Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们获取 Pro登录
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策使用条款
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们获取 Pro登录

含“geçirmek”的土耳其语例句

学习如何在土耳其语句子中使用 geçirmek。超过 100 条精选例句,附带译文。适配手机,完全免费。由 Mate 提供支持。

应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策使用条款
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译器在线翻译器动词词形变化Der Die Das 查询用法示例WordsDefinitionIdioms

Tom, Mary ile bir hafta sonu daha geçirmek zorunda kalmaktan ödü patladı.
从土耳其语翻译成英语

Seninle biraz zaman geçirmek istiyorum.
从土耳其语翻译成英语

Yılın hangi zamanında genellikle sahilde zaman geçirmek istersin?
从土耳其语翻译成英语

Hayatımı seninle geçirmek istiyorum.
从土耳其语翻译成英语

Yarına kadar görevi gözden geçirmek zorundayım.
从土耳其语翻译成英语

Tom Boston'da gerektiğinden daha fazla zaman geçirmek istemedi.
从土耳其语翻译成英语

Bu günlerde zaman geçirmek için bahçe işleriyle uğraşıyorum.
从土耳其语翻译成英语

Yazı dağlarda geçirmek güzel olurdu.
从土耳其语翻译成英语

Bazıları zaman geçirmek için kitaplar okurlar.
从土耳其语翻译成英语

Tom kışı geçirmek için yeterli yakacak odunu olup olmadığını merak etti.
从土耳其语翻译成英语

Tom, hayatının geri kalanını Mary ile geçirmek istedi.
从土耳其语翻译成英语

Tom bir sonraki tatilini yürüyüş ve kamp yaparak geçirmek istediğini söyledi.
从土耳其语翻译成英语

Tom ömrünün geriye kalanını hapiste geçirmek istemiyor.
从土耳其语翻译成英语

Tom yaklaşan testi gözden geçirmek için biraz ekstra zaman kullanabilirdi.
从土耳其语翻译成英语

Tom ve Mary dağlarda birkaç gün geçirmek istedi.
从土耳其语翻译成英语

Sahilde arkadaşlarla birlikte zaman geçirmek çok eğlenceli.
从土耳其语翻译成英语

Tom ile zaman geçirmek için bu senin son şansın.
从土耳其语翻译成英语

Vakit geçirmek için kart oynadık.
从土耳其语翻译成英语

Ailenle zaman geçirmek senin önceliğin olmalı.
从土耳其语翻译成英语

Tek başıma daha fazla zaman geçirmek istemiyorum.
从土耳其语翻译成英语

İşte daha az ve evde daha çok zaman geçirmek istiyorum.
从土耳其语翻译成英语

Sınavda önce notlarını gözden geçirmek için biraz zaman harcamayı unutma.
从土耳其语翻译成英语

Dışarısı o kadar sıcak ki bütün günü klimalı evimde geçirmek istiyorum.
从土耳其语翻译成英语

Hayatımın geri kalanını pişman olarak geçirmek istemiyorum.
从土耳其语翻译成英语

Güney Amerika'ya romantik bir yaz tatili geçirmek için gittim.
从土耳其语翻译成英语

Bazı insanlar zaman geçirmek için kitap okurlar.
从土耳其语翻译成英语

Tatilinizi nerede geçirmek niyetindesiniz?
从土耳其语翻译成英语

Yatakta daha fazla zaman geçirmek istemedim.
从土耳其语翻译成英语

Zaman geçirmek için kitap okuyan kişiler var.
从土耳其语翻译成英语

Zaman geçirmek için birbirleri ile sohbet ettiler.
从土耳其语翻译成英语

Tüm yazımı Berlin'de geçirmek istiyorum.
从土耳其语翻译成英语

Boston'da daha fazla zaman geçirmek istemedim.
从土耳其语翻译成英语

Hayatımın kalanını seninle geçirmek istiyorum.
从土耳其语翻译成英语

Benimle zaman geçirmek hoşuna gitmiyor, değil mi?
从土耳其语翻译成英语

Ailemle daha fazla zaman geçirmek istiyorum.
从土耳其语翻译成英语

Tom'la yalnız başıma birkaç saniye geçirmek istiyorum.
从土耳其语翻译成英语

Zaman geçirmek için caddelerde dolaştım.
从土耳其语翻译成英语

Mary ile zaman geçirmek istediği için Tom'u suçlayamazsın.
从土耳其语翻译成英语

Arkadaşlarımla vakit geçirmek bana iyi geliyor.
从土耳其语翻译成英语

Arkadaşlarımla vakit geçirmek beni iyi hissettiriyor.
从土耳其语翻译成英语

Tom hapiste bir gece geçirmek zorunda kaldı.

