Dersimiz beden eğitimi.
从土耳其语翻译成英语
Dün, Tom bir motosiklet kazasında yaralandı, bu yüzden beden eğitimi dersine şimdilik katılamıyor.
从土耳其语翻译成英语
36 beden, mavi donanma yağmurluğu arıyorum.
从土耳其语翻译成英语
Tom yirmi yaşındayken giydiği aynı beden pantolonu hâlâ giyebiliyor.
从土耳其语翻译成英语
Kelly, beden eğitimini kesti ve eve gitti.
从土耳其语翻译成英语
O yaklaşık benim beden ölçümde.
从土耳其语翻译成英语
Kaç beden giyiyorsunuz?
从土耳其语翻译成英语
Bu beden bana uymuyor.
从土耳其语翻译成英语
Beden eğitimi gerekli bir ders mi?
从土耳其语翻译成英语
Ruh isteklidir fakat beden güçsüzdür.
从土耳其语翻译成英语
Bunun bir beden küçüğünü denemek istiyorum.
从土耳其语翻译成英语
Beden ölçünüz nedir?
从土耳其语翻译成英语
Beden ölçünüzü biliyor musunuz?
从土耳其语翻译成英语
Bu mükemmel bir beden ölçüsü.
从土耳其语翻译成英语
İnsanın beden ve aklı birbirine öylesine bağlıdır ki birini etkileyen diğerini de etkiler.
从土耳其语翻译成英语
Kitapsız bir oda, ruhsuz bir beden gibidir.
从土耳其语翻译成英语
Tom'un beden eğitimi öğretmeni Mary'nin basketbol antrenörüdür.
从土耳其语翻译成英语
Tom öyle düşüncesizce yorum yaptı ki başlangıçta önemsiz gibi görünüyordu fakat sonra onun yüzündeki ve beden dilindeki gerilimi gördüm ve bunun onun için gerçekten dünya kadar önemli olduğu çabucak ortaya çıktı.
从土耳其语翻译成英语
Onun kaç beden giydiğinden emin değilim.
从土耳其语翻译成英语
Havaalanına tam beden tarayıcıları kuruldu.
从土耳其语翻译成英语
Kız kardeşiyle aynı beden giyer.
从土耳其语翻译成英语
Onun hangi beden ölçüsüne sahip olduğunu kesin bilmiyorum.
从土耳其语翻译成英语
Uyku eksikliği beden için kötüdür.
从土耳其语翻译成英语
Gömleğin bir beden büyüğü var mı sizde?
从土耳其语翻译成英语
Hem beden hem de ruh beslenir.
从土耳其语翻译成英语
Tom bir beden eğitimi öğretmeni.
从土耳其语翻译成英语
Tom'un annesi, geçenlerde ölümden döndüğü sırada yaşadığı olağanüstü bir beden dışı deneyim hikayesi anlattı.
从土耳其语翻译成英语
Hiçbir beden kusursuz değildir.
从土耳其语翻译成英语
Akbabalar ölü beden üzerinde çember şeklinde hareket ettiler.
从土耳其语翻译成英语
O bir beden dışı deneyim yaşadı.
从土耳其语翻译成英语
O beden dışı bir deneyim yaşadı.
从土耳其语翻译成英语
Ben beden dışı bir deneyim yaşadım.
从土耳其语翻译成英语
Bu gömleklerin ikisi de aynı beden.
从土耳其语翻译成英语
Beden dersinde sakatlandım.
从土耳其语翻译成英语
Beden eğitimi dersinde sakatlandım.
从土耳其语翻译成英语
Okulun gammazcısı, Tom'un beden eğitimi salonunun arkasında sigara içtiğini müdüre yetiştirdi.
从土耳其语翻译成英语
Kaç beden giyiyorsun?
从土耳其语翻译成英语
Ben mümkün olursa, onlara bir beden büyüğü alıyorum.
从土耳其语翻译成英语
Mary meditasyon yaparken bir beden dışı deneyim yaşadı.
从土耳其语翻译成英语
İnanıyorum ki orta beden sana daha iyi uyacak.
从土耳其语翻译成英语
Bizim beden eğitimimiz var.
从土耳其语翻译成英语
Tom beden eğitimi öğretmeni olarak çalışıyor.
从土耳其语翻译成英语
Bazen yorgun olan beden değil, ruhtur.
从土耳其语翻译成英语
Üç beden bir şey satın almak istiyorum.
Çakralar sürekli dönüyor. Eğer olmasalar, fiziksel beden mevcut olamazdı.
Leyla beden sıvılarını içti.
Mary, büyük beden mankeni.
Bu havada yüzmeye çalışırsan beden ısın düşer.
Tutmak istediğim el senin elin.Duymak istediğim kalb senin kalbin. Öpmek istediğim dudaklar senin dudakların. Ve bedenime yakın olmasını istediğim beden senin bedenin. Seni özlüyorum!
Beden eğitimi zorunlu bir konu mudur?
Beden tam oturdu.
Beden uymasa da, gerisi uydurulur.
Tom beden gücüne dayalı bir işte çalışıyor.
Bu nedenle adam anasını babasını bırakıp karısına bağlanacak ve ikisi tek beden olacak.
Tom beden eğitimi öğretmeni.
Altı beden eldiven giyiyorum.
Sabun beden için ne ise, gözyaşı da ruh için odur.
Ali bugün okula giderken beden eğitimi kıyafetlerini götürmeyi unutmuş.
Beden eğitimi kıyafetini evde unutunca hocadan azarı yedi.
Bu kazak üzerimde epey dökümlü durdu. Bir beden küçüğü belki daha yakışır.
"Usta, bu pantolon bana biraz dar geldi. Bir beden büyüğü yok mu?" "Maalesef abi. Ama bence dert etme, giydikçe açılır."
"Usta, bu pantolon bana biraz bol geldi. Bir beden küçüğü yok mu?" "Maalesef abi. Ama bence dert etme, yıkayınca çeker."
Bir beden küçüğüne ihtiyacım var.
Beden ölecek ama ruh asla var olmamıştır.
Vücudun (beden dilin) buna evet diyor.
Beden temizliğimize dikkat edelim ve kirlenmeyelim.
Beden ruhun hapishanesidir.