Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们获取 Pro登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策使用条款
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们获取 Pro登录

含“gelince”的土耳其语例句

学习如何在土耳其语句子中使用 gelince。超过 100 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。

应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策使用条款
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms

Bilime gelince, uygulama teoriden daha önemlidir.
从土耳其语翻译成英语

Köpeklere gelince, müşteriler onları bu mağazaya getiremiyebilirler.
从土耳其语翻译成英语

Japonya'da yaşamaya gelince, şikâyet edecek bir şeyim yok.
从土耳其语翻译成英语

Öğrencilerimize gelince, biri Bükreş'e hareket etti, ve biri yolda.
从土耳其语翻译成英语

Biz, sorunun çözümüne gelince farklılık gösterdik.
从土耳其语翻译成英语

Bana gelince, uluslararası klas bir insan olmaya çabalamak yerine açık fikirli bir dünya insanı olmak istiyorum.
从土耳其语翻译成英语

İmparatora gelince, o dünyanın hükümdarıdır. Barbarlara gelince, onlar dünyanın uşaklarıdır.
从土耳其语翻译成英语

Kimin kazanacağına gelince bir şanstır; her iki takım da kalite olarak aynıdır.
从土耳其语翻译成英语

Dansa gelince Tom kesinlikle utangaç değildir.
从土耳其语翻译成英语

Bana gelince, ben tatmin oldum.
从土耳其语翻译成英语

Diğerleri hakkında bilmiyorum fakat bana gelince ben onu destekliyorum.
从土耳其语翻译成英语

Günümüz öğrencilerine gelince, onların ne düşündüklerini bilmiyorum.
从土耳其语翻译成英语

Ne yapılacağına gelince hiç kimse karar veremedi.
从土耳其语翻译成英语

Balık tutmaya gelince, o bir uzmandır.
从土耳其语翻译成英语

Araba viraja gelince sağ tarafa döndü.
从土耳其语翻译成英语

Belli yaşa gelince zihinsel performans düşer mi?
从土耳其语翻译成英语

Disko dansına gelince ben Susan'a uygun değilim.
从土耳其语翻译成英语

Yeni projeye gelince, sizinle aynı fikirde değilim.
从土耳其语翻译成英语

Gelince dördümüz görüşsek fena olmaz.
从土耳其语翻译成英语

Biz gelince onlar çok mutlu oldu.
从土耳其语翻译成英语

Onun başarılarına gelince, ben çok umutluyum.
从土耳其语翻译成英语

Kitlesel olaylar alttan kaynayan çaydanlığa benzer, alttan fokurdamaya başlar ve 100 dereceye gelince bir anda taşar.
从土耳其语翻译成英语

Her insan huzur verir; kimileri gelince, kimileri gidince.
从土耳其语翻译成英语

Çok konuşuyor ama iş yapmaya gelince tık yok.
从土耳其语翻译成英语

Tom gelince beni haberdar edin lütfen.
从土耳其语翻译成英语

Paraya gelince, bu çok zor bir mesele.
从土耳其语翻译成英语

Günü gelince hatırlatırım bunu sana.
从土耳其语翻译成英语

Bu meseleyi zamanı gelince düşünürüz.
从土耳其语翻译成英语

Bahar gelince kar eridi.
从土耳其语翻译成英语

Yemek pişirmeye gelince, hiç kimse Mary'ye eş değerde olamaz.
从土耳其语翻译成英语

Gelince ararım.
从土耳其语翻译成英语

Final notuna gelince, bu senin final sınavına bağlı.
从土耳其语翻译成英语

Beyzbola gelince, çok bilmiyorum.
从土耳其语翻译成英语

İş otel seçmeye gelince çok seçicidir.
从土耳其语翻译成英语

İş resim sanatına gelince tam bir amatörüm, ama bu tabloyu gerçekten beğeniyorum.
从土耳其语翻译成英语

Bilgelik gelince saç gider!
从土耳其语翻译成英语

Tom gelince olacaklardan endişeliyim.
从土耳其语翻译成英语

O hiç yüzemiyor ama kayak yapmaya gelince o en iyidir.
从土耳其语翻译成英语

Bahar gelince hava ısınır.
从土耳其语翻译成英语

Bir sürü ekmeğimiz var ve tereyağına gelince gereğinden fazlasına sahibiz.
从土耳其语翻译成英语

Bana gelince, söyleyecek hiçbir şeyim yok.

