Hayatın tümü eğlenceden ibaret değil.
Hayat eğlenceden ve oyundan ibaret değildir.
Kimisi için bu dediklerim masaldan ibaret; kimisi için ise ibret.
Hayatımızın, birtakım ehemmiyetsiz teferruatın oyuncağı olduğunu, çünkü asıl hayatın teferruattan ibaret bulunduğunu görüyordum.
Tom'un söylediği bundan ibaret.
Yaşam yalnızlıktan ibaret bir kabus.
Gelecek nesiller, kuşaklar tarafından Yâd-ı Cemil olmak. Tek niyetim ve gayretim bundan ibaret.
Yapmamız gerekenin bundan ibaret olduğuna inanıyorum.
Yapabileceklerim bunlardan ibaret.
Tüm o olay, trajik bir yanlış anlaşılmadan ibaret.
Her şey bir hayalden ibaret.
Tom, aslında hepimizin Tanrı'nın büründüğü suretlerden ibaret olduğumuzu anlamıyor.
Gerçekten tarih tekerrürden ibaret midir?
İnanması zor ama durum bundan ibaret.
Bilgelik, yalnızca gerçekleri bilmekten ibaret değildir.
Zaman kavramının sadece bir yanılsamadan ibaret olduğunu anlamak için sonsuzluk denizlerini geçtim.
Sünnet, Kuran'ı açıklar. Sünnetin şeriattaki yerini inkar eden İslam şeriatının prensiplerinden birini inkar ettiği (Kuran'daki ve sünnetteki peygamberlere uymak, peygamberlere itaat etmek; peygamberleri örnek almaktan ibaret yüzlerce ayeti reddettiği) için kafirdir.
Her şey yalnızca bir rüyadan ibaret.
Üzgünüm ama durum bundan ibaret.
Hayat sadece keyif ve eğlenceden ibaret değildir.
Her şeyin bir kalpazanlıktan ibaret olabileceği hiç aklıma gelmemişti.
Peki anlatılanlar yalnızca bir öyküden mi ibaret?
Bu ürün, tanıtımlarında iddia edilen etkileri yaratıyor mu, yoksa bir aldatmacadan mı ibaret?
Verilen vaatler bence seçim taktiğinden ibaret.
Hayat bundan ibaret değil.
Hayat sadece bunlardan ibaret değil.
Etkiye tepki refleksinden ibaret kısa dönemli taktiksel adımları aşıp uzun dönemli bir strateji geliştirmemiz şart.
Bu konuda söyleyeceklerim bundan ibaret.
Eğitim bolca kitabi bilgi öğrenmekten ibaret değildir.
Sadece rüyadan ibaret.