Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "baskı"

Lernen Sie, wie man baskı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

O biraz daha uzun kalmam için bana baskı yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birçok siyasetçi komite üzerine güçlü bir baskı uygulamıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yeni bir araba satın alması için babasına baskı yaptığında Catherine'nin bir art niyeti vardı; O, arabayı kendisinin sürebileceğini umuyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Vergi reformu için baskı artıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birçoğu sömürgeciliğin egemenliği altında uzun bir süre baskı ve sefaletten çekmiştir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birçoğu sömürgecilik altında uzun süre baskı ve zorluktan çekti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben bu koşullar altında önemli bir baskı gösterdiğimi düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Baskı altında daha iyi çalışırım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kendi yararı için insanları kullanmayı bırakması için Keiko'ya baskı yaptım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye John'a gerçeği söylemesi için baskı yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun ailesi ve doktoru ona gitmemesi için baskı yaptılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu kitabın, eğer varsa, az sayıda baskı hataları var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yerçekimi insan vücuduna baskı yapıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sendika yüzde on oranında ücret zammı için baskı yapıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O ona istifa etmesi için baskı yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben en iyi baskı altında çalışırım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye bırakması için baskı yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Adımı imzalamam için bana baskı yapıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Halat baskı altında kırıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, ona işini bırakması için baskı yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, ona bir açıklama için baskı yapmadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben baskı hissediyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu baskı yedi bin nüsha ile sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öğretmenimiz daha çok çalışmamız için baskı yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sebzelerini yemesi için ona baskı yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir açıklama için ona baskı yapmadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Silahlı bir adam ona arabaya binmesi için baskı yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hırsızlara yardım etmesi için baskı yapıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir kesik kanıyorsa, üzerine baskı uygula.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İlk baskı on yıl önce yayınlandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kanamayı durdurmak için yara üstüne baskı uygula.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bazı baskı hataları var fakat her şeyi hesaba katarsak iyi bir kitap.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom onu yapmam için baskı yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom baskı altında tutuldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom baskı altında.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben kararımı aldım lütfen değiştirmem için baskı uygulamayın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana baskı yapmaktan vazgeç.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Odada bir baskı hissi vardı; Hiç kimse krala kararının ne kadar aptalca olduğunu söylemeye cesaret etmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'u baskı altında tut.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'a baskı yapmayın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Son zamanlarda çok baskı altındayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birkaç kitap var ama onlarda bazı baskı hataları var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çok baskı altındayım sadece ağlamak istiyorum.

Tom bir açıklama için Mary'ye baskı yapmadı.

Ülkeme ihanet etmem için bana baskı yapılmayacak.

İstemediğim bir şeyi yapmam için bana baskı yapılmayacak.

Tom baskı altında soğukkanlıdır.

Ben hep baskı altındayım.

Çok baskı altındaydım.

Tom, baskı altındayken bile soğukkanlı, sakin ve aklı başında.

Tom bana baskı yaptı.

Tom Mary'nin daha dikkatli olması için baskı yaptı.

Onlara baskı yapmayın.

Bana baskı yapma.

Ona baskı yapma.

Kanamayı hemen durdurmak için yaranın üzerine baskı uygulayın.

Tom çok baskı altında.

Tom'a her zaman para için baskı yapılıyor.

İlk baskı makinesi Gutenberg tarafından icat edilmiştir.

O bir baskı hatası olmalı.

Senin güçlü olduğunu biliyorum ama politik baskı daha güçlüdür.

Baskı altında kalan halk boyun eğmedi.

Daha önce bu kadar çok baskı altında kalmadım.

O acele ile basıldığı için, kitabın bir sürü baskı hataları var.

Alelacele basıldığı için kitapta birçok baskı hatası var.

O, muhtemelen baskı hatası.

Sana baskı yapmak istemiyoruz.

Baskı hissetmeni istemiyoruz.

Ben baskı altında iyi çalışmam.

Polis konuşması için Tom'a baskı yaptı.

O ona baskı yapmadı.

Son zamanlarda çok büyük baskı altında kaldım.

Biz daha önce hiç olmadığı gibi baskı ile karşı karşıya kaldık.

O muhtemelen bir baskı hatası.

Sağlık kitapları okuma konusunda dikkatli olun. Bir baskı hatasından ölebilirsiniz.

Bunu yapman için sana baskı yaptığımı hissetmeni istemiyorum.

Tom baskı ile başa çıkabilir mi?

Kadınlar üzerinde zayıflamak için çok baskı var.

Onun üzerinde bir ton baskı vardı.

Onun kütüphanesinin 3.500 kitabı var ve birçok birinci baskı içermektedir.

Onun kütüphanede 3.500 kitabı var ve onların çoğu ilk baskı.

Tom baskı altında sakindi.

İstifa etmek için hayli baskı altındayım.

Tom yoğun bir baskı altında.

Baskı hatası olmayan birkaç kitap var.

Ben birini baskı yaptım.

Tom son zamanlarda büyük bir baskı altında.

O ülkenin hükümeti insanlarına baskı yapmaktadır.

Sana baskı yapmaya çalışmıyorum.

Dan bilimsel makalelerini yayımlamak için baskı altındaydı.

Yoshida, baskı yapma.

Ben çok baskı altındayım.

Ünlü sanatçılara gazeteciler tarafından baskı yapılır.

Bir zamanlar best seller olan bu kitap artık baskı dışıdır.

Zaman baskı yapıyor ve acil eylem gerekli.

Bu baskı, okumak için fazla küçük.

Tom bu soruna bir çözüm bulmak için baskı altında.

Ben o zaman çok baskı altındaydım.

Nefret söylemi olarak etiketleme konuşma sosyal baskı vasıtasıyla ifade özgürlüğünü sınırlamak için bir yoldur.

Tom büyük baskı altında bile soğukkanlıdır.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen