Lernen Sie, wie man dar in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Ekvatora yakın dar bir bölgede bulunan tropikal yağmur ormanları o kadar hızlı yok oluyor ki 2000 yılına kadar % 80'i yok olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Arnavut kaldırımlı dar sokaklarda, eve geri dönüş yolunu asla bulmayacaksın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benim köyümde, bir dere üzerinde küçük, dar bir yaya köprüsü vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ekvatora yakın dar bir bölgede bulunan,tropik yağmur ormanları o kadar hızlı yok oluyorlar ki 2000 yılına kadar onların yüzde sekseni gitmiş olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yol arabalar için çok dar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne dar merdivenler!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Açı çok dar olurdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar dar bir patika boyunca yürüdüler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dar bir patika boyunca yürüdük.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kapı araba için çok dar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Köye giden dar bir yol var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu yol arabaların geçemeyeceği kadar çok dar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dar ve dolambaçlı bir yoldan aşağıya doğru yürüdük.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu yol kamyonların geçemeyeceği kadar çok dar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O dar görüşlü biridir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dar görüşlü birisin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kapı o kadar dar ki araba geçemez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Terzi, kıyafeti yanlış adama verdi ve kıyafet o adama dar geldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu çok dar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu kaldırım caddenin karşısındakinden daha dar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu yol çok dar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Otele çıkan sokak dar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu bina çok dar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cadde kamyonlar için çok dar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu ayakkabılar çok dar. Acıtıyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bahçeye açılan kapı çok dar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dar görüşlü değilim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dar görüşlü olduğumu sanmıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Düğün sahibinin bütçesi ne kadar dar ve mütevazı olursa olsun, hokkabaz şarttı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom dar görüşlüdür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom dar görüşlü görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sokak çok dar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne dar basamaklar!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun dar omuzları var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yüzük dar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dar bir yol boyunca gittik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu ceket çok dar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sanırım bu kazak sana çok dar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İnsan gözü, görülebilir aralık dediğimiz çok dar bir ışık aralığı hariç neredeyse tüm elektromanyetik spektrum için kördür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Toplam tutulma herhangi bir zamanda sadece dünya yüzeyinin dar bir kesiminden görülebilir
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dar görüşlü milliyetçiler gibi değilim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu çok dar mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom son derece dar görüşlüdür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Arabam dar sokakta park edilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok dar görüşlü, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom dar görüşlü, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom gerçekten dar görüşlü, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom oldukça dar görüşlü, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu dar bir sokak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sadece dar görüşlü davranıyor, değil mi?
Mülteciler dar, bakımsız arka sokakta yaşıyordu.
Satın aldığım pantolon çok dar.
Sadece senin dar görüşlü fikirlerin ilginç.
Bu pantolonlar oldukça dar. Diğer bedenleri deneyebilir miyim?
Duvarlarda dar delikler var.
O, dar görüşlüdür.
Onlar dar görüşlüler.
Sen dar görüşlüsün.
Siz dar görüşlüsünüz.
Tom dar görüşlü.
Sanırım Tom dar görüşlü.
Kapı bir araba için çok dar.
O dar görüşlü dindar bir kızdı.
Bu pantolon belde biraz çok dar.
Evimin önündeki sokak oldukça dar.
Evimin arkasındaki sokak, dağıtım kamyonları için çok dar.
Tom yüksek hızla dar tünelden geçti.
Bu kadar dar görüşlü olma!
Bu kızlar dar ve kısa elbiseler giyiyorlar.
Mary dar bir kırmızı elbise giyiyordu.
O yol bir arabayı kullanmak için çok dar.
Kamyon dar yolda duvar boyunca sıyırdı.
Şimdi biraz elim dar ve böyle pahalı bir yemeğe gücüm yetmez.
Mühendis sıkıntısı şirketimizin gelişimine büyük dar boğaz.
Tom dar merdivenler aşağı koştu.
Kıyı bölgeleri nehirlerin kıyısı boyunca yer alan arazinin dar arazi şeritleridir.
Kasabanın çok dar şeritleri var.
Bu çok küçük ve dar.
Çatıya giden merdiven, dar, dik ve karanlık.
Ben kilo aldım ve bu pantolon oldukça dar.
İnsan dar bir yolda yürüyor.
Ne yazık ki o bu değişiklikleri kabul etmek için biraz fazla dar görüşlüdür.
Tom'un geniş omuzları ve dar kalçaları vardır.
Mary'nin dar omuzları ve geniş kalçaları vardır.
Sen dar fikirli bir bireysin.
Onun dar bir beli var.
Tom Mary'nin yeni mayosunun ne kadar dar ve kısa olduğunu gördüğüne şaşırmıştı.
Tom dar pantolon giymeyi sever.
Biz dar yol boyunca gittik.
O, dar omuzlara sahip.
Serviks rahmin daha alt, daha dar parçasıdır.
Dünya oldu bana dar.
Tom dar görüşlü olduğumu söylüyor.
Merdiven dar.
Otele giden yol dar.
Tom'un dar omuzları var.
Leyla dar görüşlü, kibirli bir kişidir.
Leyla gerçekten dogmatik ve dar görüşlü bir kişidir.
Bu kazak benim için çok dar.
Tom ve Mary'nin ikisi de oldukça dar görüşlü, değil mi?