Hayatının geriye kalanını terk edilmiş bir adada geçirmek zorunda olsan, onu kiminle geçirirsin?

Tom Mary ile vakit geçirmek istiyor.

Gökyüzü açık ve rüzgar ferahlatıcı biçimde serin. Dışarıda geçirmek için harika bir gün.

Oğluyla vakit geçirmek istiyor.

Hayatımın geri kalanını pişmanlık duyarak geçirmek istemiyorum.

Seneye martta geldiğimde İstanbul'da olacaksan seninle biraz zaman geçirmek isterim.

Bazen neredeyse bütün günü bir şey yapmadan geçirmek istersin.

Seninle daha çok vakit geçirmek istiyorum.

Tom çocukları ile vakit geçirmek istiyor.

Tom çocuklarıyla geçirmek için daha fazla zamanının olmasını istedi.

Geceyi otelde geçirmek zorundayız.

Tom ile daha fazla vakit geçirmek istiyorum.

Yaşamını dünyayı değiştirerek geçirmek istiyordu.

Tom ailesiyle daha fazla zaman geçirmek istiyordu.

Tom ailesiyle daha fazla zaman geçirmek istiyor.

Halk kütüphanelerinde zaman geçirmek istiyorum.

Tom hayatının geri kalanını hapishanede geçirmek istemiyor.

Tom'la biraz vakit geçirmek istiyorum.

Normal servisi en kısa sürede tadilattan geçirmek için şu anda çalışıyoruz.

Hala hayatının geri kalanını geçirmek istediğin kişinin ben olduğumu düşünüyor musun?

Bu akşam birlikte biraz zaman geçirmek ister misiniz?

Onun sıkı programına rağmen, Tom'un çocuklarıyla geçirmek için her zaman zamanı var.

Büyümem gerektiği söylenilmeden sadece bir gün geçirmek istiyorum.

Bütün hafta sonunu Boston'da geçirmek istiyorum.

Beklenmedik sağlık giderlerini ödemek için tasarruflarımızı gözden geçirmek zorunda kaldık.

Gerçekten seninle biraz zaman geçirmek istiyorum.

Tom'un yaz tatilini nerede geçirmek istediğini düşünüyorsun?

Bütün günü seninle geçirmek istiyorum.

Tom'la zaman geçirmek istediğini söyledin.

Tom'la biraz zaman geçirmek hoş olurdu.

Tom'la birkaç gün geçirmek istiyorum.

Tatilini geçirmek için nereye gitmek istiyorsun?

Hayatımın geri kalanını seninle birlikte geçirmek istiyorum.

Ömrümü seninle geçirmek istiyorum.

Sanırım Tom'la zaman geçirmek hoşuna gidecek.

Tom ve Mary yaşamlarının geri kalanını birlikte geçirmek istediler.

Hayatımın geriye kalan kısmını birlikte geçirmek istediğim herhangi biriyle henüz tanışmadım.

Projenin en büyük zorluğu, hayata geçirmek için gerekli beceriye sahip emekçilerin bulunup bulunmaması olacak.

Jane ile vakit geçirmek bir zevk.

Geceyi onunla geçirmek için sabırsızlanıyorum.

Sadece birlikte biraz zaman geçirmek istedim.

Bir ulusu ele geçirmek ve egemenlik altına almak için iki yol var. Birisi kılıçla. Diğeri borçla.

Bütün hayatımı burada geçirmek istemiyorum.

Seninle birlikte birkaç şeyi gözden geçirmek istiyorum.

Bütün hayatımı orada geçirmek istemedim.

Tom ile birkaç dakika yalnız geçirmek istiyorum.

Sarhoş sürücü geceyi nezarethanede geçirmek zorunda kaldı.

Vakit geçirmek için ne yaparsın?

Üniversiteye yeni gelmiş öğretim görevlisi, dişini geçirmek için öğrencilere sert davrandı.

Çinli firmalar, dünya pazarını ele geçirmek için bir arayış başlattı.

Tom hayatının geri kalan kısmını seninle geçirmek istediğini söylüyor.

Tom benimle zaman geçirmek istiyor.

Seninle zaman geçirmek istiyorum.

Tom hafta sonunu Boston'da geçirmek istedi.

Tom Mary ile yalnız biraz zaman geçirmek istedi.

Seninle daha fazla yalnız zaman geçirmek istiyorum.

Tom kırsalda biraz daha zaman geçirmek istedi.

Gelecek on yılı hapishanede geçirmek ister misin?

Gerçekten tüm hafta sonunu bunu yaparak geçirmek zorunda mıyız?

从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语
从土耳其语翻译成英语