Tom eve gelince mutlu olacağımı biliyorum.

Bana gelince, ben geçen günkü sınav sonucundan memnun değilim.

Satranca gelince, Ben sadece kuralları biliyorum.

Kendime gelince, ben memnunum.

Noel Babaya gelince, kaç tane var?

Pişirmeye gelince Tom bir uzmandır.

Hamamböceğine gelince ben bir korkağım.

Bana gelince, ben sizin bakış açınıza itiraz etmiyorum.

Kimin kazandığına gelince bir karışıklık var.

Kişiliğe gelince, Tom ve Mary tebeşir ve peynir kadar farklı.

O gezileri rezervasyona gelince çok titizdir.

Çoğu insan yaz mevsimini sever, ama bana gelince, kışı daha çok severim.

Müziğe gelince benim bunun için hiçbir kulağım yok.

Çocukluğu hakkında konuşmaya gelince Tom çok ağzı sıkıdır.

Sonuca gelince, endişelenmek zorunda değilsin.

Bana gelince, tavuğu domuzdan daha çok severim.

Köpekler gelince, onları severim.

O kitap okumaz ama televizyona gelince onu gece gündüz izler.

Çocukken, Mary özellikle palyaçolar ve maymunlardan nefret ediyordu. Bu güne gelince, gerçekten, bu ,bir parça bile değişmedi.

Bana gelince yumurtadan hoşlanmam.

Bana gelince şikayet edecek bir şeyim yok.

Kendime gelince, çoğu diğer insanlar gibi oldukça sorumsuzum.

Bana gelince, plana aykırı hiçbir şeyim yok.

Narita'ya gelince bana telefon etti.

Satranç oynamaya gelince, o hepsinden iyidir.

Bana gelince, bunu daha çok seviyorum.

Çok sevineceğim, sen gelince.

Tom gelince, giderim.

Tom gelince, gidiyorum.

Yaz gelince tatil yapacağız.

Çin yemekleri pişirmeye gelince kocam bir uzman.

Onun başarıya ulaşıp ulaşmayacağına gelince çok az şüphe var.

Eşi eve gelince Ali yemek hazırladı.

Eve gelince hemen yatayım.

Bana gelince, ona hiç güvenmiyorum.

Orada ne olduğuna gelince sadece tahmin edebiliriz.

Bana gelince, itirazım yok.

Bana gelince, oldukça mutluyum.

Top rakip oyuncuların ayağına gelince tribünlerden ıslık sesleri yükseliyor.

Deve kuşu yüke gelince kuş, uçmaya gelince deve.

İşe geç gelince patrondan paparayı yedi.

Buraya gelince ayağının tozuyla bana uğradı.

Bu konuda da, sırası gelince kimi açıklamalar yapacağım.

Halifeliğin durumuna gelince, bunun bilim ve tekniğin ışığa boğduğu gerçek uygarlık dünyasında gülünç sayılmaktan başka bir durumu kalmış mıydı?

Okuldan gelince neler yapıyorsun?

Tom gelince başlayabiliriz.

İş spora gelince Tom'u alt edemem.

Ali burnuna toprak kokusu gelince dine yöneldi.

Tom bunu gelince yapacak.

Ali her yıl mevsimi gelince 5-10 kilo hurma zeytin alıp buzlukta stoklar.

Herkese şapır şupur da bize gelince ya Rabbi şükür mü?

Eve gelince onunla konuşacağım.

Acil bir telefon gelince işten ayrılmak zorunda kaldı.

O gelince bana bildirir misin?

O gelince bana haber verir misin?

Güzel günlere gelince indir kaptan, biz buraları pek bilmeyiz.

Sırbistan bunun gibi bir şeyi yıllardır yapıyor, bize gelince neden sorun yaratsın ki?

Gelince mutlaka beni ara.

Dışarıdan gelince ellerini güzelce yıka.

从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语