Bu cümlenin anlamı belirsiz.
从土耳其语翻译成英语
Tom belirsiz bir cevap verdi.
从土耳其语翻译成英语
O, belirsiz bir yanıt verdi.
从土耳其语翻译成英语
Sendika belirsiz bir süre için greve gitti.
从土耳其语翻译成英语
Belli belirsiz tanıdık geliyor.
从土耳其语翻译成英语
Onun tezi bir anlam ifade etmiyor. Öncelikle onun teması belirsiz.
从土耳其语翻译成英语
O belirsiz bir cevap verdi.
从土耳其语翻译成英语
Bana belirsiz bir cevap verdi.
从土耳其语翻译成英语
O bize belirsiz bir yanıt verdi.
从土耳其语翻译成英语
Tekrar belirsiz bir şey söyleyebilir.
从土耳其语翻译成英语
Partinin tarihi henüz belirsiz.
从土耳其语翻译成英语
Muhtemelen tekrar belirsiz bir şey söyleyebilir.
从土耳其语翻译成英语
O belirsiz bir hikaye.
从土耳其语翻译成英语
Bu çok belirsiz.
从土耳其语翻译成英语
Dinozorların aniden yok olmaları hakkında birçok teori var ama gerçek sebep hâlâ belirsiz olarak kalmaktadır.
从土耳其语翻译成英语
O ona bağlı olduğu için, insanlığın geleceği belirsiz kalır.
从土耳其语翻译成英语
Tom belirsiz.
从土耳其语翻译成英语
Bu cümlenin ne anlama geldiği çok belirsiz.
从土耳其语翻译成英语
Şişede mürekkep yerine, ne olduğu belirsiz bir sıvı vardı.
从土耳其语翻译成英语
O, ne idiği belirsiz bir adamdır.
从土耳其语翻译成英语
Onun süresi belirsiz bir kontratı var.
从土耳其语翻译成英语
Herhangi bir gerçek, belirsiz bir şüpheden daha iyidir.
从土耳其语翻译成英语
Tom'un neye benzediğine dair belirsiz bir belleğe sahibim.
从土耳其语翻译成英语
O biraz belirsiz.
从土耳其语翻译成英语
Hepimiz kardeşiz, ama kardeşliğin sınırları biraz belirsiz galiba.
从土耳其语翻译成英语
Bu belirsiz zamanlarda yaşamada, esnek olmak ve geleneksel değerlere esir olmamak gerekmektedir.
从土耳其语翻译成英语
Ben çok belirsiz davranıyor muyum?
从土耳其语翻译成英语
Tom'un ne kadar kalmamızı istediği belirsiz.
从土耳其语翻译成英语
Onun politikası hakkında soru sorulduğunda, aday sadece belirsiz cevaplar verdi.
从土耳其语翻译成英语
Hava kötü, sis arttı, yere inebilip inemeyeceğimiz belirsiz.
从土耳其语翻译成英语
Belirsiz ifadeler sık sık komik yorumlar yaratırlar.
从土耳其语翻译成英语
Niobe belirsiz bir karakterdir.
从土耳其语翻译成英语
Oyunun sonucu belirsiz.
从土耳其语翻译成英语
Tom belli belirsiz mahcup görünüyordu.
从土耳其语翻译成英语
Bu durumda halimizin ne olacağı çok belirsiz.
从土耳其语翻译成英语
Tom'un geleceği belirsiz kalmaya devam ediyor.
从土耳其语翻译成英语
Tom'un neden burada olmadığı belirsiz.
从土耳其语翻译成英语
Tom'un onu neden yaptığı belirsiz.
从土耳其语翻译成英语
Tom'un ne zaman öldüğü belirsiz.
从土耳其语翻译成英语
Tom'un nasıl öldüğü belirsiz.
从土耳其语翻译成英语
Nedenler belirsiz.
从土耳其语翻译成英语
Neyin yanlış gittiği belirsiz.
从土耳其语翻译成英语
Ayrıntılar hala belirsiz.
从土耳其语翻译成英语
O belirsiz bir süre için bir akıl hastanesine gönderildi.
从土耳其语翻译成英语
Ben bunun belirsiz bir yanıt olduğunu kabul ediyorum.
从土耳其语翻译成英语
Esperantoda belirsiz artikel yoktur ve sadece bir tane belirli artikel vardır.
从土耳其语翻译成英语
Belirsiz bir cevap elde etti.
O, o konu hakkında birkaç belirsiz yorum yaptı.
Tom'un ölüm nedeni hâlâ belirsiz.
Uzun olmasa da bu cümle hala anlamca belirsiz.
Bu bana belli belirsiz tanıdık geliyor.
Bu göreceli ve belirsiz.
Belirsiz ifadeler genellikle eğlenceli yorumlara yol açar.
Şu adam belli belirsiz tanıdık görünüyor.
Benzerlik oldukça belirsiz.
Onun açıklamasında bazı belirsiz noktalar var.
Belirsiz bir algının keskin bir görüntüsünden daha kötü bir şey yoktur.
Kral 1700 yılında, belirsiz nedenlerle 80 yaşında öldü.
Onun gelip gelmeyeceği belirsiz.
Düzensiz bir galaksi, belirsiz bir şekle sahiptir ve genç yıldızlar, toz ve de gazla doludur.
Bu kez, sadece sınav zor değildi ama aynı zamanda sorular belirsiz idi.
Onların birbirlerini sevip sevmedikleri belirsiz.
Tom bana belirsiz bir cevap verdi.
Tom bize belirsiz bir cevap verdi.
Kutuda ne olduğu hakkında belirsiz bir fikriniz mi var?
Leyla, kimliği belirsiz bir saldırgan tarafından vuruldu.
Sen belirsiz gibi görünüyordun.
Savaşın ne zaman sona ereceği belirsiz.
Uyumakta olan Tom'un belli belirsiz nefes alışverişleri beni dinginleştiriyor.
Ali gibi ne idüğü belirsiz birine güvenecek kadar aklımı peynir ekmekle yemedim.
Nereye gideceği hala belirsiz.
Rusya Federasyonu'nun emeklilik sistemi yarınlar için güven veriyor! Ne idüğü belirsiz yarınlar için yani...
Tarihçilerle arkeologlar belirsiz düşüncedeler.
Polancec'in mesleki geleceği şu anda belirsiz.
Kimliği belirsiz bir kurban da anılıyor.
Bu açıdan, sağlık alanında belirsiz bir fark var.
Gecikmenin kaynağı ise hala belirsiz.
Van'da kimliği belirsiz kişiler kestikleri ağaçları göle attılar.
Sütün litresi yirmi tavuğun kilosu yüz lira olduğunda, rant için son orman yok edilip son parlak beyinli genç de yurt dışına göçtüğünde, ülkeye doluşturulan ne idüğü belirsiz kaçkınlar yüzünden çoluk çocuk rahatça sokağa çıkamadığında çomar adam dinin ve betonun karın doyurup kalkındırmadığını anlayacak.
Tom selamıma başını belli belirsiz eğerek karşılık verdi.
Bence bu cümle anlamca belirsiz.