Bekleyen derviş muradına ermiş.
从土耳其语翻译成英语
Oda basın konferansının başlamasını bekleyen muhabirlerle tıka basa doluydu.
从土耳其语翻译成英语
Çizim odasında bekleyen bazı misafirler vardı.
从土耳其语翻译成英语
Yemek için bekleyen insan sıraları eskisinden daha uzundu.
从土耳其语翻译成英语
Benim önümde bekleyen üç kişi vardı.
从土耳其语翻译成英语
Kütüphanenin önünde beni bekleyen bir arkadaşım var.
从土耳其语翻译成英语
Otelin dışındaki Tom için bekleyen bir limuzin vardı.
从土耳其语翻译成英语
Hırsızlar, kendilerini bekleyen bir arabayla kaçtılar.
从土耳其语翻译成英语
Kapıda sizi bekleyen bir adam var.
从土耳其语翻译成英语
Beni Lobide bekleyen bir arkadaşım var.
从土耳其语翻译成英语
Otobüs bekleyen adam sinirlendi.
从土耳其语翻译成英语
Önümde bekleyen üç kişi vardı.
从土耳其语翻译成英语
Olmayı bekleyen bir kazaydı.
从土耳其语翻译成英语
Otobüs bekleyen bir sürü insan vardı.
从土耳其语翻译成英语
Ofise vardığımda, beni bekleyen bir sürü işim vardı. Kafası kesilmiş bir tavuk gibi oradan oraya koşuşturuyordum.
从土耳其语翻译成英语
Bazen seninle konuşmak istemeyeceğini düşündüğün insanlar senin onlarla konuşmanı bekleyen insanlardır.
从土耳其语翻译成英语
Bekleyen hastalarım var.
从土耳其语翻译成英语
Bekleyen müşterilerim var.
从土耳其语翻译成英语
Bizi bekleyen birisi var mı?
从土耳其语翻译成英语
Lobide bekleyen biri var mı?
从土耳其语翻译成英语
O bana beni bekleyen bir sürprizi olduğunu söyledi.
从土耳其语翻译成英语
En uzun bekleyen kişi Tom'dur.
从土耳其语翻译成英语
Kapıda bekleyen adam, ünlü bir şarkıcıdır.
从土耳其语翻译成英语
Tom durakta bekleyen bir çocuk gördü.
从土耳其语翻译成英语
Gitmek zorundayım. Beni bekleyen biri var.
从土耳其语翻译成英语
Alt katta bekleyen bir arkadaşım var.
从土耳其语翻译成英语
Bayan Cobb'un dönüşünü dört gözle bekleyen tek kişi.
从土耳其语翻译成英语
Kütüphanenin önünde bekleyen bir sürü öğrenci vardı.
从土耳其语翻译成英语
Beni dışarıda bekleyen biri var.
从土耳其语翻译成英语
Ofisinde seni bekleyen biri var.
从土耳其语翻译成英语
Beni lobide bekleyen arkadaşlarım var.
从土耳其语翻译成英语
Bekleyen başka insanlar var.
从土耳其语翻译成英语
Bana lobide bekleyen daha çok insan olduğunu mu söylüyorsun?
从土耳其语翻译成英语
Dışarıda bekleyen bir sürü insan var.
从土耳其语翻译成英语
Dışarıda bekleyen bir taksi var.
从土耳其语翻译成英语
Çatıda bizi bekleyen bir helikopter var.
从土耳其语翻译成英语
Dışarıda bekleyen bir taksi var?
从土耳其语翻译成英语
Dışarıda beni bekleyen biri olduğu için gitmek zorundayım.
从土耳其语翻译成英语
Dükkanda beni bekleyen hiç kimse yoktu.
从土耳其语翻译成英语
Beni bekleyen var.
从土耳其语翻译成英语
Benim için bekleyen var.
从土耳其语翻译成英语
Beni bekleyen birisi var.
从土耳其语翻译成英语
Benim için bekleyen birisi var.
从土耳其语翻译成英语
Bekleyen misafirlerim var.
从土耳其语翻译成英语
Eğer tuvalette işin bittiyse, dışarı çık çünkü bekleyen başka insanlar da var.
从土耳其语翻译成英语
Bizi bekleyen kimse yok gibi görünüyor.
从土耳其语翻译成英语
Tom'u bekleyen kişi ben olacağım, sen değil.
Dışarıda bekleyen o adam kimdi?
O, okulun yanında onu bekleyen birini gördü.
Bekleme odasında bekleyen bir müşterim var.
Bu olacağını bekleyen bir felaket.
Tom olacağını bekleyen bir kazaydı.
Zaten sinema salonunun önünde bir sırada bekleyen bir sürü insan vardı.
Orada seninle konuşmak için bekleyen bir kadın var.
Evde seni bekleyen biri var mı?
Tom onun için bekleyen polisi bulmak için ofise geldi.
Bu tavan arasında okunmayı bekleyen her türde kitap vardır.
Burada seni bekleyen insanlar çok arkadaş canlısı.
Ofiste onu bekleyen işten çıkarma bildirimi vardı.
Fadıl için bekleyen biri vardı.
Lobide bekleyen adam bana adını vermedi.
O oğlanı bekleyen kız benim bir arkadaşımdır.
Orada Tom'u bekleyen kız benim bir arkadaşım.
Evde benim için bekleyen kimsem yok.
Leyla patlamayı bekleyen bir saatli bombaydı.
Leyla patlamayı bekleyen bir zaman ayarlı bombaydı.
Belki de hayatımızdaki tüm ejderhalar, sadece bir zamanlar güzel ve cesur görmeyi bekleyen prenseslerdir.
Dışarıda sizi bekleyen üç kişi var.
Otobüs durağında bekleyen biri var mı?
Otobüs bekleyen insanlar sabırsız görünüyordu.
Lobide seni bekleyen üç kişi var.
Dışarıda bizi bekleyen biri var.
Bitişik odada seni bekleyen üç adam var.
Sırada bekleyen adamlardan biri çok gergin görünüyordu.
Lobide seni bekleyen bir erkek ve iki kadın var.
İdam sırasını bekleyen 1000'den fazla mahkumdan biri o.
Beni bekleyen olacak mı?
Fetih, bir yürek işi, bir gönül işarı, bir akıl işareti; hasılı kelam teşekkül etmiş askeri, siyasi ve stratejik dehanın mümtaz bir iradesidir. Fetih, bekleyen ile beklenenin mümeyyiz buluşması, özlem koyuluğunu vuslat sıcaklığıyla aydınlatan mütemadi diriliş fermanıdır.
Parkta salıncak sırası bekleyen çocuk gibi bekledim seni. Biraz heyecan, biraz da salıncağı başkası kapacak korkusu işte.
Hepimiz içimizde yaşanmayı bekleyen bir hayatın suçunu duyarız.
Bu noktada sizi bekleyen büyük güçlükler nelerdir?
Finansman, çözüm bekleyen bir diğer sorun.
Sürpriz sonuç bekleyen kişi sayısı oldukça az.
Onları bekleyen başlıca güçlükler nelerdir?
Aşırı kadrolaşma çözüm bekleyen sorunlardan biri.
Çıkarılmayı bekleyen yalnızca bir tek yasa var.
Dışarıda seni bekleyen üç tane adam var.
Bekleyen her şey bir gün solar ve ölür. Bu bir papatya da olabilir veyahut bir umut da.
Finansal sistemimizi bekleyen bir çöküş var.