Onlar aynı ürünü çok daha ucuza yapabilir.
Bu bisikleti çok ucuza aldım.
Ben bu arabayı çok ucuza satın aldım.
Tom, liste fiyatından yüzde otuz daha ucuza bir bilgisayar aldı.
Bu kitabı daha ucuza aldım.
Bu daktiloyu ucuza kapattım.
Kendini ucuza satma.
Sanırım başka bir mağazada onu daha ucuza bulabilirim.
Ucuza almak sana çok paraya mal olabilir.
Hiçbir şeyi istediğimiz kadar ucuza almayız.
Gümüş altından daha ucuza mal olur.
Onun mallarının yarısı ucuza satıldı.
Ucuza bilet alabilmek için peşin ödeme yapmanız gerekir.
Tom benim aldığım aynı bilgisayarı benden çok daha ucuza alabilirdi.
Bu malları yurt dışından ucuza alıyorlar ve daha sonra yurtta satmak için zam yapıyorlar.
Bunu kendiniz yapmanız muhtemelen daha ucuza mal olurdu.
Ucuza mal kapatma peşindeler.
Ucuza satılan mallar kapanın elinde kaldı.
Trenle gitmek daha ucuza gelecek.
Daha ucuza bulamazsınız.
Ali kendini çok ucuza satıyor.
Korsancılık, bir yerde ucuza eğlence demek.
Bu arsayı zamanında ucuza kapattık.
Bence kendini fazla ucuza satıyorsun.
Bu ortamda Körfez'den gelecek sıcak para yatırım değil, ucuza mal mülk kapatıp etinden et koparacak akbabadır.
Ali postu ucuza satacak biri değil.
O tahmin edildiğinden daha ucuza geldi.
Kahve makinesini bugün çok ucuza aldım.