nin dikkatsiz olduğunu düşündü.

Tom Mary'nin dikkatsiz olacağını düşünüyor.

Tom, Mary'nin dikkatsiz olduğunu düşünmüyordu.

Tom Mary'nin dikkatsiz olduğunu düşünmüyor.

Tom, Mary'nin çok dikkatsiz olduğunu söyledi.

"Pencereyi kıran Tom'du." "Anlaşıldı. O çok dikkatsiz."

Tom muhtemelen dikkatsiz olabilir.

Tom Mary'nin dikkatsiz olacağını düşünmüyor.

Tom muhtemelen dikkatsiz olmayacak.

Tom Mary'nin muhtemelen dikkatsiz olduğunu söyledi.

Tom bana Mary'nin dikkatsiz olduğunu düşündüğünü söyledi.

Tom dikkatsiz olduğunu söyledi.

Tom eskiden olduğu kadar dikkatsiz değil.

Tom, Mary'nin dikkatsiz olduğunu düşündüğünü söyledi.

Mary, Tom'un dikkatsiz olduğunu düşündüğünü söyledi.

Tom ve Mary'nin ikisi de dikkatsiz, değil mi?

Tom ve Mary ikisi de çok dikkatsiz, değil mi?

Tom kadar dikkatsiz değildim.

Sami dikkatsiz bir katildi.

Dikkatsiz olduğumu kabul ediyorum.

Tom bana dikkatsiz olduğunu söyledi.

Tom dikkatsiz olabilir.

Tom'un dikkatsiz olduğunu düşünmedim.

Tom'un neden bu kadar dikkatsiz olduğunu merak ediyorum.

Dikkatsiz sürücü zincirleme kazaya sebep oldu.

"Pencereyi kıran Tom'muş." "Doğrudur. Çok dikkatsiz biridir o."

Tom nasıl bu kadar dikkatsiz olabilir?

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen