Lernen Sie, wie man ciddiye in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Onun o projeyi ciddiye almasını sağlamak için buradayız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Andrina'nın işleri ciddiye almadığını bilirim ama kendisi harika bir arkadaş.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben, sağlığımı ciddiye alıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu, o kadar ciddiye alma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom asla Mary'yi ciddiye almadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom işini çok ciddiye almaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom işini ciddiye almayan insanları sevmez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'yi çok ciddiye almadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O benim espriyi ciddiye aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu ciddiye almayın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Beni ciddiye almayın. Ben sadece şaka yapıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu ciddiye alma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İşleri o kadar ciddiye almayın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Olup bitenleri fazla ciddiye almayın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sanırım sorumluluklarımı ciddiye almaya başlamamın zamanıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çok ciddiye almayın!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'u ciddiye almıyorsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İşimi ciddiye alırım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'u çok ciddiye alma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un bizi ciddiye aldığını sanmıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Beni ciddiye al.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İşler ciddiye biniyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu ciddiye almadım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un bu sözlerini ciddiye almayanlar çoğunluktaydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kimse Tom'u ciddiye almıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Görünüyor ki beni ciddiye almıyorsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom, bu gibi durumları çok ciddiye alır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Adını saklayan adamı ciddiye almayacağımı bilmiyor musun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu ciddiye almazsan, bu sana pahalıya patlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu ciddiye alma. Bir şakaydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom her şeyi çok ciddiye alır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom her şeyi çok fazla ciddiye alır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom her şeyi çok ciddiye aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom hâlâ bizi ciddiye almıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yogayı çok ciddiye alıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar seni ciddiye alabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom kendini çok ciddiye alır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu ciddiye alıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kimse seni ciddiye almıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kimse onları ciddiye almıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kimse onu ciddiye almıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onları çok ciddiye alma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu çok ciddiye alma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bunu ciddiye alıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'yi ciddiye almıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O her şeyi ciddiye alır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İşini biraz daha ciddiye almalısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Beni ciddiye almıyorsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bunu biraz daha ciddiye almalısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kimse bizi ciddiye almıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom işini çok ciddiye alır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bunu ciddiye almalısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'u çok ciddiye alıyorsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bunu ciddiye alsan iyi olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İşini çok ciddiye alıyorsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İşleri çok ciddiye alıyorsun.
Kendini çok ciddiye alma. Başka hiç kimse almıyor.
Onu ciddiye almayı öğrendik.
Beni ciddiye almayın. Ben sadece şaka yapıyordum.
Bunu biraz daha ciddiye almanı öneririm.
Problem orada zaten herkesi ciddiye alıyorum.
Biz onu ciddiye alıyoruz.
Biz işi ciddiye alıyoruz.
Tom işi ciddiye aldı.
Tom işi ciddiye alıyor.
Tom'un söylediği şeyleri ciddiye almamalısın.
İşleri ciddiye almaya başlamanı istiyorum.
Bunu ciddiye almamız gerektiğini gösteren bir uyarı bu.
Görünen o ki beni ciddiye almıyorsunuz.
Onlar beni ciddiye aldı.
Kendini çok ciddiye alma.
Ben hayatı ciddiye alırım.
Ben Tom'un onun önerisini ciddiye almadığımızı düşünmesini istemiyorum.
Tom tehdidi ciddiye almadı.
Onları ciddiye almıyorum.
Bunu biraz çok ciddiye almıyor musun?
Ben onu hiç ciddiye alamam.
Olayları hep fazla ciddiye alıyorsun.
Sen hep yalan söylüyorsun, insanların seni ciddiye almamalarının sebebi bu. Sen hak ettiğini alırsın.
Tom işleri ciddiye almaz.
Eğer sözünü tutmazsan insanlar seni ciddiye almaz.
O, kadınları ciddiye almayan adam tipidir.
Tom bunu çok ciddiye alıyor.
Tom kendisini çok ciddiye alır.
Tom'a çalışmalarını daha ciddiye almalarını söyledim.
İşleri daha ciddiye almalısın.
Tom işini ciddiye alır.
Biz bunu çok ciddiye alıyoruz.
Biz kendimizi çok fazla ciddiye alıyoruz.
Sen bunu ciddiye almıyorsun.
Seni ciddiye almak zor.
O, kadınları ciddiye almayan bir erkek türü.
Bizim bunu çok ciddiye almamız gerekiyor.
Ben bunu ciddiye alıyorum.
O kendini çok ciddiye alır.
Kimse beni ciddiye almıyor.
Anne ve babanın tavsiyesini ciddiye almalısın.
Kendinizi çok ciddiye almamaya çalışın.
Önerimiz ciddiye alınmadı.
O, kendini çok ciddiye alır.