Lernen Sie, wie man dibine in einem Türkisch Satz verwendet. Über 27 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Çıra dibine kör yanar.
Herkesin beni duyduğunu anlayınca yerin dibine girdim.
Kayık gölün dibine battı.
Elma ağacın dibine düşer.
Gemi denizin dibine battı.
Armut dalının dibine düşer.
Armut dibine düşer.
Onları duvarın dibine yığmış olmalı.
Tom havuzun dibine dokunamadı.
Tom, utancından yerin dibine girmek istedi.
Tom duvarın dibine yığıldı, bitmiş ve zavallı olarak.
Sos yandı ve tencerenin dibine yapıştı.
Bizi eleştirerek yerin dibine sokmaktan ne zaman vazgeçeceksin?
Tom yerin dibine girmek istedi.
Powerpoint sunumunun ciddi kusurlar içerdiği gösterildiğinde Tom utancından yerin dibine girdi.
Cehennemin dibine kadar yolun var.
Tom utancından yerin dibine girdi.
Arka arkaya mağlubiyetler alan Yıldızspor ligin dibine demir attı.
Mum dibine ışık vermez.
Yıldızspor ligin dibine demir attı.
Ali topun dibine girdi.
Ali çocuğu herkesin içinde yerin dibine soktu.
Ali hareketleriyle görgüsüzlüğün dibine vuruyor.
Varsa pulun, dünya ahiret kulun; yoksa pulun, cehennemin dibine kadar yolun.
Atom fiziği de profesörlük de yerin dibine batsın.
Bu sefer dibin dibine vurmuştum.
Kafalar o biçim, muhabbetin dibine vuruyorduk.