Onların cihazı son derece gelişmiş.
从土耳其语翻译成英语
Gelişmiş yaşam şartlarına acil bir ihtiyaç var.
从土耳其语翻译成英语
Okuman çok gelişmiş.
从土耳其语翻译成英语
Bu olayların hepsi tesadüfi gelişmiş olamaz hep bir kurgu vardı, değil mi?
从土耳其语翻译成英语
Kazakistan, Orta Asya'nın gelişmiş ülkelerinden biridir.
从土耳其语翻译成英语
Kazakistan, Orta Asya'daki gelişmiş ülkelerden biridir.
从土耳其语翻译成英语
Gelişmiş bir ülke olsa bile Abd'de hala bazı çok yoksul insanlar var.
从土耳其语翻译成英语
Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelere yardım etmeliler.
从土耳其语翻译成英语
Japonya teknolojik olarak, en gelişmiş ülke oluyor.
从土耳其语翻译成英语
İlkokul öğretmenim bana; fazla gelişmiş bir beynim, ama hiç gelişmemiş bir kalbim olduğunu söylemişti.
从土耳其语翻译成英语
Tümen yaşam kalitesinin en yüksek olduğu şehirler arasında başı çekmektedir. Ayrıca Tümen'le birlikte Rusya'nın en gelişmiş şehirleri arasına Moskova, Kazan, Krasnodar, Sankt-Peterburg, Çelyabinsk, Ekaterinburg, Krasnoyarsk, Novosibirsk ve Orenburg dahil edilebilir.
从土耳其语翻译成英语
Cümleleri etiketlemek için en azından gelişmiş katılımcı olmak zorundasın.
从土耳其语翻译成英语
Bu, piyasada en gelişmiş model.
从土耳其语翻译成英语
Dilsel güzelliğin gelişmiş algısı hâlâ onda eksik.
从土耳其语翻译成英语
Yunanistan gelişmiş bir ülke.
从土耳其语翻译成英语
Bu çok gelişmiş bir teknoloji değil.
从土耳其语翻译成英语
Tom çok gelişmiş değil.
从土耳其语翻译成英语
Bu uçak en gelişmiş uçuş yönetim sistemlerinden biriyle donatılmıştır.
从土耳其语翻译成英语
Ona ihtiyacımız olduğunu düşünüyorsan biraz daha gelişmiş bir donanım getirebilirim.
从土耳其语翻译成英语
İsrail gelişmiş bir ülkedir.
从土耳其语翻译成英语
Bu çok gelişmiş bir aygıt.
从土耳其语翻译成英语
Uzaylı, postbiyolojik ve gerçekten gelişmiş bir makinedir.
从土耳其语翻译成英语
Cibuti az gelişmiş bir ülkedir.
从土耳其语翻译成英语
O, az gelişmiş bir ülkede yaşamak istemiyor.
从土耳其语翻译成英语
O, az gelişmiş bir ülkede yaşamak istemez.
从土耳其语翻译成英语
Firmamızın teknolojisi zaten 1990'larda gelişmiş bir ülke seviyesine ulaşmıştı.
从土耳其语翻译成英语
Yine de, işler gerçekten gelişmiş değil.
从土耳其语翻译成英语
Gelişmiş tıbbi teknoloji, uzay programının yan ürünlerinden biri oldu.
从土耳其语翻译成英语
Tom, Mary'nin oynadığı oyuncaklardan daha gelişmiş oyuncaklarla oynuyor.
从土耳其语翻译成英语
Türkiye bugün Avrupa Birliği'ne katılmanın eşiğindeki gelişmiş bir ülkedir.
从土耳其语翻译成英语
Kuzey Avrupa'da yer alan Norveç çok gelişmiş bir ülkedir.
从土耳其语翻译成英语
Türkiye gelişmiş bir ülkedir.
从土耳其语翻译成英语
Yunanistan gelişmiş bir ülkedir.
从土耳其语翻译成英语
İspanya gelişmiş bir ülkedir.
从土耳其语翻译成英语
Japonya, sanayi anlamında gelişmiş bir ülkedir.
从土耳其语翻译成英语
Türkiye gelişmiş bir ülke.
从土耳其语翻译成英语
Dünyada örneği olmayan kapsamdaki genel sağlık sigortası ile yine çok gelişmiş sosyal yardım ve destek sistemimiz milletimizin sahipsiz olmadığını göstermiştir.
从土耳其语翻译成英语
Türkiye'nin en gelişmiş arama motoru Rastgelelik kavramsal veri arama motoru olmasına rağmen en popüler arama motoru Google arama motorudur.
Peki yıllardır serbest ticareti savunan gelişmiş ekonomileri bu düşüncelere sevkeden ne?
Bu ülke kültürel açıdan gelişmiş
Yaşamın amacı, bir bayrak yarışı misali kuşaktan kuşağa bilgi aktarmaktır. Bu basit canlılarda üreme yoluyla gen aktarımından ibaretken, daha gelişmiş canlılarda yavruların büyüklerinden görerek öğrenmesine de rastlanır. İnsan ise bilgiyi yazı, resim, eşya vb. kalıcı biçimlere sokmayı öğrenerek bu aktarım kapasitesini çok daha yüksek bir düzeye taşımıştır. Ama yöntem ne kadar gelişse de işin özünde amaç tüm düzeylerde aynıdır: Bilgi aktarımı.
Dünyanın en gelişmiş süper bilgisayarını test etmek için önde gelen bilimadamları davet edilmiş. Herkes sırayla bilgisayarın olduğu odaya girip en zor soruları sorup birkaç saniyede cevabını alıp çıkıyormuş. Sıra Temel'e gelip uzun süre odadan çıkmayınca herkes meraklanıp odaya girerek Temel'e bilgisayara ne sorduğunu sormuşlar. Temel de "'Ne var ne yok?' diye sordum la uşaklar" demiş. Meğer bilgisayar evrende var olan ve olmayan sonsuz sayıdaki şeyi sıralamakla meşgulmüş.
Kadınların kendilerini bu kadar güzelleştirmesinin tek nedeni erkeğin gözlerinin aklından daha gelişmiş olmasıdır.