Olay, hafızamızda hâlâ tazedir.
从土耳其语翻译成英语
Bu başka bir olay.
从土耳其语翻译成英语
Araba kazası olay yeri korkunç bir manzaraydı.
从土耳其语翻译成英语
Olay onun geleceğini etkiledi.
从土耳其语翻译成英语
Zamanın ilerlemesiyle olay unutuldu.
从土耳其语翻译成英语
Olay gece yarısı gerçekleşti.
从土耳其语翻译成英语
Olay hatırlamaya değer.
从土耳其语翻译成英语
Olay anımızda hâlâ taze.
从土耳其语翻译成英语
Kaza hakkında beni en çok şaşırtan şey avukatların olay yerine ne kadar çabuk varmalarıydı.
从土耳其语翻译成英语
Olay yerinde bulunduğuna dair ona karşı herhangi bir kanıt yoktu.
从土耳其语翻译成英语
İki olay arasında yıllar geçer.
从土耳其语翻译成英语
Ben olay için hesap vereceğim.
从土耳其语翻译成英语
Tom olay hakkında Mary'ye bir şey söylememeye karar verdi.
从土耳其语翻译成英语
Tom ve Mary olay hakkında hiç konuşmamakta hemfikir oldular.
从土耳其语翻译成英语
Böyle bir olay burada oldukça yaygındır.
从土耳其语翻译成英语
O olay 15 yıl önce oldu.
从土耳其语翻译成英语
Bu bir günlük olay.
从土耳其语翻译成英语
Bu önemli bir olay.
从土耳其语翻译成英语
Bir kalabalık olay yerinde toplandı.
从土耳其语翻译成英语
Olay, Yemen'in güneyindeki El-Mukalla şehrindeki başkanlık sarayını hedefleyen ve 30 asker ve subayın ölümüyle sonuçlanan saldırının sorumluluğunun El Kaide tarafından yayınlanan bir bildiri ile üstlenilmesinden sonra meydana geldi.
从土耳其语翻译成英语
O olay onu ünlü yaptı.
从土耳其语翻译成英语
Olay yerini detaylı olarak tanımladı.
从土耳其语翻译成英语
Kimse olay hakkında konuşmak istemedi.
从土耳其语翻译成英语
Polisler hırsızı olay yerinde tutukladı.
从土耳其语翻译成英语
O olay onun tam önünde oldu.
从土耳其语翻译成英语
Onun konuşması sırasında garip bir olay oldu.
从土耳其语翻译成英语
Olay hakkında yalan söylemekle suçlandı.
从土耳其语翻译成英语
Olay çıkartmayın.
从土耳其语翻译成英语
Olay çözüldü!
从土耳其语翻译成英语
İnsanlar yaralı adamın etrafına toplandılar fakat doktor olay yerine yaklaştığında ona yol verdiler.
从土耳其语翻译成英语
Polisler olay yerinin birkaç fotoğrafını çekti.
从土耳其语翻译成英语
Bu olay gönüllülük esasına dayanır.
从土耳其语翻译成英语
Mesela anlamadığım olay şu bu adamı sevmiyorsanız o niye orada yıllarca kaldı?
从土耳其语翻译成英语
Olay mı?
从土耳其语翻译成英语
Duymak sadece size mahsus bir olay değil.
从土耳其语翻译成英语
Olay belleğimde hâlâ canlı duruyor.
从土耳其语翻译成英语
Bu kazada beni en çok şaşırtan şey avukatların olay yerine bu kadar çabuk gelmeleri.
从土耳其语翻译成英语
Olay çıkarma şimdi.
从土耳其语翻译成英语
Olay çıkarmayın şimdi.
从土耳其语翻译成英语
Dedektif olay hakkında binlerce insanı tam olarak sorguladı.
从土耳其语翻译成英语
Tom'la olay hakkında konuştun mu?
从土耳其语翻译成英语
Olay hakkında hiçbir şey hatırlamıyorum.
从土耳其语翻译成英语
Polis, Tom'un olay sırasında başka yerde olduğuna dair iddiasını araştırdı mı ki?
从土耳其语翻译成英语
Polis olay yerini kordon altına aldı.
从土耳其语翻译成英语
Bu olay onun ününü zedeledi.
从土耳其语翻译成英语
Cümle çevirisi bambaşka bir olay.
Bu ümitsiz bir olay.
Saldırı haberi üzerine, olay yerine çok sayıda polis sevk edildi.
Olay metro çıkışında meydana geldi.
Katil olay yerinde tutuklandı.
Bu olay beni çok duygulandırdı.
Bu olay yavaş yavaş anlaşılıyor.
Olay böyle oldu.
Bu olay beni çok onurlandırdı.
Tüm o olay, trajik bir yanlış anlaşılmadan ibaret.
Gazetelere çıkacak kadar olay işlemedim hiç.
Herkesin önünde olay çıkartma.
Tek bir olay hayatınızı değiştirebilir.
Bu olay hakkındaki gerçeği bilmek istiyor musun?
Tom olay olduğunda yanımdaydı.
Tom olay çıkardı.
Tatoeba, doğum yeri olan Fransa'da kültürel ve sosyal bir olay haline geldi.
Bana olay hakkında ne bildiğini söyle.
Bu mutlu bir olay.
Polis soruşturmasına göre, Tom olay sırasında suç mahallindeydi.
Olay yeri harap olmuş bir moteldeydi.
Unutulmaz bir olay cereyan etti.
Çevik kuvvet polisleri olay yerine geldi.
Daha fazla mesai için olay çıkardım.
Büyük şehirlerde gece yarısından sonra hep olay olur.
Olay onun dürüstlüğünü kanıtlıyor.
Tom olay yerinden kaçtı.
Polis olay yerine yakın çalışan birçok kişiyi sorguladı.
Olay anında Tom ofisindeydi.
Ben olay çıkarmak istemedim.
Olay beklenmedik bir hal aldı.
Bu olay beni değiştirdi.
Dan olay yerine varan ilk polis memuruydu.
Yaralı, olay yerinden uzaklaştırıldı.
Tom'a bir kamyon çarptı ve olay yerinde hayatını kaybetti.
Olay onu ünlü yaptı.
İki olay birbirine bağlı.
O zaman, olay önemli görünmedi.
Tom'un olay yerinde olmadığına dair kesin kanıtı var.
Tom'un olay sırasında başka yerde olduğuna dair kanıtı yok.
Olay uzun zaman önce oldu.
Belki de olay buydu.
Olay bu değil.
Bence olay bu değil.
Bugünkü gazete olay hakkında daha fazla ayrıntı verir.
O, o olay hakkında bir şey biliyor gibi görünüyor.
Sen kaza geçirdiğinde ben olay yerindeydim.
Dan yerel gazetede olay hakkında yazmak istemedi.
Polis olay yerinde kanıt gizledi.
Olay çok dokunaklıydı.
Umarım ülkeyi terk etmeye çalışırken bu olay size bir üzüntüye neden olmaz.
Geçen yıl tuvaletin içinde bir maganda kurşunu ateşleyen bir güvenlik görevlisi ile bir olay vardı.
Olay yerinde on polis vardı.
Neredeyse kusursuz cinayetti: Biz, olay yerine geldik, bagajı açtık, adamı öldürdük ve izleri temizledik, ama biz cesedi gizlemeyi unuttuk.
Bu olay oldukça esrarengiz.