Asal sayılar hayata benzer, onlar tamamen mantıksaldır fakat, eğer tüm zamanınızı onun hakkında düşünmek için harcarsanız kurallarının bulunması imkânsızdır.
从土耳其语翻译成英语
İçme suyunda klor, kurşun ya da benzer kirletici madde bulunması mümkün.
从土耳其语翻译成英语
Benim görüşüm seninkine benzer.
从土耳其语翻译成英语
Çocukken pamuklu şekerin ve bulutların benzer olduklarını düşünürdüm.
从土耳其语翻译成英语
Bir yıl ya da benzer sürede İngilizceye hakim olmak imkansızdır.
从土耳其语翻译成英语
O, annesine benzer.
从土耳其语翻译成英语
Modern köprüler şekil olarak benzer.
从土耳其语翻译成英语
Dünya kültürleri oldukça benzer hale gelmektedir.
从土耳其语翻译成英语
Japoncada benzer bir deyişiniz var mı?
从土耳其语翻译成英语
Altın renk olarak pirinç madenine benzer.
从土耳其语翻译成英语
İkiz erkek kardeşler iki bezelye kadar benzer.
从土耳其语翻译成英语
İki erkek kardeş iki bezelye tanesi kadar benzer.
从土耳其语翻译成英语
İki erkek kardeş birbirine çok benzer.
从土耳其语翻译成英语
Şu iki deney benzer sonuçlar vermiştir.
从土耳其语翻译成英语
Sırası gelmişken, bu odada klimaya benzer bir şey yok. Onun sahip olduğu tek şey elle tutulan kağıt yelpaze.
从土耳其语翻译成英语
Onlar orada kullanılanlara benzer aletler kullandılar.
从土耳其语翻译成英语
Filmlerde gördüklerimize benzer uzaylıların şu ana kadar gezegenimizi ziyaret etmiş olmalarının olası olmadığını düşünüyorum.
从土耳其语翻译成英语
Tom benzer bir hikayeyi Mary'den duyduğunu söylüyor.
从土耳其语翻译成英语
Tom'un müzik zevki benimkine benzer.
从土耳其语翻译成英语
Tom ve Mary ikiz olmasına rağmen, onlar çok benzer görünmüyor.
从土耳其语翻译成英语
Tom ve Mary benzer gömlekler satın aldılar.
从土耳其语翻译成英语
Onun fikri benimkine çok benzer.
从土耳其语翻译成英语
Onun çok benzer olduğunu düşünüyorum.
从土耳其语翻译成英语
Ken ve erkek kardeşi birbirine çok benzer.
从土耳其语翻译成英语
Jack, babasına benzer.
从土耳其语翻译成英语
Jim babasına benzer.
从土耳其语翻译成英语
Mary babasına benzer.
从土耳其语翻译成英语
O, teyzesine benzer.
从土耳其语翻译成英语
Büyük akıllar benzer düşünürler.
从土耳其语翻译成英语
Senin şapkan benimkine benzer.
从土耳其语翻译成英语
O, biraz babasına benzer.
从土耳其语翻译成英语
Bütün bu çiçekler benzer görünüyor.
从土耳其语翻译成英语
Ben de benzer bir hikaye işittim.
从土耳其语翻译成英语
O, annesine biraz benzer.
从土耳其语翻译成英语
Sağlık hazineye benzer, kıymeti ise hasta olduğunda anlaşılır.
从土耳其语翻译成英语
Kız kardeşim anneme benzer.
从土耳其语翻译成英语
İkizler çok benzer.
从土耳其语翻译成英语
Medeniyet, bir çocuğa benzer ki; dünyaya gelir, rüşdüne erer, büyür, ihtiyarlar ve sonunda da ölür.
从土耳其语翻译成英语
Dolma kalemlere, defterlere ve buna benzer şeylere ihtiyacım var.
从土耳其语翻译成英语
Buna benzer çok az şey vardır.
从土耳其语翻译成英语
Senin problemin ve benimki benzer.
从土耳其语翻译成英语
Kız kardeşim anneanneme benzer.
从土耳其语翻译成英语
O benimkine benzer bir plan önerdi.
从土耳其语翻译成英语
Problemlerim seninkine çok benzer.
Son derece büyükannesine benzer.
Üç kız kardeş çok benzer görünüyor.
Şu ikiz erkek kardeşler benzer yüzlere sahip.
İki köpek farklı olabilir fakat benzer.
Bu çaya benzer bir şeyin kokusunu son kez hayvanat bahçesinde zürafa evinde kokladım.
Benzer bir durumda, aynı şeyi yaparım.
Doktora benzer bir tarafı yoktu.
İngiltere birçok yönden Japonya'ya benzer.
Onun düşünme tarzı benimkine çok benzer.
Mary ve kız kardeşinin benzer saç sitili var.
Bir cümlenin yüzlerce benzer varyasyonlarını çevirmenin nasıl hissettirdiğini biliyor musun?
Ona çok benzer bir hikaye duyduğumu hatırlıyorum.
O, babasına benzer.
O benzer.
Hayat bir seyahate benzer.
C# Java'ya benzer.
Bütün mutlu aileler birbirine benzer, mutsuz olan her aile mutsuzluğunu kendine göre yaşar.
Fransızca benzer bir ifadeye sahip mi?
Fransızcada benzer bir atasözünüz var mı?
Fransızcada hiç benzer ifadeleriniz var mı?
Bu çok benzer.
Onlar benzer değil.
Tom benzer.
Tüm mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz aile kendi yolunda mutsuzdur.
Benzer bir durumun içindeyim.
Tom John'unkine benzer kıyafetler giyiyordu.
Tom John'ınkine benzer giysiler giymişti.
Norveççe, İsveççe ve Dancaya benzer.
Uranüs Neptün'e benzer.
Birkaç olası çeviri olduğunu anlarsanız benzer cümleleri not edin, çünkü aynı dilde birkaç çeviri ekleyebilirsiniz.
Fazla kumar, uyuşturucu bağımlılığına benzer beyin değişimlerine neden olur.
Her iki resmin de çok benzer olduğunu fark ettin mi?
Yaptığıma benzer bir yanlışı yapmanı istemiyorum.
Aydan bakınca dünya bir topa benzer.
Yağmur yağacağa benzer.
Savaş olacağa benzer.
Kitlesel olaylar alttan kaynayan çaydanlığa benzer, alttan fokurdamaya başlar ve 100 dereceye gelince bir anda taşar.
Yabani havuç, iki yılda bir yetişen, havuca benzer bir türdür.
Tom benzer bir şey yaptı.
Tom ve ben benzer düşünüyoruz.
Buna benzer yerlerin olması iyi bir şey.
Geçenlerde buna benzer bir başka yalanlama gelmişti Tom'dan.
İnsanlar karıncalara benzer.
Şu iki gitar çok benzer görünüyor.
Çoğu erkek çocukları babalarına benzer.
Daha önce buna benzer bir şey olduğunu gördüm.
Senin fikrin benimkine benzer görünüyor.
Hiç benzer bir şey duydun mu?
Sen hiç buna benzer bir sorun yaşadın mı?
Mary ve Alice her zaman benzer giysiler giyiyor.
Aslında benzer bir durum yaşadım.
Boston'da yaşadığımda benzer bir sorun yaşadım.
Erkek kardeşim bana çok benzer.
Mary ve Kate her zaman benzer giysiler giyerler.
Bana çok benzer bir şey oldu!
Sen ve ben benzer şekilde düşünüyoruz.