Lernen Sie, wie man cömert in einem Türkisch Satz verwendet. Über 74 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Cömert davet için teşekkür ederiz fakat misafirliğin tadını kaçırmak istemiyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bugün para ödendiğinden beri aşırı cömert.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom işçilerine cömert davranır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok nazik ve cömert bir adam.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Komşumun cömert teklifini takdir ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Aşırı şekilde cömert olması onun en büyük hatası.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cömert bağışın için çok teşekkür ederim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Nereye giderseniz gidin, nazik ve cömert insanlarla karşılaşırsınız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu çok cömert.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Neden böyle cömert oluyorsun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok cömert.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu cömert bir teklif.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom son derece cömert.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu adam çok cömert.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne cömert bir teklif!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu cömert bir teklif fakat onu geri çevirmek zorundayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok cömert bir kişi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bize cömert bir teklif yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çok cömert olduğunu düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom cömert görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu çok cömert bir teklif.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom daha çok cömert oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom cömert değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom oldukça cömert.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok cömert, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom cömert, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çok cömert katkıların için sana teşekkür etmek istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom hiç cömert değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Neden Tom bu kadar cömert oluyor?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom şimdiye kadar tanıştığım en cömert insanlardan biri.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O cömert görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sanırım Tom cömert.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sen tanıdığım en cömert insanlardan birisin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O doğuştan cömert bir kişidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir cömert vergi indirimi bölgede fabrikalar kuran yabancı firmalara sağlanacaktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun cömert bir doğası var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ona cömert bir aylık maaş ödenir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O çok cömert, bu yüzden onunla gidelim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cömert olmayı göze alabilirim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom cömert ve iyi huyludur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Köylüler onun çok cömert olduğunu düşündü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben bildiğim en cömert insanlardan biriyim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, tanıdığım en cömert insanlardan biridir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cömert ol; sadece hatalarını düşünme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom arkadaşları ile çok cömert.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İsveç'in cömert ebeveyn izni ve çocuk bakımı politikaları vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kim böyle cömert bir teklifi reddederdi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yaşlanınca pinti parayla cömert olmayı öğrendi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cömert bir adam hayır kurumuna iki milyar yen katkıda bulundu
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şirket bana cömert bir paket teklif etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cömert davranıyordum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok cömert bir adamdır.
Cömert olanlar sadece fakirler.
Cömert desteğiniz için size teşekkür ederiz.
Leyla, Fadıl'ın sıcak kalpli cömert bir insan olduğunu biliyordu.
Tom çok cömert bir aşıktır.
O çok cömert bir jesttir.
Ben sana hep cömert oldum.
Tom çok cömert değil.
Tom çok cömert değildi.
Tom ve Mary ikisi de cömert, değil mi?
Tom bildiğim en cömert insanlardan biridir.
Tom ve Mary ikisi de çok cömert, değil mi?
Tom ve Mary bildiğim en cömert insanlardan ikisidir.
Kendini cömert bir kişi olarak görüyor musun?
Tom cömert bir adam.
Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler.
Tom cömert bir insan.
İnsanlar en çok birbirlerini üzmek konusunda cömert davranıyor.
Malında cömert, sırrında cimri ol. Mal veren aziz, sır veren zelil olur.
Dursun Temel'e "İki araban olsa birini bana verir misin?" diye sormuş. Temel "Veririm" demiş. Bunun üzerine Dursun "Peki iki evin olsa birini bana verir misin?" diye sorunca Temel yine "Veririm" demiş. Dursun bu sefer de "Peki iki tavuğun olsa birini bana verir misin?" diye sormuş. Temel bu defa "Vermem" demiş. Buna şaşıran Dursun, söz konusu araba ve evken cömert olan Temel'in iş çok daha ucuz olan tavuğa gelince neden cimrileştiğini sormuş. Temel de "La uşağım, çünkü iki tavuğum gerçekten var da" diye cevap vermiş.
Ama en azından sana cömert sözlerin için teşekkür etmeme izin ver. Uzun zamandır bana hiç sarf edilmemişti.
Ne kadar cömert adamsın!
Gerçekten Tom'un cömert olacağını düşünüyor musun?