Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "bakan"

Lernen Sie, wie man bakan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 84 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Bana bakan adamın farkında değildim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birbirlerine bakan iki ayna, sonsuza kadar yinelenen bir görüntü yarattı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana dik dik bakan kız öfkeliydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bir bakan olmak için eğitim görüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bob bir bakan oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Cadılar Bayramı Kuzey Amerika'ya, bir şenlik ateşi etrafında hasadı kutlayan, birbirlerine hayalet hikayeleri anlatan, şarkı söyleyen ve fal bakan Avrupalı göçmenler tarafından getirilmiştir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bahçeye bakan bir oda istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sana bakan adamı tanıyor musun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana bakan birini fark ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Vadiye bakan odayı sevdim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bakan bina planlarını onayladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bakan kendi ifadesiyle çelişti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom getir götür işlerine bakan bir çocuk.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sana bakan şu adamı tanıyor musun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana bakan insanları sevmiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çocuklara bakan biri var mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ne zaman kadın ve erkeklerin geleneksel rollerini düşünsek, ailesine destek olan kocalar ve de aile ve çocuklarına bakan karılar aklımıza gelir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aynaya bakan iyimser kişi daha da iyimser olur ve kötümser kişi daha da kötümser.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom, olaylara daima olumsuz tarafından bakan çok kötümser bir insan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ağaca çıkan keçinin, dala bakan oğlağı olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye bakan tek kişi değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu bizim için acı bir gerçek fakat bu filmi izlemek eve bana tekrar dünyaya bakan tehlikeyi getirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Neredeyse bütün siheuyanların ana binaları ve daha iyi aydınlatma için güneye bakan kapıları vardı.Bu yüzden hutongların bir çoğunluğu doğudan batıya doğru çalışırlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bunun yerine okyanusa bakan bir oda istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ona bakan birine sahip olmak isteyebilirsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ayın güneşe bakan yarısı her zaman ışıldar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ayın güneşe bakan yarısı her zaman ışıldar fakat ışıldayan taraf her zaman dünyaya bakmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Jimmie bir bakan olacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'a bakan kişi ben olmalıyım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlar kendilerine bakan çocuğu seviyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O kendine bakan çocuğu seviyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mary yere bakan yürek yakandır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bir bakan oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom onun arabasına bakan üç genç çocuk gördü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom ona bakan insanlarla kavga etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bakan önümüzdeki hafta Meksika'yı ziyaret edecektir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Galileo, Ay'a teleskopla bakan ilk kişiydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bir bakan olmak için okuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlar güneye bakan bir ev satın aldılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O yukarıya baktığında, balkonundan ona bakan yakışıklı genç bir adam gördü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, liseden sonra üniversiteye gitti ve babası gibi bakan olmak için okudu.

Onun yarasına bakan kişi odur.

Bakan kilit bir konuma yakın arkadaşlarından birini seçti.

Bakan yakın arkadaşlarından birini önemli bir pozisyona atadı.

Tom bir bakan olmak istedi.

Geçenlerde konuştuğum bakan, benimle aynı fikirde.

Bakan, kabineden istifa etmek zorunda kaldı.

Tom bir şeye iyi tarafından bakan iyimser bir insan.

Tom ona bakan kişidir.

Japonya'da evcil hayvan olarak penguen bakan insanlar var gibi görünüyor.

Ona bakan genç bir doktor vardı.

Sana bakan kız o muydu?

Ben Boston'dayken köpeğime bakan kişi Tom'dur.

Leyla, Sami'yi anlayan ve ona bakan tek kişiydi.

Tarlada koyuna bakan birine ne diyorsun?

Gelin alçaltılmış gözlerle ve ona bakan herkesle odaya geldi.

Sami koridora bakan bir koltuğa oturdu.

Sami koridora bakan bir koltuğu seçti.

Sami koridora bakan bir koltuk seçti.

Sana bakan gözleri ve yolunu gözleyen gönülleri ateş gibi yak.

Ali yere bakan yürek yakandır.

Var mı bana yan bakan?

Ağaçların hep kuzeye bakan yanı yosun tutacak diye bir şey yok.

Ali yere bakan, yürek yakandır.

Size bakan var mı?

Ali orta alanın rakip yarı alanına bakan diliminde yerde kaldı.

Türkiye'de 21 bakan var ama senin gibi bakan yok.

Bakan şu ana kadar bir yorum yapmadı.

Sırp bakan Euromoney dergisi tarafından seçildi.

Bakan ayrıntılı bilgi vermedi.

Bakan gördüğü zarardan toparlanabilmiş değil.

Kabinede on dokuz bakan bulunuyor.

Eski bakan suç işlemediğini iddia ediyor.

Bakan buradan Bulgaristan'a geçti.

Aynı kural bakan yardımcıları için de geçerli.

Papa; Aziz Petrus Meydanına bakan evinin penceresinden halka hitap etti.

İnsan Tatoeba'da dilin argo bölümü de hak ettiği biçimde temsil edilebilsin diye cümle eklerken kendini prostat muayenesi yapan doktor gibi hissediyor. Dıştan yüzeysel bakan biri bunu çirkin hatta sapkınlık olarak görebilir ama neticede meseleye bütüncül bir açıdan yaklaşınca bu bir gereklilik. Argo da gerçek hayatın bir parçası ve belli ölçüde yansıtılması önemli.

Dışarıya bakan hayal dünyasında kaybolur, içeriye bakan uyanıp kendini keşfeder.

Sacha Baron Cohen'in parodileri salakça stereotipler ve tepeden bakan Yahudi imalarıyla dolu olsa da salt mizahi açıdan yine de hoşuma gidiyor.

Kapıya bakan adamın elinde bir silah vardı.

Kırların karanlığına bakan beklenti dolu yüzünde sert bir ifade hakimdi.

Tom kendisine bakan birileriyle kavgaya tutuştu.

Bana bakan adamı fark etmemiştim.

Bakan, Trump'ın Putin'in taleplerine ilişkin tutumunu netleştiriyor.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen