Дізнайтеся, як використовувати birtakım у реченні турецька. Понад 27 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
Zaman zaman, düşmanlarımızın hareketleri ile birtakım olumlu şeyler bile muvaffakiyetsizleştiricileşebilir.
Перекласти з турецька на англійська
O, Avrupa'dayken birtakım talihsizliklerle karşılaştığını duydum.
Перекласти з турецька на англійська
Birtakım Avrupa ülkelerinde geçerli para birimi avrodur. Simgesi € şeklindedir. Bir avro yaklaşık iki Türk lirası değerindedir.
Перекласти з турецька на англійська
Hayatımızın, birtakım ehemmiyetsiz teferruatın oyuncağı olduğunu, çünkü asıl hayatın teferruattan ibaret bulunduğunu görüyordum.
Перекласти з турецька на англійська
Her zaman birtakım tehlikeye maruz kalırız.
Перекласти з турецька на англійська
Birtakım nüfuz sahibi arkadaşlarım var.
Перекласти з турецька на англійська
Tom, kendi veda yemeğinde birtakım müstehcen espriler yaptı ve bazı meslektaşları bundan rencide oldu.
Перекласти з турецька на англійська
Birtakım balıkçılar adada yaşıyordu.
Перекласти з турецька на англійська
Son zamanlarda birtakım ilginç filmler izledin mi?
Перекласти з турецька на англійська
Güçlü birtakım olduğumuzu düşünüyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Sami'nin bedeni birtakım kötü ruhlar tarafından ele geçirilmişti.
Перекласти з турецька на англійська
İnsanlar enerjilerinin büyük bir kısmını esasen hiçbir zaman var olmamış olan birtakım problemlerini çözmek maksadıyla harcıyorlar.
Перекласти з турецька на англійська
Durumun korkunçluğu ve ağırlığı karşısında, her yerde, her bölgede birtakım kişilerce kurtuluş yolları düşünülmeye başlanmıştı.
Перекласти з турецька на англійська
Bu düşünceyle girişilen çalışmalar, birtakım örgütler doğurdu.
Перекласти з турецька на англійська
Yunanlıların İzmir'e gireceğinin açık belirtilerini Mayısın on üçünden beri gören, İzmir'de birtakım genç yurtseverler, ayın 14/15'inci gecesi, bu acıklı durumu aralarında görüşmüşler; bir olupbittiye geldiği kuşku götürmeyen bu girişin, ilhak ile sonuçlanmasını önlemek düşüncesinde birleşmişler ve ilhakı önleme ilkesini ortaya atmışlardır.
Перекласти з турецька на англійська
Müslüman halkı Rumların boyunduruğu altında bırakmayıp yaşama haklarını ve varlıklarını koruma amacıyla, Trabzon'da da birtakım kişiler ayrıca bir dernek kurmuşlardı.
Перекласти з турецька на англійська
Kurulmaya başlayan bu örgütlerden başka, ülke içinde daha birtakım girişimler ve kuruluşlar da ortaya çıkmıştı.
Перекласти з турецька на англійська
İstanbul'da çeşitli amaçlarla gizli ve açık olmak üzere de, birtakım parti ya da dernek adı altında kuruluşlar vardı.
Перекласти з турецька на англійська
İstanbul'daki kadın erkek birtakım ileri gelen kişiler de, gerçek kurtuluşu Amerika'nın güdümünü istemek ve sağlamakta görüyorlardı.
Перекласти з турецька на англійська
Ateşkes anlaşması yapılır yapılmaz birliklerin savaşçı erleri terhis edilmiş, silah ve cephanesi elinden alınmış; bu birlikler, savaş gücünden yoksun birtakım kadrolar durumuna getirilmişti.
Перекласти з турецька на англійська
Osmanlı Devleti, onun bağımsızlığı, padişah, halife, hükümet, bunların hepsi anlamını yitirmiş birtakım anlamsız sözlerdi.
Перекласти з турецька на англійська
Uygulamayı birtakım evrelere ayırmak ve olaylardan yararlanarak ulusun duygu ve düşüncelerini hazırlamak ve adım adım ilerleyerek amaca ulaşmaya çalışmak gerekiyordu. Nitekim öyle olmuştur.
Перекласти з турецька на англійська
Kolordu Komutanı yine bu telyazısında Afyonkarahisar'da bulunan 23. Tümenin er sayısının pek az olduğundan ve orada ellerine geçen erleri bu tümene göndermekte olduklarından söz açtıktan sonra, Kastamonu ve Kayseri yörelerindeki güvenliği bozan birtakım olaylar üzerine haberler gelmeye başladığını bildiriyor ve zaman zaman bilgi vereceğini yazıyordu.
Birtakım şüpheler uyandı.
Birtakım ülkelerde insanlar güneş yanığının göze hoş gelmediğini düşünüyor.
Zerrece suçum olmadığı halde birtakım düşler kurarak kendi kendimi suçlu bulduğum olmuştur.
Tom'un istem dışı işten çıkarılması, onu hayatında birtakım değişiklikler yapmaya zorlayacaktır.