Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "baktı"

Lernen Sie, wie man baktı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

O bana baktı ve gülümsedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O hep baktı, ama asla, mutlu değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Annem gözlerinde yaşlarla bana baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O Pablo ile evleneceğini açıkça ilan ettiğinde, neredeyse büyük annesine kalp krizi geçirtecekti , halasının gözlerini yuvasından fırlattıracaktı fakat küçük kız kardeşi gururla baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Babası öldükten sonra annesine baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şu çocuk, ağzı açık olarak, bana baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O göklere baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kasıtlı bir şekilde bana baktı ve toplantı salonundan ayrıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bana ayartıcı şekilde baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yanaklarından aşağı akan gözyaşlarıyla bana baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, dinozorun sadık minyatürüne baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, paraya gitmiş gözüyle baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, hastaya baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O plaja gitti, ve denizin üzerinden ufka doğru baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bana baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşağıdaki vadiye baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bir dergiye baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Annem çorbanın tadına baktı ve biraz daha tuz ilave etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Annem sütün tadına baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, yaşlı annesine baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, etrafına baktı, ama hiçbir şey göremedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İnsanlar sessizce Jessie'ye baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kadın sandalyeden kalktı ve kapıya doğru baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

John resme baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, kararına ciddi bir hata olarak baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom kitabı bir kenara koydu ve yukarı baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom uzun adama kuşkuyla baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Adam Tom'a baktı, sonra sahne kapısından dışarı karanlık Londra caddesine doğru gözden kayboldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Uzun adam Tom'a baktı ve gülümsedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O birçok kez bize doğru baktı ve uzaklaştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O sanki günlerce yemek yememiş gibi baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bir ev satın alma olasılığına baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom, ona daha yakından baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom ve Mary birbirlerine baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Adam bana baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom pulu aldı ve daha yakından baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

María, sonbahar gecesini aydınlatan çeyrek ayı bulunan, yıldızlı gökyüzüne baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom pencereden dışarı baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom, Mary'nin gözüne baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye çok iyi baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben hastanedeyken, Tom çocuklarıma baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom hasta annesine baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O kahvaltısını yaparken, köpeği her sabah ona baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sanki onun ona söylemediği bir şey olup olmadığını merak ederek Tom bir an Mary'ye baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom sıcak banyoda oturuyorken karda pencereden dışarı baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom gösterge panelindeki ısıölçere baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom az önce içeriye gelen adama baktı.

Tom şöminenin üzerindeki saate baktı.

Tom kapının arkasına bile baktı.

Sen hastanede iken Tom geçici olarak senin yerine baktı.

Tom ve Mary birbirlerine baktı ve gülümsedi.

O, karşısındaki çocuğuna baktı.

O, benim köpeğime baktı.

O çocuklarıma çok nazik bir şekilde baktı.

Sen uzaktayken köpeğe kim baktı?

O, gözüme baktı.

Adam haber programına baktı ve şok oldu.

O bana baktı ve sırıttı.

Polis her yere baktı ve Tom'la ilgili herhangi bir iz bulamadı.

Polis her yere baktı ve Tom'la ilgili hiçbir iz bulamadı.

Kate Chris'e baktı ve sonra onu görmezden geldi, bu onu perişan etti.

John oturdu pencereden dışarı baktı.

Jessie, ölüm sessizliği içinde Ürdün'e baktı

Mary şaşkınlıkla ona baktı.

Bob yüzüme baktı.

Tom, Mary'ye baktı.

O, ölümüne kadar babasına baktı.

O oğluna baktı.

Kız etrafına baktı.

O kutuya baktı.

O saatine baktı.

O, gökyüzüne baktı.

O benim gözlerime baktı.

Doktor nabzıma baktı.

Tüm oğlanlar tepeden baktı.

O, peynirli kekin tadına baktı.

O, resme baktı.

O gökyüzüne baktı.

O, ona utanarak baktı.

Tom saatine baktı.

O, yıldızlara baktı.

O resme baktı.

O, ona öfkeyle baktı.

Tom Mary'ye kaybolmuş gözüyle baktı.

Birkaç elbiseye baktı ve en pahalı olanı seçti.

O, onun yaka kartına baktı.

Çocuğa o baktı.

Çocuklara o baktı.

O bana tuhaf bir şekilde baktı.

O, onun yüzüne baktı.

O yarasına baktı.

O, şaşkınlıkla bana baktı.

O, tavana baktı.

O nefret ile ona baktı.

O, pencereden dışarıya baktı.

O, uzun ağaca baktı.

Çocuk pencereden baktı.

O, geriye baktı ve bana gülümsedi.

O, delikten dışarı baktı.

O, uzun bir süre bana baktı.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen